Doğrulanmış emsal kaydı · İstinaf (bölge adliye mahkemesi)

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2024/1983 E., 2025/59 K. — alacak

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/1983 · K. 2025/59 · 16.01.2025

Genel Hukuk İstinaf (bölge adliye mahkemesi)Kesinleşti Oy birliği

Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

Alacak talebiyle açılan davada davalı istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp davayı yeniden karara bağladı.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada alacak talep etmiş.

Davacı tarafın anlatımı özetle:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iki ortaklı davalı yarı oranında hissedarı konumunda olup, diğer davalının ise şirketin diğer ortağı ve müdürü olduğunu, şirket kuruluş sözleşmesinde şirket müdürünün ne kadar süre için seçildiğine ya da görev süresine ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, tek ortaklı limited şirketten, çok ortaklı limited şirkete dönen davalı şirkette de müdürün görev…

İlk derece kararı davalı tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.

İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:

Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden/ davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati Tedbire İtiraz Eden/ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkeme kararının hukuki gerekçeden uzak şekilde adeta kopyala yapıştır formatı ile verildiğini, yeterli gerekçe belirtilmediğini, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, dosya kapsamında ihtiyati tedbir ka…

Bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırmış ve dosyayı geri göndermeden davayı yeniden karara bağlamış.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1983, K. 2025/59, T. 16.01.2025
İlgili mahkemeler
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yargılama yolu
İstinaf eden: davalı
Talepler
alacak
İstinaf sebepleri
Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden/ davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati Tedbire İtiraz Eden/ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkeme kararının hukuki gerekçeden uzak şekilde adeta kopyala yapıştır formatı ile verildiğini, yeterli gerekçe belirtilmediğini, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, dosya kapsamında ihtiyati tedbir ka…
Hüküm
Kaldırma ve yeniden hüküm — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
Bölge adliye mahkemesi davayı yeniden karara bağladı; bu karara karşı, kesinlik sınırını aşıyorsa temyiz yolu açıktır.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiKaldırma ve yeniden hüküm
    1-Davalı vekilinin tedbire itirazının kabulü ile Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında verilen 04/04/2024 tarihli ara kararda verilen tedbir kararının kaldırılmasına,

