Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/158 E., 2025/51 K.

Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/158 · K. 2025/51 · 07.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Davacı, kentsel dönüşüm sözleşmesi kapsamında teslimi geciken daireler nedeniyle kira kaybı ve eksik/ayıplı imalat tazminatı istedi; davalı ise davanın reddini savundu. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti, bölge adliye mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetti. Yargıtay, bilirkişi raporunu ve makul teslim süresine ilişkin değerlendirmeyi uygun bularak bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onadı.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava, kentsel dönüşüm projesi kapsamında verilmesi gereken dairelerin geç teslim edilmesi ve dairelerde eksik ya da ayıplı iş olup olmadığıyla ilgiliydi. Davacı, gecikme yüzünden kira kaybı yaşadığını ve bazı zararlarının karşılanmasını istedi. Davalı ise gecikmenin mücbir sebeplerden ve planlama sürecindeki sorunlardan kaynaklandığını, dairelerde eksik ya da ayıplı iş bulunmadığını söyledi.

İlk derece mahkemesi, dairelerde eksik ve ayıplı iş olmadığı sonucuna vardı; buna karşılık kira kaybı yönünden davayı kısmen kabul etti. Bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi), dosyayı yeniden inceleyip her iki tarafın istinaf başvurusunu da ayrı ayrı reddetti.

Yargıtay ise bilirkişi raporunu yeterli buldu ve dairelerin inşaatın makul süresinde tamamlanamadığı için gecikmeli teslim edildiği değerlendirmesini yerinde gördü. Ayrıca kira hesabının, taşınmazların bulunduğu yer ve piyasa koşullarıyla uyumlu olduğuna dikkat etti. Sonuçta bölge adliye mahkemesi kararını onadı. Bu, temyizde verilen kararın doğru bulunduğu ve hükmün geçerliliğini koruduğu anlamına gelir.

Avukat için özet

Uyuşmazlık, ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında imzalanan sözleşmeden doğan tazminat istemine ilişkindir. Davacı; dört bağımsız bölümün hukuki ve maddi ayıplardan arındırılmış şekilde zamanında teslim edilmediğini, eksik ve ayıplı imalat bulunduğunu ve kira kaybı doğduğunu ileri sürerek tazminat talep etmiş; davalı ise mücbir sebepler, plan değişiklikleri ve zemin/topografya koşulları nedeniyle gecikme oluştuğunu, eksik/ayıplı imalat bulunmadığını savunmuştur.

İlk derece mahkemesi, inşaatın bitirilip teslim edilmesi gereken makul sürenin 29.12.2015 olduğu kabulüyle kira tazminatı yönünden kısmen kabul, eksik ve ayıplı imalat yönünden ret hükmü kurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, teslimin inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle gecikmeli yapıldığını, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olduğunu, kira hesabının taşınmazların konumu, semt/kent/iş merkezlerine uzaklığı ile arz-talep durumuna uygun bulunduğunu belirterek tarafların istinaf başvurularını ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 6100 sayılı HMK m. 370/1 uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Kararda; bilirkişi raporunun yeterli olması, inşaatın makul sürede tamamlanamaması nedeniyle gecikmeli teslim, 29.12.2015 ile fiili teslim arasındaki dönem hesabının doğruluğu ve dava tarihinden önce temerrüdün ispatı belirleyici görülmüştür. Hüküm oy birliğiyle verilmiştir.

Künye
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/158, K. 2025/51, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili; mücbir sebepten kaynaklı gecikmeler meydana geldiğini, müvekkili İdarece hak sahiplerinin mağdur olmaması adına yeni imar planları hazırlanarak inşaat sürecine devam edildiğini, dava konusu yerde çok sayıda plan iptalleri ile topografya ve zemin şartlarına bağlı olarak zemin hareketlerinin önlenmesi amacı ile ilave zemin stabilitesi imalatları yapıldığını, hak sahiplerine konut teslimi için gerekli ol…
Temyiz sebepleri
1. Davacı vekili; taşınmazların teslim edilmesi gereken makul sürenin en fazla inşaat süresiyle sınırlı olmak üzere 5 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğini, mahrum kalınan kira bedelinin düşük hesaplandığını, ıslah ile arttırılan miktar yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini,…
2. Davalı vekili; uyuşmazlıkta sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, kira alacağına ilişkin bir dava olması sebebiyle davada 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu yerin imar planına yapılan itirazlar neticesinde dava süreçlerinin inşaatın başlama ve tamamlanma süresine olumsuz etk…
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli bulunmasına, dava konusu bağımsız bölümün inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapılmasına, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olmasına, davaya konu k…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; inşaatın bitirilip teslim edilmesi gereken makul sürenin 29.12.2015 olduğu, bu tarihten davaya konu her taşınmazın teslim tarihine kadar olan döneme kadar davacının kira tazminatına isteyebileceği, dava konusu dairelerde eksik ve ayıplı iş olmadığı anlaşılmakla davacının eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin talebinin reddine karar verildiği gerekçe…
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu bağımsız bölümlerin, inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacaklarının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve i…
  3. ✓
    Yargıtay 3. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli bulunmasına, dava konusu bağımsız bölümün inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapılmasına, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olmasına, davaya konu k…
Davacı vekili; davacının Ankara İli Çankaya İlçesi ... Mahallesinde bulunan 902 sayılı kadastro parselinde kayıtlı taşınmazdaki hissesinin ... Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında davalı Belediyeye devredildiğini, sözleşme akdedilmesinden itibaren geçen yaklaşık 11 yıllık süreçte Belediye tarafından teslimi taahhüt edilen dört adet dairenin hukuki ve maddi ayıplardan arındırılmış şekilde teslim edilmediğini, projenin emredici hükümler içeren imar mevzuatı ile şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığının anlaşılması ve proje alanındaki arsa sahiplerine meyilli yerlerden konut tahsis edilmesi nedeniyle sözleşmeye uygun davranılmadığını, müvekkilinin teslim almak zorunda kaldığı dairelerdeki eksik, ayıplar ve geç teslimden doğan zararları olduğunu ileri sürerek; 20.02.2006 tarihli konut sözleşmesi gereğince müvekkiline teslim edilen dört adet dairedeki eksik ve ayıplı imalatlar ile kira kaybından kaynaklanan zararın belirlenerek, şimdilik 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı tarafından tazminine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle kira tazminatından kaynaklı taleplerini 294.276,36 TL'ye yükseltmiştir.
3. Hukuk Dairesi 2024/158 E. , 2025/51 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Atıf yapılan mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karar metninin tamamı

