Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6583 E., 2025/35 K.

Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/6583 · K. 2025/35 · 13.01.2025

Ticaret Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Bu davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı onadı.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava şu taleple açılmış:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.06.2012 vadeli 124.000.- TL bedelli bonoyu müvekkili emrine düzenleyerek borcuna karşılık verdiğini, senet bedeli ödenmeyince 15.06.2015 tarihinde icra takibine konulduğunu, davalının başvurusu üzerine icra hukuk mahkemesince bononun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibin iptal edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 732. maddesi uyarınca da…

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6583, K. 2025/35, T. 13.01.2025
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında mevcut ticari ilişki sebebiyle bir çok senet/çek alışverişinin yapıldığını, hesaplaşmanın böylece gerçekleştiğini, arada temel ilişki varsa bu davanın açılamayacağını, keşidecinin bu durumda aradaki münasebete dayalı def’ileri ileri sürebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mevzuat
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. ✓
    Yargıtay 11. Hukuk DairesiOnama
    Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyl…

Uyuşmazlık ve gerekçe

Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.06.2012 vadeli 124.000.- TL bedelli bonoyu müvekkili emrine düzenleyerek borcuna karşılık verdiğini, senet bedeli ödenmeyince 15.06.2015 tarihinde icra takibine konulduğunu, davalının başvurusu üzerine icra hukuk mahkemesince bononun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibin iptal edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 732. maddesi uyarınca davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 124.000,00 TL'nin vade tarihinden itibaren, bu kabul edilmezse dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi gereğince bono zamanaşımına uğramış olsa bile, keşideci bononun hamiline karşı, hamilin zararına zenginleşmiş olabileceği kadar borçlu kalacağının düzenlendiği, hamilin zamanaşımının gerçekleştiği anda maddi hukuk açısından hak sahibi bulunan kimse olduğu, bono ciro edilmedikçe bono lehtarı hamil olarak kalmaya devam edeceğinden lehtar/hamil olan davacının keşideci ile arasında temel ilişki bulunsa dahi sebepsiz zenginleşme davası açabileceği, davacı her ne kadar ticari faiz talep etmiş ise de, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından davalının temerrüde düştüğü icra takip tarihinden itibaren yasal faize hükmedilerek davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 124.000,00 TL’nin 15.06.2015 tarihinden (davalının temerrüde düştüğü icra takip tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karar metninin tamamı

11. Hukuk Dairesi 2024/6583 E. , 2025/35 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/160 Esas, 2022/284 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.06.2012 vadeli 124.000.- TL bedelli bonoyu müvekkili emrine düzenleyerek borcuna karşılık verdiğini, senet bedeli ödenmeyince 15.06.2015 tarihinde icra takibine konulduğunu, davalının başvurusu üzerine icra hukuk mahkemesince bononun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibin iptal edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 732. maddesi uyarınca davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 124.000,00 TL'nin vade tarihinden itibaren, bu kabul edilmezse dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında mevcut ticari ilişki sebebiyle bir çok senet/çek alışverişinin yapıldığını, hesaplaşmanın böylece gerçekleştiğini, arada temel ilişki varsa bu davanın açılamayacağını, keşidecinin bu durumda aradaki münasebete dayalı def’ileri ileri sürebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi gereğince bono zamanaşımına uğramış olsa bile, keşideci bononun hamiline karşı, hamilin zararına zenginleşmiş olabileceği kadar borçlu kalacağının düzenlendiği, hamilin zamanaşımının gerçekleştiği anda maddi hukuk açısından hak sahibi bulunan kimse olduğu, bono ciro edilmedikçe bono lehtarı hamil olarak kalmaya devam edeceğinden lehtar/hamil olan davacının keşideci ile arasında temel ilişki bulunsa dahi sebepsiz zenginleşme davası açabileceği, davacı her ne kadar ticari faiz talep etmiş ise de, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından davalının temerrüde düştüğü icra takip tarihinden itibaren yasal faize hükmedilerek davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 124.000,00 TL’nin 15.06.2015 tarihinden (davalının temerrüde düştüğü icra takip tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 5b72bacdfe7e25a3a1c360bca673a10c08aa23d256175f8835e7c63aab055141

Son alınma: 07.11.2026 09:07 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.