Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13595 E., 2025/358 K.
Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/13595 · K. 2025/358 · 09.01.2025
İş HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı bozdu; incelenen temel soru: Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava şu taleple açılmış:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1999, 2000 ve 2001 yıllarında süt üreterek teslim ettiğini ve Bağ-Kur kesintilerinin yapıldığını, ancak tevkifata dayalı tescil talebinin Kurum tarafından reddedildiğini belirterek 31.07.1999 - 31.12.2003 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davalı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Buna karşılık 17.07.2023 tarihli mahalli kolluk araştırmasında davacının 2002 yılında köyden ilçe merkezine taşınmış olduğunun bildirilmesi ve 2003 yılında herhangi bir tevkifatın bulunmadığı dikkate alındığında, davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin sona erdiği tarihe kadar sigortalılık tespiti yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13595, K. 2025/358, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davalı
Savunma
Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir
Mevzuat
2926 sayılı Kanun (m. 2, 36); 5510 sayılı Kanun (m. 3, 86/9); 4956 sayılı Kanun (m. 56, 27); 1479 sayılı Kanun (m. 53); 506 sayılı Kanun (m. 79/10)
Gerekçe özü
“Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya ko…”
“2)Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya döndüğümüzde, davacının tevkifat belgelerinde ismin ... olarak yazılmış olmakla birlikte tanık beyanlarından ve Nüfus Müdürlüğü cevabından böyle bir kişinin bulunmadığı, Burdur Ticaret Odasının tevkifat kayıtlarındaki "..."in davacı olduğuna yönelik tespit ile söz konusu tevkifata dayalı olarak 01.08.1999 tarihinden itibaren 2000 ve 2001 yıllarındaki sigortalılık tespiti…”
“Buna karşılık 17.07.2023 tarihli mahalli kolluk araştırmasında davacının 2002 yılında köyden ilçe merkezine taşınmış olduğunun bildirilmesi ve 2003 yılında herhangi bir tevkifatın bulunmadığı dikkate alındığında, davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin sona erdiği tarihe kadar sigortalılık tespiti yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Hüküm
Kaldırma (bölge adliye mahkemesi kararı), Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusu…
↺
Yargıtay 10. Hukuk DairesiBozma
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya ko…
2)Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya döndüğümüzde, davacının tevkifat belgelerinde ismin ... olarak yazılmış olmakla birlikte tanık beyanlarından ve Nüfus Müdürlüğü cevabından böyle bir kişinin bulunmadığı, Burdur Ticaret Odasının tevkifat kayıtlarındaki "..."in davacı olduğuna yönelik tespit ile söz konusu tevkifata dayalı olarak 01.08.1999 tarihinden itibaren 2000 ve 2001 yıllarındaki sigortalılık tespiti…
Buna karşılık 17.07.2023 tarihli mahalli kolluk araştırmasında davacının 2002 yılında köyden ilçe merkezine taşınmış olduğunun bildirilmesi ve 2003 yılında herhangi bir tevkifatın bulunmadığı dikkate alındığında, davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin sona erdiği tarihe kadar sigortalılık tespiti yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davacının 01.08.1999 ile 31.12.2003 tarihleri arasında aralıksız şekilde 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır. Uyuşmazlık aidiyeti de içermektedir.
02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36. maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 53. maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanun'larda, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
Atıf yapılan mevzuat
2926 sayılı Kanun (m. 2, 36)
5510 sayılı Kanun (m. 3, 86/9)
4956 sayılı Kanun (m. 56, 27)
1479 sayılı Kanun (m. 53)
506 sayılı Kanun (m. 79/10)
¶Karar metninin tamamı
10. Hukuk Dairesi 2024/13595 E. , 2025/358 K.
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2806 E., 2024/2050 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/120 E., 2024/135 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1999, 2000 ve 2001 yıllarında süt üreterek teslim ettiğini ve Bağ-Kur kesintilerinin yapıldığını, ancak tevkifata dayalı tescil talebinin Kurum tarafından reddedildiğini belirterek 31.07.1999 - 31.12.2003 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1-Davanın kısmen kabulü ile
Davacının 01.08.1999 ile 31.12.2003 tarihleri arasında aralıksız şekilde 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır. Uyuşmazlık aidiyeti de içermektedir.
Davacının ismi tevkifat belgelerinde ... olarak yer almıştır. Nüfus kaydına göre bu isimde kimse yoktur. Toplanan deliller ve alınan beyanlarla ürün tesliminin davacı tarafından yapıldığı ortaya konulmuştur. Davacı lehine Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını gerektiren koşullar oluşmuştur. Özellikle 1999 - 2002 tarihleri arasında bu tarihler dahil ürün teslim ve tevkifatının bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. Tarımsal faaliyetin devamı halinde iki yılı aşmayan boşluk dönemlerde de Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karar verilmesi gereği yargısal uygulamada kabul edilmektedir.
Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle, Kurum arşiv kayıtlarında yapılan incelemede ilgili dönemlere ait herhangi bir tevkifat kesintisine rastlanmadığını ve Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.
1)Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3. maddenin (b) bendinde, bu Kanun'da geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5. maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddede, bu Kanun'a göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7. maddede, kişilerin bu Kanun'a göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9. maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin ... Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7. maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36. maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 53. maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanun'larda, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
2)Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya döndüğümüzde, davacının tevkifat belgelerinde ismin ... olarak yazılmış olmakla birlikte tanık beyanlarından ve Nüfus Müdürlüğü cevabından böyle bir kişinin bulunmadığı, Burdur Ticaret Odasının tevkifat kayıtlarındaki "..."in davacı olduğuna yönelik tespit ile söz konusu tevkifata dayalı olarak 01.08.1999 tarihinden itibaren 2000 ve 2001 yıllarındaki sigortalılık tespiti yerindedir. Buna karşılık 17.07.2023 tarihli mahalli kolluk araştırmasında davacının 2002 yılında köyden ilçe merkezine taşınmış olduğunun bildirilmesi ve 2003 yılında herhangi bir tevkifatın bulunmadığı dikkate alındığında, davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin sona erdiği tarihe kadar sigortalılık tespiti yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 05:47 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.