Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/718 E., 2025/41 K. — alacak
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2021/718 · K. 2025/41 · 15.01.2025
Ticaret Hukukuİlk derece mahkemesiKesinleşti
Bu bir ilk derece mahkemesi kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Alacak talebiyle açılan davada mahkeme davayı reddetti ve karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada alacak talep etmiş.
Davacı tarafın anlatımı özetle:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 08/07/2013 tarihinde ... inşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesi işinin ahşap kalıp işleri ile yine 08/07/2013 tarihli .... işlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme şartlarının yerine getirildiği ve sözleşmelerde belirtilen işlerin yapılması için işçiler tedarik edildiğini, ancak sözleşmelerin davalı ta…
Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle mahkemenin yetkisine itiraz etmiş. Savunmanın özü:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacının müvekkili şirkette işçi olduğunu, 12/07/2013 tarihinde işe başladığını, 02/08/2013 tarihinde işten ayrıldığını, bu tarihler arasındaki döneme ilişkin işçilik alacaklarının davalıya ödendiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararında birden fazla sonuç var (davanın reddi ve karar verilmesine yer olmadığı); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.
Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.
§Avukat için özet
Künye
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/718, K. 2025/41, T. 15.01.2025
Talepler
alacak
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacının müvekkili şirkette işçi olduğunu, 12/07/2013 tarihinde işe başladığını, 02/08/2013 tarihinde işten ayrıldığını, bu tarihler arasındaki döneme ilişkin işçilik alacaklarının davalıya ödendiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mevzuat
6098 sayılı Borçlar Kanunu (m. 40)
Hüküm
Davanın reddi, Karar verilmesine yer olmadığı — kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
Resmî kaynakta karar kesinleşmiş görünüyor; kanun yolu artık açık değildir.
→Yargılama süreci
•
Ankara 5. Asliye Ticaret MahkemesiDavanın reddi, Karar verilmesine yer olmadığı
1-Davanın REDDİNE,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 08/07/2013 tarihinde ... inşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesi işinin ahşap kalıp işleri ile yine 08/07/2013 tarihli .... işlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme şartlarının yerine getirildiği ve sözleşmelerde belirtilen işlerin yapılması için işçiler tedarik edildiğini, ancak sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak 07/08/2013 tarihinde feshedildiğini, müvekkili tarafından davalıya 12/11/2013 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek 60.423,00 TL alacağın ödenmesinin talep edildiğini, davalının cevabi ihtarname ile akdi ilişkiyi inkar ettiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya tekrar bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, 03/04/2024 Tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı ... ... ... arasında 08/07/2013 tarihinde düzenlenen iki ayrı sözleşmede; ...işlerinin yapılması konusunda, davacının tedarikçi, işverenin davalı şirket olduğu, davalı şirket adına şantiye şefi ünvanı ile ...ın imzaladığı, davacı ... ...nın 12/07/2013 - 02/08/2013 döneminde, ...ın ise 18/04/2013-02/09/2013 döneminde davalı şirkette işçi olarak çalıştıkları, .... Ştinde; şirket müdürü olan... 10(on) yıl süre ile şirket ünvanı altında atacağı münferit imzası ile en geniş şekilde her alanda temsil ve ilzama yetkili olduğunun belirtildiği, davalı şirket adına, söz konusu sözleşmeleri 08/07/2013 tarihinde şantiye şefi olarak imzalayan ...ın, şirketi temsil ve ilzama yönelik belge ile şirketi temsil ederek yaptığı işler veya şirket adına yapılmış işler için verilmiş bir icazete ya da adı geçen ...ın davalı şirket namına yapmış olduğu başkaca işlerin kaydına ilişkin dosya kapsamında ve mahallinde yapılan incelemede herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı gibi taraflarca da ... tarafından davalı şirket namına yapılmış herhangi bir iş ya da işlem kaydına yönelik bir belge ibrazında bulunulmadığı, davacı ile davalı şirket arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmede, "..." olarak imzası bulunan ...ın, davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, keza davalı şirket namına yapmış olduğu herhangi bir iş ve işlem kaydına rastlanılmadığından, davaya konu edilen sözleşmeye dayalı olarak, davacının alacağından söz edilemeyeceğinin değerlendirildiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Atıf yapılan mevzuat
6098 sayılı Borçlar Kanunu (m. 40)
¶Karar metninin tamamı
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/718 Esas
KARAR NO : 2025/41
..