Karar metninin tamamı

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... DAVACI : ... VEKİLİ :... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) TALEP : İhtiyati Tedbire İtiraz KARAR TARİHİ : 16/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2025 Mahkemesi'nin 29/05/2024 (Ara Karar) tarih, 2022/1036 Esas sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iki ortaklı davalı yarı oranında hissedarı konumunda olup, diğer davalının ise şirketin diğer ortağı ve müdürü olduğunu, şirket kuruluş sözleşmesinde şirket müdürünün ne kadar süre için seçildiğine ya da görev süresine ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, tek ortaklı limited şirketten, çok ortaklı limited şirkete dönen davalı şirkette de müdürün görev süresininde TTK 362'nin kıyasen uygulanması neticesinde 3 yıl ile sınırlanması gerektiğini, dolayısıyla davalı müdürün gerek eski dönem gerekse müvekkilin ortaklığı dönemde ibra edilmediğini, usulüne uygun şekilde genel kurul tarafından yetkilendirilmediğini, ortakları toplantıya çağırmadığını, şirket hesabında bulunan 979.695,00 TL'nin TRN isimli firmaya aktarılmak suretiyle şirket hesaplarının boşalttığını, şirket için gerekli defterleri tutmadığını, şirketin işleyiş ve yönetimi için özenli ve basiretli davranmadığını, hatalı işlemleri dolayısıyla şirketin iktisadi varlığını tehlikeye attığını ileri sürerek şirket müdürünün şirketin iktisadi varlığını tehlikeye düşürecek eylemlerini sona erdirmek üzere tensipte tedbiren ivedi olarak sirkete yönetim ve temsil kayyimı atanmasına, şirket müdürünün görevinden azli ile görevinin sona erdirilmesine, mümkün olduğu takdirde taraflarına temsil ve yönetim yetkisi verilmesine, aksi kanaatte olunması durumunda yõnetim ve temsil kayyımı veya yönetim kayyım heyeti atanmasına ve şirkete yeni müdür atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; şirketin yönetsel faaliyetlerinin sürdürülemediğini, ileride telafisi imkansız zararların doğmaması için alanında uzman bir SMMM bilirkişinin denetleme ve raporlama yetkisi verilerek şirkete kayyım olarak atanmasını, şirket alacaklarının kayyım tarafından takip edilerek mevcut gelen vergi ve SGK borçlarının ödenmesinin sağlanmasını ve bilirkişi raporunda bildirilen eksik evrakların kayyum tarafından dosya kapsamına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece ... tarihli ara karar ile; "Dosya içerisine ibraz edilen ... tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre davalı müdür ... müdürlük yetkisinin tedbiren kaldırılarak, şirkete SMMM ... aylık 5.000,00 TL ücret ile yönetici kayyumu olarak atanmasına, Kayyum görev, yetki ve sınırlarının şirkete ait olağan tüm iş ve işlemler olarak belirlenmesine," dair karar verilmiştir. İhtiyati Tedbire İtiraz Eden/ Davalı vekili dilekçesinde özetle; davacının davaya konu iddialarını ispat edemediği, davacının davaya konu iddialarını yaklaşık dahi ispat edemediği, bahsi konu hususa ilişkin iş bu dosyada herhangi bir delil dahi bulunmadığı, şirketin olağan işlemlerinin aksadığına dair herhangi bir durumun dahi bulunmadığı, davacının talep dilekçesinde yer alan hususların dahi somut deliller ile gerekçelendirilmediğini, bilirkişinin raporunda dahi defterlerin muhasebe ilke ve kurallarına uygun tutulduğunun, defterlerin birbirini doğruladığının ve şirketin oluşan somut bir zararının hesaplanamadığının tespit edildiğini, şirketin olağan işlemlerinin hukuka uygun şekilde devam ederken mahkemece hukuka aykırı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeniyle itirazların kabulü ile yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbirin kaldırılarak kayyımın görevinin sonlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece duruşma açılarak verilen 29/05/2024 tarihli ara karar ile; Mahkemece davalı şirkete yönetici kayyumu atanmasına dair ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamına, mevcut delillere göre mahkemede oluşan kanaate uygun olup bu konuda yerinde görülmeyen "ihtiyati tedbire itirazın reddine," karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden/ davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati Tedbire İtiraz Eden/ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkeme kararının hukuki gerekçeden uzak şekilde adeta kopyala yapıştır formatı ile verildiğini, yeterli gerekçe belirtilmediğini, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek herhangi bir değişen durumun mevcut olmadığını, daha önce İstinaf mahkemesi tarafından verilen kararı değiştirecek herhangi bir delil olmaksızın mahkemenin yönetici kayyım atanmasına yönelik tedbir kararı tesis edilmesinin anlaşılamadığını, davacının iddiasını yaklaşık ispat edemediğini, Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun ve birbirlerini doğruladığının tespit edildiğini ayrıca şirketin oluşan somut bir zararının hesaplanamadığının belirtildiğini, davacı tarafın yinelenen ihtiyati tedbir taleplerinde hukuki yararının dahi bulunmadığını, şirkete yönetim kayyumu atanması için, öncelikle şirket organlarının çalışamıyor olması gerektiğini, şirkette görev yapmayan veya yapamayan bir yönetim söz konusu değil iken, hatta ve hatta davacının şirketin menfaati dışında hareket ettiğine ilişkin araştırma ve tespitlerde müvekkilinin aykırı herhangi bir işlemi dahi bulunmadığı sabit iken kayyum atanmasının kabul edilemez olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, yönetim kayyum atanmasına ilişkin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Talep, şirket müdürü olan davalının müdürlük görevinden azli davasında tedbiren şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan duruşma sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davalının tedbire yönelik itirazının reddine karar verilmiş, bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı şirket evveliyatında “...” ticaret ünvanı adı altında gerçek kişi ticari işletme olarak kurulduğu, daha sonradan tür değişikliği ile “...” ticaret ünvanına sahip sermaye şirketi olduğu, tescil edilen şirket ana sözleşmesinin “Şirketin Temsili” başlıklı 7. maddesinde; "Şirketin işleri ve işlemleri genel kurul tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür. Aksi