3. Hukuk Dairesi 2024/158 E. , 2025/51 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1998 E., 2023/2748 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/491 E., 2023/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının Ankara İli Çankaya İlçesi ... Mahallesinde bulunan 902 sayılı kadastro parselinde kayıtlı taşınmazdaki hissesinin ... Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında davalı Belediyeye devredildiğini, sözleşme akdedilmesinden itibaren geçen yaklaşık 11 yıllık süreçte Belediye tarafından teslimi taahhüt edilen dört adet dairenin hukuki ve maddi ayıplardan arındırılmış şekilde teslim edilmediğini, projenin emredici hükümler içeren imar mevzuatı ile şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığının anlaşılması ve proje alanındaki arsa sahiplerine meyilli yerlerden konut tahsis edilmesi nedeniyle sözleşmeye uygun davranılmadığını, müvekkilinin teslim almak zorunda kaldığı dairelerdeki eksik, ayıplar ve geç teslimden doğan zararları olduğunu ileri sürerek; 20.02.2006 tarihli konut sözleşmesi gereğince müvekkiline teslim edilen dört adet dairedeki eksik ve ayıplı imalatlar ile kira kaybından kaynaklanan zararın belirlenerek, şimdilik 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı tarafından tazminine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle kira tazminatından kaynaklı taleplerini 294.276,36 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; mücbir sebepten kaynaklı gecikmeler meydana geldiğini, müvekkili İdarece hak sahiplerinin mağdur olmaması adına yeni imar planları hazırlanarak inşaat sürecine devam edildiğini, dava konusu yerde çok sayıda plan iptalleri ile topografya ve zemin şartlarına bağlı olarak zemin hareketlerinin önlenmesi amacı ile ilave zemin stabilitesi imalatları yapıldığını, hak sahiplerine konut teslimi için gerekli olan makul süre on bir (11) yıl olup bahse konu binalara ait yapım çalışmalarının makul süre içerisinde tamamlanarak teslimatlara başlanıldığını, konutlarda herhangi bir eksik ve/veya hatalı imalat bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; inşaatın bitirilip teslim edilmesi gereken makul sürenin 29.12.2015 olduğu, bu tarihten davaya konu her taşınmazın teslim tarihine kadar olan döneme kadar davacının kira tazminatına isteyebileceği, dava konusu dairelerde eksik ve ayıplı iş olmadığı anlaşılmakla davacının eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile toplam 109.286,69 TL'den 1.000,00 TL'nin dava tarihinden, 108.286,69 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacının eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu bağımsız bölümlerin, inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacaklarının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olduğu, bilirkişi raporu ile teslim edilen dairelerde eksik ve ayıplı iş bulunmadığının tespit edildiği, davacının eksik ve ayıplı ifaya yönelik iddialarını kanıtlayamadığı, davaya konu konutların arsa sözleşmesi kapsamında yapılarak teslim edilmiş olduğu, Mahkemece dava ve ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; taşınmazların teslim edilmesi gereken makul sürenin en fazla inşaat süresiyle sınırlı olmak üzere 5 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğini, mahrum kalınan kira bedelinin düşük hesaplandığını, ıslah ile arttırılan miktar yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, sözleşme esnasında sunulan proje ve tanıtımlara uygun ifada bulunulmaması ve ayrıca teslim edilen konutların da taahhüt edilen yerden verilmemesinden doğan ayıpsız ifa ile ayıplı ifa arasındaki değer kaybından kaynaklanan zararlara karşılık tazminat talebinin reddine dair kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; uyuşmazlıkta sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, kira alacağına ilişkin bir dava olması sebebiyle davada 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu yerin imar planına yapılan itirazlar neticesinde dava süreçlerinin inşaatın başlama ve tamamlanma süresine olumsuz etkide bulunduğunu, plan değişikliklerinde ve kamulaştırma işlerinde İdarenin kusurunun bulunmadığını, kira bedellerinin hesabının doğru yapılmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, geç teslimden kaynaklı kira tazminatı hesaplanırken 29.12.2015 tarihinden itibaren 3 aylık taşınmazların kiraya verilmesi için geçecek sürenin nazara alınmaması gerektiği belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında taraflarca imzalanan sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli bulunmasına, dava konusu bağımsız bölümün inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapılmasına, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olmasına, davaya konu konutun arsa ve tesis sözleşmesi kapsamında yapılarak teslim edilmiş bulunmasına, Yargıtay kararlarına göre teslim için makul süre kabul edilen 29.12.2015 tarihi ile fiili teslim tarihi arasındaki döneme ilişkin hesaplanmanın doğru olmasına, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşmüş olduğunun ispat edilmesine göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 2ebd52503c0a772c2095f2d033f1ea0ced515249acdf2c5d4bb87f1331570d9e

Son alınma: 31.10.2026 15:48 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.