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2015
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 08/07/2013 tarihinde ... inşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesi işinin ahşap kalıp işleri ile yine 08/07/2013 tarihli .... işlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme şartlarının yerine getirildiği ve sözleşmelerde belirtilen işlerin yapılması için işçiler tedarik edildiğini, ancak sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak 07/08/2013 tarihinde feshedildiğini, müvekkili tarafından davalıya 12/11/2013 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek 60.423,00 TL alacağın ödenmesinin talep edildiğini, davalının cevabi ihtarname ile akdi ilişkiyi inkar ettiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacının müvekkili şirkette işçi olduğunu, 12/07/2013 tarihinde işe başladığını, 02/08/2013 tarihinde işten ayrıldığını, bu tarihler arasındaki döneme ilişkin işçilik alacaklarının davalıya ödendiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı ..., davalı ....ile arasında 08/07/2013 tarihli iki ayrı yazılı sözleşme bulunduğunu, ancak sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak 07/08/2013 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek, hak kazandığını ileri sürdüğü iş bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı ..., davacı tarafından sunulan sözleşmenin şantiye şefi tarafından imzalandığını, bu kişinin imzasının şirketi bağlamayacağını, davacının bir süre şirkette işçi olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının da ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine ... karar sayılı ve 29/09/2021 tarihli ilamı ile kaldırma kararı verilmiş, yargılamaya devam olunmuştur.
Kaldırma ilamı doğrultusunda sözleşmede imzası bulunan şantiye şefi ... tanık olarak dinlenmiştir.
Tanık ... 07/02/2024 tarihli duruşmada ; "... mühendisi olarak çalışmıştım, resmi olarak şirketin temsilcisi değildim, biz inşaat mühendisi olarak inşaatın başında dururuz, teknik sorumluyuz, inşaatın devam edebilmesi için gerekli evrak işlerinde şirketi temsil edecek noktalara imza attığımız olur, bu hususta işveren tarafından sözlü olarak talimat verilir, noter vasıtası ile verilen bir yetki yoktur, bana göstermiş olduğunuz evraklardaki imza bana aittir, söz konusu imzalar iş verenin bilgisi dahilinde prosedür tamamlansın diye atılmıştır, söz konusu imzalar şirket nam ve hesabına tarafımca atılmıştır, iş verenin bilgisi dahilinde yukarıda da anlattığım üzere başka belgelere ve sözleşmelere de imza atmışlığım vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... 25/09/2024 tarihli duruşmada ; "Taşeron olarak patronum anlaştığı insanlar şantiyelerde çok basit sözleşmeler düzenleyerek imza attığım olmuş olabilir, patronum da aslında bu imzaları atabilir ancak bize yönlendiriyordu, aradan çok uzun zaman geçtiği için hangi evraklara imza atmış olduğumu hatırlamam mümkün değildir "şeklinde beyanda bulunmuştur.
..., iş sahibi idare ile davalı arasındaki yapılan hakedişler ve yazışmalar celp edilmiştir. Yine ilgili idareden ihale evrakları incelenerek dava dışı ...'ın davalı nam ve hesabına atılı imzasının bulunup bulunmadığı sorulmuştur.
