Dava şu taleple açılmış:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 08.05.2016-02.09.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde şef garson sıfatı ile 2016 yılında 1200-TL, 2017 yılında 1600-TL, 2018 yılında 1900-TL ve 2019 yılında 2200-TL ücret karşılığında davalı işveren nezdinde çalıştığını, ücret ödemelerinin elden yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından yalnızca 2 gün sigorta kaydının yapıldığını beyanla; davacının davalı şirke…
Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davalı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, tanık beyanlarına itibarla verilen kararın hatalı olduğunu ileri süre… ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil…
Karar oy birliğiyle verilmiş.