Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/8996 E., 2025/176 K.
Yargıtay · 11. Ceza Dairesi · E. 2021/8996 · K. 2025/176 · 07.01.2025
Ceza HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Mühür bozma suçundan yürütülen yargılamada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu ve davanın düşmesine karar verdi.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Yargıtay kararında birden fazla sonuç var (bozma ve davanın düşmesi); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/8996, K. 2025/176, T. 07.01.2025
Suç
Mühür bozma
İlgili mahkemeler
Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesi
Mevzuat
5320 sayılı Kanun (m. 8/1)
Dayanılan ölçütler
“Sanığa yüklenen ''mühür bozma'' suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre”
Hüküm
Bozma, Davanın düşmesi — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 11. Ceza DairesiBozma, Davanın düşmesi
Sanığa yüklenen ''mühür bozma'' suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sorgu tarihinden temyiz inceleme gününe kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.…
?Uyuşmazlık ve gerekçe
11. Ceza Dairesi 2021/8996 E. , 2025/176 K. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mühür bozma suçundan açılan davaların mükerrer olduğunun kabul edilebilmesi için aynı mühür bozma tutanağı nedeniyle iki ayrı dava açılmış olmasının gerekeceği; farklı tarihlerde düzenlenen mühür bozma tutanaklarının iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı; zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığa yüklenen ''mühür bozma'' suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sorgu tarihinden temyiz inceleme gününe kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.
Atıf yapılan mevzuat
5320 sayılı Kanun (m. 8/1)
¶Karar metninin tamamı
11. Ceza Dairesi 2021/8996 E. , 2025/176 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1478 E., 2016/1009 K.
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mühür bozma suçundan açılan davaların mükerrer olduğunun kabul edilebilmesi için aynı mühür bozma tutanağı nedeniyle iki ayrı dava açılmış olmasının gerekeceği; farklı tarihlerde düzenlenen mühür bozma tutanaklarının iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı; zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın ortağı olduğu düğün salonunun 16.07.2013 tarihinde faaliyetten men edilmesine ve mühürlenmesine rağmen 09.03.2015 tarihinde mühür bozma fiilini işlediği iddiasıyla kamu davası ikame edildiği ve Mahkemece sanık hakkında bir başka dosyaya -Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesince 02.06.2015 Tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararı ile mühür bozma suçundan verilen ve 10.06.2015 tarihinde kesinleşen 3.600,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne- işaret edilerek mükerrer dava nedeniyle davanın reddine karar verildiği,
Oysa ki sanık hakkında gerekçede belirtilen ve aynı fiile ilişkin olduğu iddia edilen dosyanın iddianamesi ve gerekçeli kararı UYAP üzerinden incelendiğinde bu dosyadaki mühür bozma fiilinin 08.01.2015 tarihinde işlendiği, ayrıca sanık hakkında 09.02.2015 tarihli mühür bozma eylemi nedeniyle de kamu davası ikame edildiği ve sanık hakkında Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.12.2015 tarihli ve 2015/847 Esas, 2015/961 Karar sayılı kararıyla yine 2015/254 Esas sayılı dosyadaki fiile işaret edilerek mükerrer dava nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
İncelemeye konu dava ile yukarıda belirtilen davaların iddianame tarihleri ile suç tarihleri dikkate alındığında hukuki kesinti bulunmaması nedeniyle sanığın eylemlerinin tek bir zincirleme biçimde mühür bozma suçunu oluşturduğu, davaların mükerrer olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, kesinleşen dosyadaki ve derdest dosyalardaki zamanaşımını son kesen son sebeplere bakıldığında kesinleşen dosyadaki mahkûmiyet tarihinin 02.06.2015, inceleme konusu dosyadaki sorgu tarihinin 06.05.2016 ve diğer derdest dosyadaki iddianame tarihinin 05.10.2015 olduğu da dikkate alındığında; zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ''mühür bozma'' suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sorgu tarihinden temyiz inceleme gününe kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 05:17 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.