Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6392 E., 2025/57 K.

Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/6392 · K. 2025/57 · 13.01.2025

Ticaret Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Bu davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş. Yargıtay kararı bozdu.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava şu taleple açılmış:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...

Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüş.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş.

Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

No:23 Kadıköy/İstanbul olduğu anlaşıldığından, davanın kesin yetkili olan Kadıköy İlçesinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekirken, davanın yetkisiz mahkemede görülmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6392, K. 2025/57, T. 13.01.2025
İlgili mahkemeler
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: kabul
Savunma
1,Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 7. maddesi uyarınca şirketin 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında olduğunun belirlenmesi üzerine tebligat ve ilan sürecinin yerine getirilmesini m…
Mevzuat
5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu (m. 10); 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 7); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“No:23 Kadıköy/İstanbul olduğu anlaşıldığından, davanın kesin yetkili olan Kadıköy İlçesinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekirken, davanın yetkisiz mahkemede görülmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.”
Hüküm
Bozma (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye süreci tamamlanarak tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında devam eden yargılamanın yürütülebilmesi için için şirketin ihyası gerektiği, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun yasal hasım konumunda bulunduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 547/2 hükmü gereği tes…
  2. ↺
    Yargıtay 11. Hukuk DairesiBozma
    Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde…

Uyuşmazlık ve gerekçe

No:23 Kadıköy/İstanbul olduğu anlaşıldığından, davanın kesin yetkili olan Kadıköy İlçesinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekirken, davanın yetkisiz mahkemede görülmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2.Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, re'sen yapılan terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, zira şirketin kanunda belirtildiği gibi son beş yıla ilişkin genel kurul toplantılarının yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Denizcilik ve Tic A.Ş., Sedna Denizcilik ve Tic. A.Ş. ile Garanti Finansal Kiralama A.Ş.'yi hasım göstererek Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2009/512 E. sayılı dosyasına kayden açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken terkin edilen ... Denizcilik ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu (m. 10)
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 7)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karar metninin tamamı

11. Hukuk Dairesi 2024/6392 E. , 2025/57 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1492 Esas, 2024/1371 Karar HÜKÜM : Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/9 E., 2024/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Denizcilik ve Tic A.Ş., Sedna Denizcilik ve Tic. A.Ş. ile Garanti Finansal Kiralama A.Ş.'yi hasım göstererek Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2009/512 E. sayılı dosyasına kayden açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken terkin edilen ... Denizcilik ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1,Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 7. maddesi uyarınca şirketin 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında olduğunun belirlenmesi üzerine tebligat ve ilan sürecinin yerine getirilmesini müteakip 13.08.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) geçici 7. maddesinde belirtilen hususlarda ihtarda bulunulmasına rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. 2.Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, re'sen yapılan terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, zira şirketin kanunda belirtildiği gibi son beş yıla ilişkin genel kurul toplantılarının yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye süreci tamamlanarak tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında devam eden yargılamanın yürütülebilmesi için için şirketin ihyası gerektiği, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun yasal hasım konumunda bulunduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 547/2 hükmü gereği tescile karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanması gerektiği, ihyası istenen şirketin terkinden önceki tasfiye işlemlerini ...'in yürüttüğü, şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, vekâlet ücretinin tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiş, hüküm tasfiye memuru vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 5174 sayılı Kanun'un 10. md kapsamında re'sen 13.08.2014 tarihinde terkin edildiği, Fethiye 1 Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinde derdest davada taraf teşkili sağlanmak üzere şirketin ihyası gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin mevzuat hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline dair kararının kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, dolayısıyla tasfiye memuru vekilinin hak düşürücü sürenin geçtiğine dair itirazının yerinde görülmediği, ancak tasfiye memuru olarak atanan ...'in şirketin eski tasfiye memuru olmadığından kusuruyla davanın açılmasına sebebiyet vermediği, aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesi ile tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın ihya talebine dayanak dava dosyasına münhasır olmak üzere kabulüne karar verilmiş, karar tasfiye memuru vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin görülmekte olan bir davada taraf teşkili sağlanmak üzere ihyası talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesi kararında, ihyası istenilen şirketin dava tarihi itibarı ile Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan merkez adresinin mahkemenin yargı yetkisinin bulunduğu idari sınırlar içerisinde kaldığının saptandığından bahisle mahkemenin kesin yetkili olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 547/1. maddesi "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmünü haiz olup, dosyada mübrez evraktan, ihyası talep edilen şirketin merkez adresinin Rasim Paşa Mah. Hayrullah Efendi Sk. No:23 Kadıköy/İstanbul olduğu anlaşıldığından, davanın kesin yetkili olan Kadıköy İlçesinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekirken, davanın yetkisiz mahkemede görülmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebep ve şekline göre temyiz eden tasfiye memurunun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.01.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 221f54b38c0a4a1e5265d9af6837c633d3a13b0d31a999f8356b428dcac8089b

Son alınma: 07.11.2026 09:15 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.