Dosya bilirkişilere tevdi olunmuş 23/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacı ... ... işlerinin yapılması hususlarına yönelik iki ayrı sözleşmede davacının tedarikçi olarak, davalının ise işveren olarak kayıtlandığı, her iki sözleşmenin de davalı şirket adına şantiye şefi unvanı ile dava dışı ... tarafından imzalandığı, davacı .....’nın 12.07.2013-02.08.2013 tarihleri arasında dava dışı ...’ın ise 18.04.2013-02.09.2013 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde işçi olarak çalıştıkları, ... 07.09.2012 tarihli ve 8148 sayısında tescil ve ilan olunan ... ilk 10(on) yıl süre ile şirket ünvanı altında atacağı münferit imzası ile en geniş şekilde her alanda temsil ve ilzama yetkili olduğunun belirtildiği, davalı şirket adına, söz konusu sözleşmeleri 08.07.2013 tarihinde şantiye şefi olarak imzalayan ...’ın, şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, inceleme sırasında da bu hususa ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, ...’ın, şirketi temsilen şirket namına yapmış olduğu işlem kaydına ya da yapmış olduğu işlemlere yönelik verilmiş icazete ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, kanaatine varılmıştır.
Dosya tekrar bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, 03/04/2024 Tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı ... ... ... arasında 08/07/2013 tarihinde düzenlenen iki ayrı sözleşmede; ...işlerinin yapılması konusunda, davacının tedarikçi, işverenin davalı şirket olduğu, davalı şirket adına şantiye şefi ünvanı ile ...ın imzaladığı, davacı ... ...nın 12/07/2013 - 02/08/2013 döneminde, ...ın ise 18/04/2013-02/09/2013 döneminde davalı şirkette işçi olarak çalıştıkları, .... Ştinde; şirket müdürü olan... 10(on) yıl süre ile şirket ünvanı altında atacağı münferit imzası ile en geniş şekilde her alanda temsil ve ilzama yetkili olduğunun belirtildiği, davalı şirket adına, söz konusu sözleşmeleri 08/07/2013 tarihinde şantiye şefi olarak imzalayan ...ın, şirketi temsil ve ilzama yönelik belge ile şirketi temsil ederek yaptığı işler veya şirket adına yapılmış işler için verilmiş bir icazete ya da adı geçen ...ın davalı şirket namına yapmış olduğu başkaca işlerin kaydına ilişkin dosya kapsamında ve mahallinde yapılan incelemede herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı gibi taraflarca da ... tarafından davalı şirket namına yapılmış herhangi bir iş ya da işlem kaydına yönelik bir belge ibrazında bulunulmadığı, davacı ile davalı şirket arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmede, "..." olarak imzası bulunan ...ın, davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, keza davalı şirket namına yapmış olduğu herhangi bir iş ve işlem kaydına rastlanılmadığından, davaya konu edilen sözleşmeye dayalı olarak, davacının alacağından söz edilemeyeceğinin değerlendirildiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişilerden alınan 14/11/2024 tarihli 2. Ek raporda; Tanık olarak dinlenen ... her ne kadar
07.02.2024 tarihli celsede kendisine gösterilen evraklardaki imzaların kendisine ait
olduğunu, söz konusu imzaların işverenin bilgisi dahilinde prosedürün
tamamlanması için atıldığını beyan etmiş ise de, 25.09.2024 tarihli celsede aradan
çok uzun zaman geçmiş olduğu için hangi evraklara imza atmış olduğunu
hatırlamasının mümkün olmadığını beyan ettiği,
... ilamı doğrultusunda
...’ın davalı şirketi borç altına sokan işlem yapıp yapmadığı, yaptığı
borç doğuran diğer işlemlere icazet verilip verilmediği hususlarında somut bir tespit
yapılamadığı,
Kök raporda belirtildiği üzere ...’ın, şirketi temsilen yaptığı iş ve
işlemlerin olup olmadığına, davalı şirket namına başka işlemler yapıp yapmadığının
ve yapmış ise yapılan işlemlere icazet verilip verilmediğinin dair somut belgenin
dosyada bulunmadığı, inceleme sırasında da bu yönde belge ibrazında da
bulunulmadığı,
davalı şirketin de ... tarafından yapılan
işlemlere icazet verildiği yönünde hüküm kurulması ihtimaline göre davacının
uğradığı zararın tespiti yönünde, söz konusu sözleşmelerde belirtilen işlerle ilgili
olarak yapılan masraflara dair; fatura, makbuz ve hakediş gibi belgelerin ibraz
edilmediğinden, bu haliyle hesaplama yapılamadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan eser sözlemesi kapsamında alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından sunulan 08/07/2013 tarihli tedarikçi sözleşmelerinde tedarikçi olarak davacının isim ve imzasının bulunduğu, işveren olarak davalı şirketin adının yazılı olduğu ve ...-... isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya hitaben gönderilen 12/11/2013 tarihli ihtarnamede özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı olarak 60.423,00 TL alacağın ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı tarafından davacıya hitaben gönderilen 21/11/2013 tarihli cevabi ihtarnamede özetle; taraflar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığı, bu nedenle sözleşmenin feshinin de söz konusu olmadığı, davacının davalı şirkette 12/07/2013-02/08/2013 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığı, belirtilen döneme ait işçilik alacaklarının ödendiği, borcun bulunmadığı yönünden beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı şirketin yetkililerini gösterir kayıtlar ticaret sicil müdürlüğünden celp edilmiş, gelen yazı cevabına göre davalı şirketi temsile yetkili kişiler arasında sözleşmede imzası bulunan ...'ın bulunmadığı görülmüştür.
