Doğrulanmış emsal kaydı · İstinaf (bölge adliye mahkemesi)

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2024/2243 E., 2025/30 K. — alacak

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/2243 · K. 2025/30 · 14.01.2025

Genel Hukuk İstinaf (bölge adliye mahkemesi)Kesinleşti Oy birliği

Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

Alacak talebiyle açılan davada her iki taraf istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada alacak talep etmiş.

Davacı tarafın anlatımı özetle:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile yakın akraba ilişkisi içerisinde olan davalı ... ve ... adına kurulu şirket arasında yıllara sari adi ortaklık ilişkisi içerisinde ticari iş ve işlemler yaptıklarını, yapılan işler için taraflar arasında sermaye koymak, müvekkili ... üzerinden ipotekli krediler kullanmak neticesinde taşınmaz mal, büyük ve küçük baş hayvan alımı, çiftlik kurma, büyük ve küçük b…

Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hiç bir zaman ve koşulda hukuki ve fiili anlamda bir adi ortaklık veyahut ortaklık bağlamında bir ilişki bulunmadığını, Davacı ...'ın müvekkilinin iş yerinde 10/01/2005 tarihli işe giriş bildirgesin ile SGK'lı olarak çalışmaya başladığını, kasap dükkanında çalışmaya başlayan ...'ın 2017 yılında emekli olana kadar kasap dükkanında ve davalının diğer işletm…

İlk derece kararı her iki taraf tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.

İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:

Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan işlerin dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde izah edildiğini, sözlü şekilde kabul edilip de akrabalar arasında yapılan hayvan alım ve satımı ile birlikte kesim işlerine varana kadar ticari işlemlerin olduğunu, bu tip uyuşmazlıkların adi o…

Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/2243, K. 2025/30, T. 14.01.2025
İlgili mahkemeler
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yargılama yolu
İstinaf eden: taraflar
Talepler
alacak
Savunma
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hiç bir zaman ve koşulda hukuki ve fiili anlamda bir adi ortaklık veyahut ortaklık bağlamında bir ilişki bulunmadığını, Davacı ...'ın müvekkilinin iş yerinde 10/01/2005 tarihli işe giriş bildirgesin ile SGK'lı olarak çalışmaya başladığını, kasap dükkanında çalışmaya başlayan ...'ın 2017 yılında emekli olana kadar kasap dükkanında ve davalının diğer işletm…
İstinaf sebepleri
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan işlerin dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde izah edildiğini, sözlü şekilde kabul edilip de akrabalar arasında yapılan hayvan alım ve satımı ile birlikte kesim işlerine varana kadar ticari işlemlerin olduğunu, bu tip uyuşmazlıkların adi o…
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.

Yargılama süreci

  1. ✓
    Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
    1-Davacılar vekilinin vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

