MRHUKUK
Emsal ara
Büro / avukat girişi
Doğrulanmış emsal kaydı · İlk derece mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/214 E., 2025/3 K. — itirazın iptali

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2024/214 · K. 2025/3 · 02.01.2025

Ticaret Hukuku İlk derece mahkemesiKesinleşti İtirazın iptali

Bu bir ilk derece mahkemesi kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

İtirazın iptali talebiyle açılan davada mahkeme davayı kabul etti ve davayı reddetti ve karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada itirazın iptali talep etmiş.

Mahkeme kararında birden fazla sonuç var (davanın kabulü, davanın reddi ve karar verilmesine yer olmadığı); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/214, K. 2025/3, T. 02.01.2025
Talepler
itirazın iptali
Mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 89); 6325 sayılı Kanun (m. 13)
Hüküm
Davanın kabulü, Davanın reddi, Karar verilmesine yer olmadığı — kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
Resmî kaynakta karar kesinleşmiş görünüyor; kanun yolu artık açık değildir.

Yargılama süreci

  1. •
    Bursa 1. Asliye Ticaret MahkemesiDavanın kabulü, Davanın reddi, Karar verilmesine yer olmadığı
    1-)Davanın KABULÜ ile, davalı tarafça Bursa 16.

Uyuşmazlık ve gerekçe

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacının talebi itirazın iptaline ilişkin olup, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, icra müdürlüğü dosyası birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki borca ilişkin taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı tarafça ödeme emri tebliğ edilmeden borcun ödenmesi sebebi ile tarafların birbirlerinden haberdar olmamalarının mümkün olmadığı, davacı tarafın davalı tarafa vekalet ücreti ve icra masrafı yüklemek amacı ile kötü niyetli olarak takip başlattığı, bu sebeple bu miktardan davalının sorumlu olmayacağını belirtmesi karşısında uyuşmazlığın davalı tarafça yapılan ödemenin borcu sonlandırıp sonlandırmadığı, kısmı ödeme olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve davalının davacıya icra takibinden kaynaklı borcu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 89)
  • 6325 sayılı Kanun (m. 13)

