Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2025/7 E., 2025/19 K. — itirazın iptali
Konya Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/7 · K. 2025/19 · 09.01.2025
Genel Hukukİstinaf (bölge adliye mahkemesi)KesinleştiOy birliğiİtirazın iptali
Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
İtirazın iptali talebiyle açılan davada davacı istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada itirazın iptali talep etmiş.
Davacı tarafın anlatımı özetle:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının döküm sektörünün faaliyet gösterdiğini, davalının ise davacı şirketin eski avukatı olduğunu, davacı şirkette avukat değişikliğinden sonra şirketin 01.01.2023 - 31.05.2023 tarihleri arasındaki cari hesapları incelendiğinde; şirketten icra takip dosyasının takip çıkış miktarı olan 209.566,76 TL bedelin 159.24 Hesap Kodu ile davalıya ödendiği ancak davalının bu paraya k…
Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuş, davanın kendisine yöneltilemeyeceğini (husumet itirazı) ileri sürmüş, hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüş ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiş. Savunmanın özü:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;; Öncelikle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesini, sözleşmeden doğan bir alacak hakkının mevcut olduğu yerde, borçlu, zenginleşmiş olmadığı için sebepsiz zenginleşmeden de söz etmek mümkün olmadığını, ayrıca sözleşmeler de aynen sebepsiz zenginleşme gibi, bir borç kaynağı olduğunu, bu sebeple sözleşme ile borçlanan, edimini ifa etmişse, söz…
İlk derece kararı davacı tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.
İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında avukat-müvekkil ilişkisi bulunduğunu, davanın vekalet ilişkisinden kaynaklandığını, Mahkemenin hatalı olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir şeklinde karar verdiğini, dosyanın görevli mahkeme olan Konya Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dosyanın Konya Tüket…
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.
§Avukat için özet
Künye
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7, K. 2025/19, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf eden: davacı
Talepler
itirazın iptali
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;; Öncelikle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesini, sözleşmeden doğan bir alacak hakkının mevcut olduğu yerde, borçlu, zenginleşmiş olmadığı için sebepsiz zenginleşmeden de söz etmek mümkün olmadığını, ayrıca sözleşmeler de aynen sebepsiz zenginleşme gibi, bir borç kaynağı olduğunu, bu sebeple sözleşme ile borçlanan, edimini ifa etmişse, söz…
İstinaf sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında avukat-müvekkil ilişkisi bulunduğunu, davanın vekalet ilişkisinden kaynaklandığını, Mahkemenin hatalı olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir şeklinde karar verdiğini, dosyanın görevli mahkeme olan Konya Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dosyanın Konya Tüket…
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 353); 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 4/1); 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu; 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.
→Yargılama süreci
✓
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : ......... Esas - ......... Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında avukat-müvekkil ilişkisi bulunduğunu, davanın vekalet ilişkisinden kaynaklandığını, Mahkemenin hatalı olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir şeklinde karar verdiğini, dosyanın görevli mahkeme olan Konya Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dosyanın Konya Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, avukatlık vekalet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 353)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 4/1)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu
¶Karar metninin tamamı
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2024
NUMARASI : ......... Esas - ......... Karar
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/01/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 13/01/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının döküm sektörünün faaliyet gösterdiğini, davalının ise davacı şirketin eski avukatı olduğunu, davacı şirkette avukat değişikliğinden sonra şirketin 01.01.2023 - 31.05.2023 tarihleri arasındaki cari hesapları incelendiğinde; şirketten icra takip dosyasının takip çıkış miktarı olan 209.566,76 TL bedelin 159.24 Hesap Kodu ile davalıya ödendiği ancak davalının bu paraya karşılık şirkete herhangi bir makbuz veya fatura kesmediğinin anlaşıldığını, 21.08.2023 tarihinde davalı aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine 29/08/2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davanın kabulüyle davamıza konu Konya....İcra Müdürlüğünün ......... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;; Öncelikle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesini, sözleşmeden doğan bir alacak hakkının mevcut olduğu yerde, borçlu, zenginleşmiş olmadığı için sebepsiz zenginleşmeden de söz etmek mümkün olmadığını, ayrıca sözleşmeler de aynen sebepsiz zenginleşme gibi, bir borç kaynağı olduğunu, bu sebeple sözleşme ile borçlanan, edimini ifa etmişse, sözleşme ile doğan borcunu ifa ettiği için, bu ödeme kastedilerek sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulamayacağını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, arabuluculuk tutanağının usulsüz olduğunu, taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin cari hesap ilişkisine dayandığını, davacı şirketin aile şirketi olduğunu ve şirket hisse pay sahiplerinin aralarında husumet bulunduğunu, davacı şirketin şu anki yetkilisinin de davalı ile anlaşamamasından kaynaklı kötü niyetli olarak takip başlattığını, davacının aslında davalıdan alacağının olmadığını belirterek, davanın usulden reddine, bu mümkün olmaz ise kötü niyet tazminatına hükmedilmeyerek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"Dava; vekalet sözleşmesine dayalı "İtirazın İptali" davasına ilişkindir.
Mahkememizce Konya.... İcra Müdürlüğü'nün dosyanın incelenmesinde; alacaklısının ............... Tic. Ve San. Ltd. Şti., borçlusunun ..., borcun kaynağının cari hesaba dayalı alacaktan kaynaklandığı, 209.566,76 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Meram Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazılarda; davalının tacir kaydının bulunmadığı, Serbest Meslek Kazanç Mükellefi olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır.
Somut olayda; taraflar arasında, davacı şirketin hukuki işlemlerini yürütmek ve avukatlık görevini yerine getirmek üzere vekalet sözleşmesi düzenlendiği, taraflar arasında belirtilen sözleşmeye dayalı olarak cari hesap bulunduğu, davacının, davalıya şirket hesaplarında yapılan bedel karşılığında davalının fatura veya makbuz düzenlemediğini iddia ettiği, bu durumda uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı, davalının da tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynakladığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında avukat-müvekkil ilişkisi bulunduğunu, davanın vekalet ilişkisinden kaynaklandığını, Mahkemenin hatalı olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir şeklinde karar verdiğini, dosyanın görevli mahkeme olan Konya Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dosyanın Konya Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, avukatlık vekalet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesince eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş olup davalı vekilince Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle karar istinaf edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Somut olayda ; davacının ticari şirket ,davalının ise avukat olup; davacının eski vekili olduğu , aralarındaki uyuşmazlık vekalet sözleşmesinden kaynaklanmakla birlikte, tarafların tüketici sıfatına haiz olmadıkları anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılıp sonuçlandırılması gerektiği kabulünün yerinde olduğu açıktır.
Nitekim Avukatlık (vekalet) sözleşmesinden kaynaklanan davalarda ; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.ve 19.Hukuk Daireleri arasındaki farklı görüş ve uygulama aykırılığının giderilmesine ilişkin Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2018 tarih, ......... Esas ve ...... Karar sayılı ilamında da, belirtilen uyuşmazlıklarda temeldeki işlemin tüketici işleminden kaynaklanması durumunda tüketici mahkemesinin görevli olduğuna aksi hallerde genel mahkemelerin görevli olması gerektiğine karar verilmiştir. Aynı ilkeler Yargıtay HGK ...... E., ...... K., sayılı 01/04/2021 tarihli ilamında da benimsenmiştir.
Açıklanan gerekçelerle ; İlk Derece Mahkemesinin görev yönüyle davanın usulden reddine dair kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarihli, ......... Esas - ......... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 09/01/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸
Son alınma: 02.11.2026 20:01 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 02.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış itirazın iptali kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.