Davalı işçilerini gösterir kayıtlar ... celp edilmiş, gelen yazı cevabına göre davacının davalı işyerinde 12/07/2013-02/08/2013 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığı, sözleşmede imzası bulunan ...'ın da davalı işçileri arasında bulunduğu görülmüştür.
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taraflar arasında imzalandığı iddia olunan eser sözleşmelerine istinaden alacak talebinde bulunduğu, davalının akdi ilişkiyi ve sözleşmedeki imzayı inkar ettiği, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, davacının akdi ilişkiyi ve sözleşme konusu işi yaptığını ispat etmesi gerektiği, sözleşmede davalı adına imzası bulunan şantiye şefi ...'ın davalı şirketi temsile yetkili olmadığı, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 40. maddesinde yetkili bir temsilci tarafından diğer bir kimse ile yapılan sözleşmeden doğan alacak ve borçların o kimseye ait olacağının düzenlendiği, buna göre sözleşmeyi imzalayanın yetkili olmaması halinde sözleşmeden şahsen sorumlu olduğu, aynı kanunun devam eden 46. maddesinde de bir kimsenin yetkili olmadığı halde başkası adına hukuki işlem yapması halinde temsil edilen kişi icazet vermedikçe alacaklı veya borçlu olmayacağının belirtildiği, temsilci yetkisiz olsa dahi temsil olunanın sonradan icazet vermesi ya da kendi adına yapılan hukuki işlemi benimsemesi halinde baştan itibaren hukuki işlemin geçerli olduğu ve temsil olunanı bağlayacağı, somut şantiye şefi ... ifadesinde dava konusu sözleşmedeki imzanın işverenin bilgisi dahilinde atıldığını belirtmiş ise de başka belgelerde imzasının bulunup bulunmadığının sorulduğunda başka belgelere de imza attığını ancak bu belgeleri hatırlayamadığını beyan etmesi, bu haliyle dava dışı ...'ın başka belgelerde imzasının bulunup bulunmadığınını, yapılan işlemlere davalının icazet verip vermediğinin denetlenemediği, yine bilirkişi raporunda davalı şirket adına, söz konusu sözleşmeleri 08/07/2013 tarihinde şantiye şefi olarak imzalayan ...ın, şirketi temsil ve ilzama yönelik belge ile şirketi temsil ederek yaptığı işler veya şirket adına yapılmış işler için verilmiş bir icazete ya da adı geçen ...ın davalı şirket namına yapmış olduğu başkaca işlerin kaydına ilişkin dosya kapsamında ve mahallinde yapılan incelemede herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığı gibi taraflarca da ... tarafından davalı şirket namına yapılmış herhangi bir iş ya da işlem kaydına yönelik bir belge ibrazında bulunulmadığının tespit edildiği, olayda yetkisiz kişinin imzaladığı sözleşmeye davalının onay verdiğine ilişkin delil sunulmadığı gibi davacının sözleşme kapsamında işi yaptığını da ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 587,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Son alınma: 07.11.2026 13:26 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.