karar alınıncaya kadar ...müdür olarak seçilmiştir." şeklinde düzenleme yer aldığı, şirketin sonradan ünvan değişikliğine giderek “...” ticaret ünvanına sahip olduğu, unvan değişikliği ve aynı zamanda davalı ... davacı ... pay devri işlemlerinin ticaret siciline tescil edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep edilmiş, İlk derece mahkemesinin 14.10.2022 tarihli tensip tutanağının 5 nolu bendinde; “Şirket müdürünün görev süresinin dolması ve yeni müdürün seçilmemesi nedeniyle yönetim organı boşluğu oluştuğundan şirkete ait bir sonraki Genel Kurul yapılıp yönetici seçilinceye kadar şirketin tüm iş ve işlemlerinde temsil ve icra etmek üzere tedbiren 1 makine mühendisi ...ile bir SMMM ...yönetici kayyum olarak atanmasına, kayyum heyetinin görevinin mahkememizce yapılacak tebliğ ile başlamasına, Kayyum heyeti için aylık 2.500,00 TL x2= 5.000,00 TL ücret takdirine, giderin şirket bünyesinden karşılanmasına, yönetici kayyum heyetinin iş bu davada şirketi temsil edebileceğinden ayrıca bir temsil kayyumu atanmasına yer olmadığına, şirkete yönetici kayyum heyeti atandığına dair kayyumun görev süresinin görevlendirme kararının niteliği ve sınırlarını gösterir şekilde görevlendirmenin resmi kurumlar ve 3. kişiler nezdinde de geçerli olacak şekilde ticaret sicilinde tescil ve ilanına” karar verilmiştir. Bu ihtiyati tedbir ara kararına davalı tarafça itiraz edildiği, mahkemece itirazın reddine karar verildiği, bu ara kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ...E- ...K . Sayılı kararı ile; şirket müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı, şirket hesabında bulunan mevduatı dava dışı firmaya aktarmak suretiyle şirket hesaplarını boşalttığı, genel kurul toplantı çağrısı yapmadığı, davacı ortağa zarar verme kastı ile hareket ettiği iddialarına dayalı olarak şirket müdürlüğü görevinden azil davasında talep edilen tedbir bakımından dosyanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, bu nedenlerle, davacının tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tedbire hükmedilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesininin 25/11/2022 tarihli ara kararının kaldırılarak davalının tedbire itirazının kabulü ile 14/10/2022 tarihli tensip tutanağının 5 nolu bendinde yer alan tedbirin kaldırılmasına "şeklinde karar verildiği anlaşılmıtır. TTK'nın 630/2. maddesine göre de her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Maddenin 3. fıkrasına göre de yöneticinin özen ve bağlılık yüküm ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. TTK'nın 630. maddesinde, azil davası yönünden özel bir geçici hukuki koruma öngörülmediğinden, bu konuda HMK'nın 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır (m. 389/1). Kanun, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Somut olayda; bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda davalı şirketin 2021 ve 2022 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.K'nın ve V.U.K.'nun esaslarına uygun olarak yaptırıldığı, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı, şirket müdürü tarafından 04/10/2022 tarihinde TRN firmasına 69.983,98 TL alacağına karşılık 979.000,00 TL gönderildiği, söz konusu işlem sonucu şirketin oluşan somut bir zararının hesaplanamadığı tespit edilmiş, ek raporda ise, bu para hareketi nedeniyle şirketin oluşan bir zararı olup olmadığının, oluşan bir zarar varsa miktarının hesaplanmasının mümkün olmadığı, zira söz konusu tutarın gönderilmesinden 14 gün sonra 18/10/2022 tarihinde davalı şirket TRN firmasından 793.983,98 TL Alacaklı iken TRN firmasından Garanti Bankası hesabına 1.483.000,00 TL gönderildiğini, söz konusu para hareketlerinin şirket yönetiminin bir tercihi olduğunun görüldüğünü, şirketin banka hesap kayıtlarının, şirketin SGK ve Vergi Dairesine borçlarının olup olmadığına dair bilgilerin dosyaya kazandırılması gerektiği beyan ve mütalaa edilmiştir. Buna göre, mahkemece bilirkişi raporu içeriğine göre davalı müdürün müdürlük yetkisinin tedbiren kaldırılarak, şirkete kayyım atanmasına karar verilmiş ise de, dairemizce verilen kaldırma kararından sonra toplanan delillere ve dosya kapsamında alınan tanık ifadesi ve bilirkişi raporu ve ek raporuna göre şirket müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı, şirket hesabında bulunan mevduatı dava dışı firmaya aktarmak suretiyle şirket hesaplarını boşalttığı, genel kurul toplantı çağrısı yapmadığı, davacı ortağa zarar verme kastı ile hareket ettiği iddialarına dayalı olarak şirket müdürlüğü görevinden azil davasında talep edilen tedbir bakımından dosyanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği değerlendirilmiş, bu suretle mahkemenin tedbir ara kararının isabetsiz olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacının tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tedbire hükmedilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 29/05/2024 tarihli ara kararının kaldırılarak davalının tedbire itirazının kabulü ile 04/04/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; A-Davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; B-Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında verilen 29/05/2024 tarihli Ara Kararının 6100 sayılı HMK. 353/1-b-2 madde gereğince kaldırılmasına, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile, 1-Davalı vekilinin tedbire itirazının kabulü ile Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında verilen 04/04/2024 tarihli ara kararda verilen tedbir kararının kaldırılmasına, 2-Tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin ilgili işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden; 1-İstinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 2-İstinaf incelemesi sırasında yapılan yargılama giderinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 3-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 16/01/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... ... ¸e-imzalıdır

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: e6f7bea3a369e717daa51faead956a24bf8c2d3c93a95b68b997f2be040af5a2

Son alınma: 07.11.2026 16:30 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.