Karar metninin tamamı

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/10/2024 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACILAR : 1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... - A 2-... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEP : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 14/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2025 Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2024 (Ara Karar) tarih, ... Esas sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile yakın akraba ilişkisi içerisinde olan davalı ... ve ... adına kurulu şirket arasında yıllara sari adi ortaklık ilişkisi içerisinde ticari iş ve işlemler yaptıklarını, yapılan işler için taraflar arasında sermaye koymak, müvekkili ... üzerinden ipotekli krediler kullanmak neticesinde taşınmaz mal, büyük ve küçük baş hayvan alımı, çiftlik kurma, büyük ve küçük baş hayvan satım ve kesimi için tarafların sözlü şekilde “Adi Ortaklık Sözleşmesi” kurduklarını, esasen kurulu şirket üzerinden de aynı şekilde bu nevinden iş ve işlemlere yıllara sair devam ettiklerini, adi ortaklık ilişkisi içerisinde yıllarca ticaret yapan tarafların, ticari ilişkilerinde ihtilaf yaşandığını, aile içi son hadiseler üzerine müvekkillerinin emek ve sermayesi ile kurulan çiftliğe alınmadıkları gibi müvekkillerinin bu zamana kadar adi ortaklık için koydukları sermaye ve kendilerine düşen kar paylarının da ödenmediğini, bu nedenle adi ortaklığının haklı sebeple feshine, adi ortaklığa yatırılan (konulan) sermayenin tasfiyesi sonucu müvekkillere düşen payın işlemiş ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine, davalı ... ile diğer davalı tüzel kişi olsa da şirket sahibi aynı kişi olduğu için tasfiye neticesinde alacağın tehlikeye düşmesi ihtimal dahilinde olduğu için yaklaşık ispat kuralı gereği bu aşamada davalı şirket ve davalı ... adına kayıtlı taşınır, taşınmaz ve banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz taleplerinin sayın mahkemece uygun görülmez ise sunulan mutabakat metnine göre 2024 yılında satın alındığı yazılı taşınmazların müvekkillerinden habersiz 3.kişi üzerine yapıldığı ve sunulan tapu kayıtlarına göre ada ve parsel numaraları belirtilerek ortaklık kapsamında alınan ve üzerine çiftlik kurulan ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel (Yeni Ada Parsel .../... ve .../... , ...ili ...İlçesi ...Mah. ...Ada ...parsel (Yeni Ada Parsel :.../...) ve ...Ada ...Parsel (Yeni Ada Parsel .../...) ve ...Ada ...parsel (Yeni Ada Parsel .../...) sayılı taşınmazlar için davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hiç bir zaman ve koşulda hukuki ve fiili anlamda bir adi ortaklık veyahut ortaklık bağlamında bir ilişki bulunmadığını, Davacı ...'ın müvekkilinin iş yerinde 10/01/2005 tarihli işe giriş bildirgesin ile SGK'lı olarak çalışmaya başladığını, kasap dükkanında çalışmaya başlayan ...'ın 2017 yılında emekli olana kadar kasap dükkanında ve davalının diğer işletmelerinde SGK'lı olarak çalışmaya devam ettiğini, ... veyahut ...'ın müvekkili firmanın kuruluşunda bir katkısı olmadığını, ...'ın Bursa İli ...ilçesinde ...isimli şahısla görüşüp 2015-2016 yıllarında bu şahısa ait bir çiftliği kiraladığını, burada hayvan bakmaya başladığını, daha sonra burada sorun yaşayan davacı ...'un 5 adet ineğini davalının çiftliğine getirmek istemesi üzerine davalının söz konusu taşınmazı kiralayabileceğini söyleyerek çiftliğe hayvan getirmesine müsaade ettiğini, davacı ...'ın ise çeşitli şirketlerde; fabrikalarda çalıştığını ve minibüs şoförlüğü yaptığını, söz konusu tarihlerde ne müvekkilinin işletmesi ne de hayvancılık, kasaplık gibi işlerle davacı ...bir ilgisi bulunmadığını, davacıların hiç bir zaman müvekkilinin şahıs işletmesinde veyahut müvekkili şirkette ortak vasfı ile bulunmadığını, müvekkilleri ile de hiç bir zaman davacılar arasında bir adi ortaklık kurulmadığını, müvekkilinin sırf davacılarla yakın akrabalık bağı ve davacı ...'ın 2005 yılından bu yana müvekkili yanında çalışması, ...'