Doğrulanmış emsal kaydı · İlk derece mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/740 E., 2025/17 K. — itirazın iptali

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2024/740 · K. 2025/17 · 13.01.2025

Ticaret Hukuku İlk derece mahkemesiKesinleşti İtirazın iptali

Bu bir ilk derece mahkemesi kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

İtirazın iptali talebiyle açılan davada mahkeme davayı usulden reddetti ve davanın açılmamış sayılmasına karar verdi.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada itirazın iptali talep etmiş.

Davacı tarafın anlatımı özetle:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı aleyhine borç olarak verilen paranın ödemesinin gerçekleştirilmemesinin üzerine .... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından dosyaya itiraz edilerek takip durdurulduğunu, takibin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı şirket tarafından, müvekkili ...'tan borç olarak para alındığını ve…

Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkeme ”...” olduğunu, dava konusu alacak ile ilgili müvekillerinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının bunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, dosyaya sunmuş olduğu tediye fişlerinde isimleri yazılı olan, imzaları…

Mahkeme kararında birden fazla sonuç var (davanın usulden reddi ve davanın açılmamış sayılması); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/740, K. 2025/17, T. 13.01.2025
Talepler
itirazın iptali
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkeme ”...” olduğunu, dava konusu alacak ile ilgili müvekillerinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının bunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, dosyaya sunmuş olduğu tediye fişlerinde isimleri yazılı olan, imzaları…
Mevzuat
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 4/1); 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 386/1, 392)
Hüküm
Davanın usulden reddi, Davanın açılmamış sayılması — kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
Resmî kaynakta karar kesinleşmiş görünüyor; kanun yolu artık açık değildir.

Yargılama süreci

  1. •
    Ankara 3. Asliye Ticaret MahkemesiDavanın usulden reddi, Davanın açılmamış sayılması
    1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,

Uyuşmazlık ve gerekçe

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı aleyhine borç olarak verilen paranın ödemesinin gerçekleştirilmemesinin üzerine .... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından dosyaya itiraz edilerek takip durdurulduğunu, takibin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı şirket tarafından, müvekkili ...'tan borç olarak para alındığını ve bu borç karşılığında da ... E. Sayılı dosyasına sunmuş oldukları ödeme emrinde borçlu şirket adına alacaklı tarafından borç olarak verildiğini gösterir tediye makbuzu yer aldığını, taraflarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde davalı/borçlu borca itiraz ederek ödemekten kaçınmaya çalıştığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, haksız olan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkeme ”...” olduğunu, dava konusu alacak ile ilgili müvekillerinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının bunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, dosyaya sunmuş olduğu tediye fişlerinde isimleri yazılı olan, imzaları yer alan kişilere değil de müvekkili aleyhine alacak takibine girişilmiş olması davacının var ise bu alacağın kolay tahsili amacıyla hareket ettiğini gösterdiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 4/1)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 386/1, 392)

Karar metninin tamamı

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/740 KARAR NO : 2025/17 ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı aleyhine borç olarak verilen paranın ödemesinin gerçekleştirilmemesinin üzerine .... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından dosyaya itiraz edilerek takip durdurulduğunu, takibin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı şirket tarafından, müvekkili ...'tan borç olarak para alındığını ve bu borç karşılığında da ... E. Sayılı dosyasına sunmuş oldukları ödeme emrinde borçlu şirket adına alacaklı tarafından borç olarak verildiğini gösterir tediye makbuzu yer aldığını, taraflarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde davalı/borçlu borca itiraz ederek ödemekten kaçınmaya çalıştığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, haksız olan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkeme ”...” olduğunu, dava konusu alacak ile ilgili müvekillerinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının bunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, dosyaya sunmuş olduğu tediye fişlerinde isimleri yazılı olan, imzaları yer alan kişilere değil de müvekkili aleyhine alacak takibine girişilmiş olması davacının var ise bu alacağın kolay tahsili amacıyla hareket ettiğini gösterdiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -18/09/2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -.... E, sayılı takip dosyası, -Tediye makbuzları, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 69.000,00-TL asıl alacak ve 26.943,12-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 95.943,12-TL'sının tahsili için .... E sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini. bildirmiştir. Dava, ödünç verme işleminden kaynaklanan alacağın ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde sayılan davalar ve bazı özel kanunlarda belirlenmiş olan davalar (Kooperatifler Kanununun 99.; İcra ve İflas Kanununun 154.; Finansal Kiralama Kanununun 31.; Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi) (mutlak ticari davalar), her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan işlerden kaynaklanan davalar (nispi ticari davalar) ile yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalar (üçüncü grup ticari davalar) ticari dava olarak kabul edilmektedir ve bu davalarda ...Mahkemeleri görevlidir. Dosya kapsamına sunulan belgelerden davacının gerçek kişi ve davacının işçisi olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan tediye makbuz örnekleri incelenmesinde; 18/05/2021 tarihli 12 sıra nolu tediye makbuzunda "...'tan alındı" "Borç olarak alındı" açıklaması yazılmak suretiyle 10.000,00 TL - ödemeyi alan ..." olduğu, 05/06/202 tarihli tediye makbuzunda ödemeyi "... tarafından" 59.000,00 TL - ödendiği ve ödemeyi alan "...." olduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Tüketim Ödüncü başlıklı 386/1. maddesi "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü içermektedir. Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davacının gerçek kişi oldukları, tacir olmadığı, davacı vekilinin 13/01/2025 tarihli duruşmadaki beyanında göre davacının davalı şirketin çalışanı olduğu, dosya kapsamına sunulan tediye makbuzlarına göre taraflar arasındaki para gönderme işleminin ticari nitelikte bulunmadığı, dava konusu edilen para gönderme işleminin ticari nitelikte işlemler arasında sayılmadığı, davanın konusunu oluşturan Tüketim Ödüncü Sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 386 ila 392. maddeleri arasında düzenlendiği ve yukarıda sayılan ticari davalar arasında yer almadığı, bu hali ile uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gereken davalardan olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (...). HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ... olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 13.01.2025 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: 7253d5d3222b660b6ecd878ac5936c8031df9854928db7df6210a71239b8a5fb

Son alınma: 04.11.2026 23:02 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 04.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış itirazın iptali kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.