Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/14501 E., 2025/87 K. — alacak
Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/14501 · K. 2025/87 · 08.01.2025
İş HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Alacak talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: davacının işe girerken belirlenen ücret derecesinin tespiti ile buna bağlı olarak fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada alacak talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuş.
İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davalı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: zamanaşımı def’inin değerlendirilmediğini, davacının 01.03.2011 tarihinden sonra işe başladığını ve protokol kapsamına girmediğini, bu nedenle ücret derecesi intibakı talep etme hakkının bulunmadığını ve faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: davacının işe girerken belirlenen ücret derecesinin tespiti ile buna bağlı olarak fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görül…
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/14501, K. 2025/87, T. 08.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davalı
Talepler
alacak
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, toplu iş sözleşmesinin 37. maddesi gereği endüstri meslek lisesi, teknik lise, lise ve dengi okul mezunu olan işçinin 9. dereceden işe başlatılacağının düzenlendiğini, toplu iş sözleşmesinin 38. maddesi gereği teknik lise ve dengi okul mezunlarının mesleğinde en az 3 yıl, endüstri meslek lisesi mezunlarının ise 4 yıl çalışması durumund…
Temyiz sebepleri
1. Zamanaşımı def’inin değerlendirilmediğini,
2. Davacının 01.03.2011 tarihinden sonra işe başladığını ve protokol kapsamına girmediğini, bu nedenle ücret derecesi intibakı talep etme hakkının bulunmadığını,
3. Faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini,
4. Davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını beyan etmiştir.
Uyuşmazlık
davacının işe girerken belirlenen ücret derecesinin tespiti ile buna bağlı olarak fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
Gerekçe özü
“Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işe girerken belirlenen ücret derecesinin tespiti ile buna bağlı olarak fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.”
“Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.”
“Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görül…”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararı ile davacının, davacının meslek lisesi mezunu olduğu ve davalı işyerinde işe başlamadan önce kendi işinde çalıştığı, buna göre toplu iş sözleşmesinin 38. maddesi gereği davacının 13. ücret derecesinden işe başlatılması gerekirken hatalı olarak 9. derece ücretten işe başlatıldığı, davacının alacaklarının eksik ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının endüstri meslek lisesi mezunu olduğu, davalıya ait işyerinde işe başlamadan önce çalışmasının bulunduğu, bu nedenle toplu iş sözleşmesinin 38. maddesine göre davacının kadro…
✓
Yargıtay 9. Hukuk DairesiOnama
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı sorudavacının işe girerken belirlenen ücret derecesinin tespiti ile buna bağlı olarak fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işe girerken belirlenen ücret derecesinin tespiti ile buna bağlı olarak fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görül…
2. Davacının 01.03.2011 tarihinden sonra işe başladığını ve protokol kapsamına girmediğini, bu nedenle ücret derecesi intibakı talep etme hakkının bulunmadığını, 3. Faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, 4. Davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını beyan etmiştir. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işe girerken belirlenen ücret derecesinin tespiti ile buna bağlı olarak fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararı ile davacının, davacının meslek lisesi mezunu olduğu ve davalı işyerinde işe başlamadan önce kendi işinde çalıştığı, buna göre toplu iş sözleşmesinin 38. maddesi gereği davacının 13. ücret derecesinden işe başlatılması gerekirken hatalı olarak 9. derece ücretten işe başlatıldığı, davacının alacaklarının eksik ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
¶Karar metninin tamamı
9. Hukuk Dairesi 2024/14501 E. , 2025/87 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/234 E., 2024/438 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Millî Savunma Bakanlığına bağlı işyerinde çalıştığını, işe girmeden önce değişik şirketler nezdinde çalışmasının bulunduğunu, kendisinin bu çalışmalarının dikkate alınarak yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin 38 inci maddesi gereğince 13. ücret derecesinden işe başlatılması gerekirken, bu durum dikkate alınmadan daha düşük ücret derecesinden işe başlatıldığını, bu nedenle tüm özlük haklarının hatalı ve eksik ödendiğini ileri sürerek işe başlangıç ücret derecesinin tespiti ile fark ücret, ikramiye ve ilave tediye ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, toplu iş sözleşmesinin 37. maddesi gereği endüstri meslek lisesi, teknik lise, lise ve dengi okul mezunu olan işçinin 9. dereceden işe başlatılacağının düzenlendiğini, toplu iş sözleşmesinin 38. maddesi gereği teknik lise ve dengi okul mezunlarının mesleğinde en az 3 yıl, endüstri meslek lisesi mezunlarının ise 4 yıl çalışması durumunda 13. dereceden işe başlatılacağının düzenlendiğini, davacının 9. dereceden işe başlatıldığını, 21.02.2011 tarihinde Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası ile ek protokol imzalandığını, 01.03.2011 tarihinden önce işe alınan ve kademesi hatalı belirlenmiş olan işçilerin kademelerinin düzeltildiğini, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararı ile davacının, davacının meslek lisesi mezunu olduğu ve davalı işyerinde işe başlamadan önce kendi işinde çalıştığı, buna göre toplu iş sözleşmesinin 38. maddesi gereği davacının 13. ücret derecesinden işe başlatılması gerekirken hatalı olarak 9. derece ücretten işe başlatıldığı, davacının alacaklarının eksik ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının endüstri meslek lisesi mezunu olduğu, davalıya ait işyerinde işe başlamadan önce çalışmasının bulunduğu, bu nedenle toplu iş sözleşmesinin 38. maddesine göre davacının kadro derecesinin belirlenmesinin ve buna bağlı fark alacaklarının hesaplanarak hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, hükümde zamanaşımı def'inin dikkate alındığı, hükmedilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin doğru olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer itirazlarının reddi ile davacının toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesinde belirtildiği şekilde çalışıp çalışmadığı hususunun tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak ve endüstri mühendisinden alınan rapor dikkate alınarak davacının toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesinde belirtilen en az 4 yıl çalışmış olmak şartının karşılandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zamanaşımı def’inin değerlendirilmediğini,
2. Davacının 01.03.2011 tarihinden sonra işe başladığını ve protokol kapsamına girmediğini, bu nedenle ücret derecesi intibakı talep etme hakkının bulunmadığını,
3. Faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini,
4. Davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işe girerken belirlenen ücret derecesinin tespiti ile buna bağlı olarak fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Millî Savunma Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 05:27 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.