MRHUKUK
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10514 E., 2025/36 K.

Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/10514 · K. 2025/36 · 06.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Bu davada ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş. Yargıtay kararı onadı.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava şu taleple açılmış:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuş, davanın kendisine yöneltilemeyeceğini (husumet itirazı) ileri sürmüş, hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüş ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiş.

İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş.

Bu karar her iki taraf tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere gö…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10514, K. 2025/36, T. 06.01.2025
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10514, K. 2025/36, T. 06.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kısmen kabul · Temyiz eden: taraflar
Savunma
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, yetki, husumet, hukuki yarar ve zamanaşımı itirazlarıyla birlikte, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mevzuat
5510 sayılı Kanun (m. 21); 506 sayılı Kanun (m. 26); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 369, 371)
Gerekçe özü
“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddesidir.”
“Değerlendirme”
“Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.”
“Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere gö…”
Hüküm
Onama — oy birliği

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kısmen kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
  2. ✓
    Yargıtay 10. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, temyiz nedenlerine göre ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddesidir.
Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere gö…
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'ın 20.09.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrası tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerine gelir bağlandığını Bakırköy 8. İş Mahkemesinin 2009/12 Esasına kayden açılan davada kusur incelemesi yapıldığını kararın kesinleştiğini belirterek 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre Kurum zararının 66311.34 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, yetki, husumet, hukuki yarar ve zamanaşımı itirazlarıyla birlikte, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2016 tarih ve 2013/201-2016/145 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Atıf yapılan mevzuat

  • 5510 sayılı Kanun (m. 21)
  • 506 sayılı Kanun (m. 26)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 369, 371)

Karar metninin tamamı

10. Hukuk Dairesi 2024/10514 E. , 2025/36 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/231 E., 2024/207 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalı ... Çelik.. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'ın 20.09.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrası tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerine gelir bağlandığını Bakırköy 8. İş Mahkemesinin 2009/12 Esasına kayden açılan davada kusur incelemesi yapıldığını kararın kesinleştiğini belirterek 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre Kurum zararının 66311.34 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, yetki, husumet, hukuki yarar ve zamanaşımı itirazlarıyla birlikte, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2016 tarih ve 2013/201-2016/145 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz talebinde bulunmuştur. 2. Daire kararında; " ...Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davaya konu kazanın 20.09.2008 tarihinde gerçekleştiği belirgin olup, buna göre davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26. maddesidir. Mahkemece anılan madde uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu karar verilmesi gerekirken 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi esas alınarak kusur raporu almaksızın eldeki dosya yönünden bağlayıcı olmayan maddi-manevi tazminat dosyası kusur raporuna göre hüküm kurulması isabetsizdir ve bozmayı gerektirir. Bu sebeple olayla ilgili hak sahibi tarafından açılan tazminat dosyasıyla, ceza yargılamasına esas dava dosyasının da akibeti araştırılarak, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınmalı ve mevcut raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek elde edilecek sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de sigortalının hak sahibi eşinin peşin sermaye değerli gelir tutarlarının üzerinde durulmaksızın ve belirlenmeksizin, diğer taraftan da hak sahiplerinden gelirden çıkanlar olup olmadığı ile fiili ödemeye dönüşmüş gelir tutarlarının bulunup bulunmadığının araştırılması suretiyle karar verilmesi ... " şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ve davalı şirket vekilleri, tarafların kusurları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklı rücuan tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, temyiz nedenlerine göre ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 6a4663f412e9854fa9669f16db96bf51e589e8b25e1f763e363502983475202b

Son alınma: 30.10.2026 01:12 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 30.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.