Karar metninin tamamı

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024 KARAR NO : 2025 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 02/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; davalı ...Ş., Müvekkil Safir Entegre Hizmetler Yönt. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 135.606.00 TL müvekkiline borçlu olduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmayıncı Bursa 16. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile takip başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenle davalı borçlunun Bursa 16. İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı takibine yapmış olduğu itirazın, borçlu tarafından yapılan 135.606.00 TL ödeme mahsup edildikten ve işlemiş faiz düşüldükten sonra tespit olunacak bakiye tutar bakımından itirazın iptaline ve takibin devamına (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 1000TL ) haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 6100 Sayılı yasanın 329/1 Maddesi uyarınca işbu dava nedeni ile müvekkil şirket tarafından, tarafımıza ödenecek olan 30 000,00 TL Avukatlık ücretinin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; Bursa 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile her ne kadar alacak takibi başlatılmışsa da, ödeme emri henüz tebliğ edilmeden müvekkili şirket tarafından takibe konu borç ödendiğini, vekil ile vekil eden arasındaki ücret ilişkisinin davanın konusu olmadığından ve tavsiye niteliğindeki ücret tarifesine göre vekalet ücreti isteminin hukuki dayanağı ve geçerliliği olmadığı da gözetilerek, davacının bu yöndeki vekalet ücreti isteminin reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ... E numaralı icra takibinin iptaline, vekil ile vekil eden arasındaki ücret ilişkisi işbu davanın konusu olmadığından ve tavsiye niteliğindeki ücret tarifesine göre vekalet ücreti isteminin hukuki dayanağı ve geçerliliği olmadığı da gözetilerek, davacının bu yöndeki vekalet ücreti isteminin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; Bursa 5. Genel İcra Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. İcra Hukukundan Kaynaklı Hesap Uzmanı Bilirkişinin Raporunun Sonuç Kısmı: "Dava konusu Bursa Genel 5. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından; Davacı tarafın 01.12.2023 ve 29.12.2023 tarihinde yapılan ödemelerde öncelikle B.K. 100. Maddesi gereği, faiz, masraf ve vekalet ücretinin düşümü ile son ödeme tarihi olan 29.12.2023 tarihi itibariyle bakiye 18.864,38 TL alacak kalmış olduğu ve bu alacağın tamamının asıl alacak olduğu; Hesaplanmakla, yapmış olduğum inceleme neticesinde görüş ve kanaatimdir" şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE; Davacının talebi itirazın iptaline ilişkin olup, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, icra müdürlüğü dosyası birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki borca ilişkin taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı tarafça ödeme emri tebliğ edilmeden borcun ödenmesi sebebi ile tarafların birbirlerinden haberdar olmamalarının mümkün olmadığı, davacı tarafın davalı tarafa vekalet ücreti ve icra masrafı yüklemek amacı ile kötü niyetli olarak takip başlattığı, bu sebeple bu miktardan davalının sorumlu olmayacağını belirtmesi karşısında uyuşmazlığın davalı tarafça yapılan ödemenin borcu sonlandırıp sonlandırmadığı, kısmı ödeme olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve davalının davacıya icra takibinden kaynaklı borcu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Benzer mahiyette bir uyuşmazlık ile ilgili Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/895 E, 2022/1288 K sayılı ilamında ''... 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nın 89'ncu maddesi gereğince, para borçları ödeme zamanındaki alacaklı yerleşim yerinde ifa edilir. Yani para borcu götürülecek borçlardan olduğundan, alacaklıya bizzat ya da bildirdiği yere götürülerek ödenerek sonlandırılabilir. 6098 sayılı TBK'nun 100. (Eski 818 sayılı BK 84. ) maddesinde, ''Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir'' hükmü yer almaktadır. Bu durumda, banka hesap numarasına yapılan ödemeden takipten sonra alacaklının yada vekilinin haberdar edildiği ispatlanamadığından ve alacaklının her gün ve saatte banka hesabını denetlemesi hayatın olağan akışı içinde mümkün bulunmadığından dolayı bu ödemenin kısmi ödeme olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece takip günü yapılan ödemenin takipten önce yapılan ödeme olarak kabul edilemeyeceği ve alacaklının takipte haklı olduğu gözetilerek, takip tarihi itibarıyla tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağı kabul edilerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken, ödeme emrinin tebliğinden önce ödeme yapıldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmekle Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi kabul edilerek mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerekmiştir. '' şekli ile değerlendirme yapılmış olup, somut duruma bakıldığında para borcunun götürülecek borçlardan olduğu, bu borcun ödenmesinden sonra davalı tarafça davacı tarafın haberdar edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, bu hususun davalı tarafça ispatlanamadığı, bu sebeple davalı tarafça yapılan ödemenin mahkememizce kısmı ödeme olarak değerlendirildiği, yapılan kısmi ödeme sonrasında bakiye kalan kısmın hesaplanmasında 21/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafça yapılan kısmi ödemeden sonra davacı tarafın 18.864,38 TL bakiye alacağının kaldığının belirtildiği, mahkememizce bilirkişi raporunun usule ve yasaya uygun görüldüğü değerlendirilmiş olup, itirazın iptali talebi yönünden bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi var ise de, davacının alacak miktarının net ve belirlenebilir bir miktar olmadığı ve alacak miktarının net olarak belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği ve alacağın açıklanan nedenlerle likit olmadığı değerlendirilmekle bu talep yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile, davalı tarafça Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 18.864,38 TL'lik kısmı yönünden devamına, 2-) Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-)Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 1.288,62 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç ve 306,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 555,02 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 306,00 TL ıslah harcı ve 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 202,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 4.363,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13/2 hükmüne göre hesaplanan 18.864,38 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 8-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: 794feb1ed161319f749168b9bc2a30fa1424fabbc047e54821693bcd29384d8d

Son alınma: 30.10.2026 17:18 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 30.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış itirazın iptali kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.