Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/15058 E., 2025/326 K. — alacak
Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/15058 · K. 2025/326 · 13.01.2025
İş HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Alacak talebiyle açılan davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: davacının alacaklarının bozma ilâmında belirtildiği şekilde hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada alacak talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: davacının alacaklarının bozma ilâmında belirtildiği şekilde hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/15058, K. 2025/326, T. 13.01.2025
Yargılama yolu
Temyiz eden: davacı
Talepler
alacak
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık
davacının alacaklarının bozma ilâmında belirtildiği şekilde hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (m. 428)
Gerekçe özü
“Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının alacaklarının bozma ilâmında belirtildiği şekilde hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir.”
“Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.”
“Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
✓
Yargıtay 9. Hukuk DairesiOnama
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı sorudavacının alacaklarının bozma ilâmında belirtildiği şekilde hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir.
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının alacaklarının bozma ilâmında belirtildiği şekilde hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
d. Aynı dilekçelerle oluşturdukları bir kısım davalarda harç tamamlama miktarları üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini beyan etmektedir. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının alacaklarının bozma ilâmında belirtildiği şekilde hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Mahkemenin 25.04.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, açılan davanın belirsiz alacak davası türlerinden kısmi eda külli tespit davası niteliğinde olduğu, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmemesi gerektiği, bozma sonrası ıslah olmayacağından Mahkemece anılan dilekçeye itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu, dava dilekçesinde talep edilenin tahsiline karar verilerek kalan miktarın ise tespiti ile yetinilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (m. 428)
¶Karar metninin tamamı
9. Hukuk Dairesi 2024/15058 E. , 2025/326 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/89 E., 2018/313 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Tes-İş Sendikasına üye olarak toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığını, sendika üyesi olmadan önce günlük aldığı yevmiyenin toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlamasını takiben düştüğünü belirterek fark ücret, ikramiye, ilave tediye, iş (güçlüğü) riski tazminatı, bakım tazminatı, vardiya tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.04.2017 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesi ile kararlaştırılan temel ücretinin toplu iş sözleşmesi ile düşürüldüğü, bu durumun 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun 6.maddesi uyarınca işçi lehine şart ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinin konu kısmında dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirildiğinden 29.02.2016 tarihli dilekçenin talep arttırım olarak nitelendirildiği, belirsiz alacak davasında Yargıtay bozma ilâmından sonra talep arttırım yapılabileceğinin kabul edildiği, kabul edilen alacaklar yönünden davacı vekilinin 29.02.2016 tarihli dilekçesindeki talep miktarları ile bağlı kalınarak karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 25.04.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, açılan davanın belirsiz alacak davası türlerinden kısmi eda külli tespit davası niteliğinde olduğu, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmemesi gerektiği, bozma sonrası ıslah olmayacağından Mahkemece anılan dilekçeye itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu, dava dilekçesinde talep edilenin tahsiline karar verilerek kalan miktarın ise tespiti ile yetinilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmi eda külli tespit davası niteliğinde olduğu, sonradan miktarın arttırılmasının ıslah niteliğinde olduğu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararına göre Yargıtay bozma ilâmından sonra yapılan ıslaha değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını,
b. Harç tamamlama işlemi ıslah kabul edilerek Yargıtay kararı sonrası ıslah yapılamayacağından bahisle dava dilekçesinde talep edilen miktarlar üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu,
c. Davanın bilirkişi raporundaki hesaplara göre kabulü gerektiğini,
d. Aynı dilekçelerle oluşturdukları bir kısım davalarda harç tamamlama miktarları üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının alacaklarının bozma ilâmında belirtildiği şekilde hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 03.11.2026 13:53 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 03.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.