Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16449 E., 2025/109 K.
Yargıtay · 10. Ceza Dairesi · E. 2023/16449 · K. 2025/109 · 07.01.2025
Ceza HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Dava, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay’a geldi. İlk derece mahkemesi mahkûmiyet kurmuştu; Yargıtay ise TCK 191/6 kapsamında önceki erteleme kararının geçerliliği, ilgili dosyaların durumu ve suçun zincirleme/ihlal niteliğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu dosyada, bir kişinin uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurduğu iddiasıyla mahkûm edilmesine karşı Yargıtay’a başvuruldu. İlk mahkeme, bu kişiye hapis cezası verdi ve karar kesinleşti.
Ancak Yargıtay, dosyada daha önce verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” (savcılığın dava açmayı bir süre ertelemesi) kararının ve buna bağlı başka dosyaların nasıl değerlendirildiğinin doğru incelenmediğini söyledi. Özellikle önceki kararın geçerliliği, yeni dosyada yeniden erteleme kararı verilip verilemeyeceği ve olayların tek suç mu, ayrı suçlar mı, yoksa zincirleme suç (aynı türden eylemlerin hukuken birlikte değerlendirilmesi) mu sayılacağı araştırılmadan hüküm kurulmasını hatalı buldu.
Yargıtay bu nedenle kararı bozdu. Bu, davanın tamamen bittiği anlamına gelmez; dosya geri gönderilerek yeniden değerlendirme yapılacaktır. Karar oy birliğiyle verildi.
§Avukat için özet
İnceleme, Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK m. 309 kapsamında kanun yararına bozma yoluyla yapılmıştır. Uyuşmazlık, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda TCK m. 191/6’nın uygulanma koşullarının ve önceki erteleme kararının hukuki etkisinin doğru belirlenip belirlenmediğine ilişkindir.
Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli, 2020/330 E., 2020/620 K. sayılı kararıyla sanık hakkında TCK m. 191/1 ve 62 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş; karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Başsavcılık isteminde, 17.06.2020 tarihli eylem yönünden doğrudan kamu davası açıldığı, oysa TCK m. 191/6 çerçevesinde önceki erteleme kararının ve sonraki dosyaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Daire, önceki suç nedeniyle verilen erteleme kararının, sonradan zamanaşımı nedeniyle bozulup kamu davasının düşmesi halinde hukuki geçerliliğinin ortadan kalktığını; buna rağmen incelemeye konu dosyada UYAP ve adli sicil kayıtları ile başka tarihli eylemlerin ve birden fazla açık/kapalı kaydın bulunduğunu tespit etmiştir. Yerleşik uygulamaya atıfla, TCK m. 191/6’daki sınırlamanın, sadece usulüne uygun ve kesinleşmiş ilk erteleme kararının esas alınmasını gerektirdiğini; bunun yanında ilgili dosyaların getirtilmesi, derdest olup olmadıklarının belirlenmesi, gerekirse birleştirme yapılması ve eylemin ihlal niteliği ile tek suç/ayrı suç/zincirleme suç ayrımının tartışılması gerektiğini vurgulamıştır.
Sonuçta, gerekli inceleme yapılmadan mahkûmiyet kurulmasını kanuna aykırı bularak kanun yararına bozma istemini kabul etmiş; kararın CMK m. 309/3 uyarınca bozulmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine oy birliğiyle karar vermiştir.
Künye
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16449, K. 2025/109, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesi · Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi
İncelenen karar
Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesi, 31.12.2020 tarihli, 2020/330 E., 2020/620 K. sayılı kararı
Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 191/6, 31/3)
Gerekçe özü
“Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 27.09.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.10.2021 tarihli ve 2021/10329 soruşturma numaralı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen kararın Konya Bölge Adliy…”
“Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği,…”
“Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 10. Ceza DairesiBozma
Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/330 Esas, 2020/620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 27.09.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.10.2021 tarihli ve 2021/10329 soruşturma numaralı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen kararın Konya Bölge Adliy…
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği,…
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 94660652-105-03-30842-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90857 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90857 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 17/06/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 27.06.2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/330 Esas, 2020/620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Atıf yapılan mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 191/6, 31/3)
¶Karar metninin tamamı
10. Ceza Dairesi 2023/16449 E. , 2025/109 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/330 E., 2020/620 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 02.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 94660652-105-03-30842-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90857 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90857 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın 17/06/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 27.06.2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
Adı geçen sanığın evvelce 23.09.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsiz ve 2014/9804 soruşturma, 2014/31 karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 25.02.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2015 tarihli ve 2015/142 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 31/3. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve 2020/9871 Esas, 2020/7509 Karar sayılı ilamı ile bozularak, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada kamu davasının düşmesine karar verilmesi ve düşme kararının kesinleşmesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 17.06.2020 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2020 tarihli ve 2020/6737 Soruşturma, 2020/1901 Esas, 2020/1476 karar sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, kanun yararına bozma istemine konu Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/330 Esas, 2020/620 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
B. İncelemeye konu suç öncesinde;
Şüpheli hakkında 23.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/9804 soruşturma sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2015 tarihli ve 2015/822 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2015/142 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararı ile, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, kararın temyiz edildiği, Dairemizin 16.11.2020 tarihli ve 2020/9871 Esas, 2020/7509 Karar sayılı kararı ile olağan dava zamanaşımı süresi dolduğundan anılan kararın bozularak kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
C. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi, 5237 sayılı TCK’nın 191/3. fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır.
Ancak; dayanak dosyada dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle Dairemizin 16.11.2020 tarihli kararı ile anılan mahkûmiyet kararının bozulmasına ve kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği görülmekle birlikte,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 27.09.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.10.2021 tarihli ve 2021/10329 soruşturma numaralı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/2254 Esas ve 2022/2318 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, ayrıca incelemeye konu suç tarihi olan 17.06.2020 tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla,
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere incelemeye konu dosyaya dayanak alınan dosyada dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık şüpheli hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, Cumhuriyet başsavcılığı ve mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya
zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli ve 2020/330 Esas, 2020/620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2025 tarihinde karar verildi.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.