ın ise 2019 yılından itibaren herhangi bir iş kuramayınca yalnızca kurban dönemlerinde müvekkil yanına çalışmaya başlamasının, müvekkilin hizmet ilişkisi kapsamında işlerini takip etmesinin adi ortaklık kurulduğu ve tarafların adi ortaklık ilişkisi içinde emek ve sermayelerini bir araya getirdiği anlamına gelmeyeceğini, Bu nedenle davacılar hem dolandırdıkları hem de fiili saldırıda bulundukları müvekkili ve müvekkil şirketten nemalanmak adına asılsız iddilarla iş bu davayı ikame ettiklerini, davacıların iddilarına ilişkin somut herhangi bir delil de sunulmadığını, bu nedenlerle davacılar ile müvekkili ... veyahut müvekkili şirket ... Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında herhangi bir adi ortaklık ilişkisi bulunmadığından dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 30/10/2024 tarihli ara karar ile; Her ne kadar davacı vekili tarafından davalı aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de talep anında, dava dosyası içeriğine göre dilekçesi ekinde sunulan evrakların İİK 257. vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşullarını sağlamadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin koşullarını oluşmayan ihtiyati haciz talebinin ve taşınmazların üzerine davalıdır şerhi konulması taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan işlerin dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde izah edildiğini, sözlü şekilde kabul edilip de akrabalar arasında yapılan hayvan alım ve satımı ile birlikte kesim işlerine varana kadar ticari işlemlerin olduğunu, bu tip uyuşmazlıkların adi ortaklık kapsamında yapıldığını, iddia edilen hususları ispat edecek maddi delillerin de ayrıntılı şekilde izah edildiğini, banka hesap hareketleri ile taraflar arasında yapılan yazışmaların dava dosyasına sunulduğunu, mahkemece her ne kadar yaklaşık ispat koşulu yerine gelmediğinden talebin reddine karar verilmiş ise de müvekkilinin davalı ... ile birlikte ortak bir çiftlik kurduğunu, bu hususta yeterli delil sunulduğunu, hatta ortaklık aşamasında alınan taşınmazların ada ve parsel numaralarının yazılı olarak mahkemeye bildirildiğini, buna rağmen yaklaşık ispat kuralı yerine gelmediğinden bahisle talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmediği takdirde ortaklığa konu malların elden çıkacağını, iyi niyetli olduğunu iddia eden 3.kişilere devir edileceğini, bu defa yakın akraba arasında olan yıllara sair emek ve mesaiden kaynaklanan alacağın elde edilmesinin tehlikeye düşeceğini, belirterek gerekçesiz ve hukuki dayanaktan yoksun, maddi gerçeklere aykırı olarak ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını, taraflar arasında yıllara sari emek ve sermaye sonucu kurulan ortaklık ilişkisinin tasfiyesi sonucu elde edilecek hak ve alacakların dava sonunda semeresiz kalmaması için ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ve davacılara düşen payın ödenmesi davasında, talep , ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz/ ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Davacı vekili, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu belirterek adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile müvekkillerine düşen payın ödenmesini talep etmiş, davalılar vekili sunduğu cevap dilekçesi ile adi ortaklığı inkar etmekte, hiç bir zaman davacılar ile davalılar arasında bir adi ortaklık kurulmadığını, müvekkilinin davacılarla yakın akrabalık bağı ve davacı ...'ın 2005 yılından bu yana müvekkili yanında çalışması, ...'ın ise 2019 yılından itibaren herhangi bir iş kuramayınca yalnızca kurban dönemlerinde müvekkil yanına çalışmaya başlamasının, müvekkilin hizmet ilişkisi kapsamında işlerini takip etmesinin adi ortaklık kurulduğu ve tarafların adi ortaklık ilişkisi içinde emek ve sermayelerini bir araya getirdiği anlamına gelmeyeceğini, ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, özellikle taraflar arasında adi ortaklığın, adi ortaklık sebebiyle davacının koyduğu katılım payının bulunup bulunmadığının çekişmeli olması, bunun yanında adi ortaklığın varlığı halinde dahi haklı nedenle fesih koşulunun ve alacağın varlığının fesih koşullarının varlığı halinde tasfiyeye yönelik son bilanço ile belirlenecek olması karşısında muayyen olmayan alacağa yönelik İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacılar vekilinin vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 14/01/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: 7000a64104e936197b6fba7e29f3cb801362a911186f5f8633fb2987b7f1d650

Son alınma: 05.11.2026 02:53 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 05.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.