Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş. Yargıtay temyiz istemini reddetti ve kararı onadı; incelenen temel soru: davacının prim alacağına hak kazanıp hak kazanmadığına ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuş ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiş.
İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: dava dosyasına sunulan iş sözleşmesinin 3. maddesinde, davacıya ücret+%5 gelir üzerinden prim ödeneceğinin düzenlendiğini, davacının patron olarak bildiği kişinin teklifini kabul ettiğini ve yazıya dökerek imzasını aldığını, sektörde ismi çok bilinmiş bir kişinin, yalnızca ücretle… ve davacı tanığı B.H'nin, davacının primle çalıştığını beyan ettiğini.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: davacının prim alacağına hak kazanıp hak kazanmadığına ilişkindir.
Yargıtay kararında birden fazla sonuç var (temyiz isteminin reddi ve onama); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı velilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12133, K. 2025/133, T. 09.01.2025
Suç
Görevi kötüye kullanmak
İlgili mahkemeler
İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi · Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesi · İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: kısmen kabul · Temyiz eden: davacı
Talepler
kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının davalı Şirket nezdinde işletme müdürü olarak görev yaparken bazı müşterilerin uyarılarda bulunması üzerine yapılan araştırmalar sonucunda 30.11.2012 tarihi itibarıyla davacının 124.870,51 TL’lik kasa açığı oluşturduğunun tespit edildiğini, Şirket kasasından, Şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı olmadan para çektiği ve kendi ihtiyaçları…
Temyiz sebepleri
1. Dava dosyasına sunulan iş sözleşmesinin 3. maddesinde, davacıya ücret+%5 gelir üzerinden prim ödeneceğinin düzenlendiğini,
2. Davacının patron olarak bildiği kişinin teklifini kabul ettiğini ve yazıya dökerek imzasını aldığını, sektörde ismi çok bilinmiş bir kişinin, yalnızca ücretle çalışacağını düşünmenin mümkün olmadığını, kasa föylerinde açık bir şekilde "Prim ödemesi" yazan ibarenin ders ücreti olarak alınmasının müm…
4. Davacının, prim alacağı konusunda bir daire verileceği vaadiyle aldatıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık
davacının prim alacağına hak kazanıp hak kazanmadığına ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı velilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Temyiz isteminin reddi, Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kısmen kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
✓
Yargıtay 9. Hukuk DairesiOnama, Temyiz isteminin reddi
Yargıtay'ın cevapladığı sorudavacının prim alacağına hak kazanıp hak kazanmadığına ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı velilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davacı tanığı B.H'nin, davacının primle çalıştığını beyan ettiğini, 4. Davacının, prim alacağı konusunda bir daire verileceği vaadiyle aldatıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, davacının prim alacağına hak kazanıp hak kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. 1. Dava dosyasına sunulan iş sözleşmesinin 3. maddesinde, davacıya ücret+%5 gelir üzerinden prim ödeneceğinin düzenlendiğini, 2. Davacının patron olarak bildiği kişinin teklifini kabul ettiğini ve yazıya dökerek imzasını aldığını, sektörde ismi çok bilinmiş bir kişinin, yalnızca ücretle çalışacağını düşünmenin mümkün olmadığını, kasa föylerinde açık bir şekilde "Prim ödemesi" yazan ibarenin ders ücreti olarak alınmasının mümkün olmadığını,
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
¶Karar metninin tamamı
9. Hukuk Dairesi 2024/12133 E. , 2025/133 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2227 E., 2024/1430 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/287 E., 2020/1018 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.09.2008 - 18.03.2013 tarihleri arasında davalıya ait spor kompleksinde çalıştığını, 15.03.2013 tarihinde Şirket yetkilisinin sözlü olarak davacıya işten çıkarıldığını söylediğini, davalı Şirketin hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanmak suçundan davacı aleyhine şikâyette bulunduğunu, Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesi davacının beraatine karar verildiğini, taraflar arasında yapılan iş sözleşmesi gereğince davacının ücret+prim sistemi ile çalıştığını, prim tutarının yıllık ciro rakamlarının %5'i oranında olduğunu, davacının çalıştığı dönem olan 01.10.2010 - 16.03.2013 tarihleri arasındaki tüm prim hak edişlerinin hesaplanarak ödenmesi gerektiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte son 15 günlük ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının davalı Şirket nezdinde işletme müdürü olarak görev yaparken bazı müşterilerin uyarılarda bulunması üzerine yapılan araştırmalar sonucunda 30.11.2012 tarihi itibarıyla davacının 124.870,51 TL’lik kasa açığı oluşturduğunun tespit edildiğini, Şirket kasasından, Şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı olmadan para çektiği ve kendi ihtiyaçları için kullandığının belirlendiğini, davacının, usulsüzlüklerinin ortaya çıkması üzerine işyerini terk ederek devamsızlık yaptığını, davacının ayrıca Pleon Sportivoda çalışan eşi Ş.B’ye sürekli olarak çalışmadığı hâlde çalışması varmış gibi fazla ödeme yaptığını, davacı hakkında savcılık tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının yaptığı usulsüzlüklerin belirlendiğini, İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesince delil yetersizliğine dayanılarak verilen beraat kararının temyiz edildiğini ve temyiz neticesinin beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava dosyasına sunulan iş sözleşmesinin 3. maddesinde, davacıya ücret+%5 gelir üzerinden prim ödeneceğinin düzenlendiğini,
2. Davacının patron olarak bildiği kişinin teklifini kabul ettiğini ve yazıya dökerek imzasını aldığını, sektörde ismi çok bilinmiş bir kişinin, yalnızca ücretle çalışacağını düşünmenin mümkün olmadığını, kasa föylerinde açık bir şekilde "Prim ödemesi" yazan ibarenin ders ücreti olarak alınmasının mümkün olmadığını,
3. Davacı tanığı B.H'nin, davacının primle çalıştığını beyan ettiğini,
4. Davacının, prim alacağı konusunda bir daire verileceği vaadiyle aldatıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının prim alacağına hak kazanıp hak kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davacı tarafından sunulan iş sözleşmesinin 3. maddesine dayanılarak prim alacağı talebinde bulunulmuş olup bu sözleşmenin tarih içermediği ve sözleşmede davacının imzasının bulunmadığı, davalı Şirketin temsil yetkisinin yönetim kurulu başkanı ve üyelerden birinin birlikte imzasıyla kullanılabileceği hususunun 23.01.2007 tarihli 6729 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edildiği, sözleşmede sadece Şirket adına, davacı tanığı olarak da dinlenen Y.E'nin imzasının bulunduğu, davalı Şirketi temsil yönünden yetkili Yönetim Kurulu üyesi ile birlikte Yönetim Kurulu Başkanı'nın imzasının yer almadığı, dinlenen tanıklarının davacıya prim ödemesine ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davalı Şirkette sadece özel ders veren spor hocaları için prim uygulaması olduğu, Şirket kayıtlarında ciroya dayalı prim alan çalışana rastlanmadığı, davacıya çalışma süresi boyunca prim ödemesi yapıldığına ilişkin kaydın da olmadığı anlaşıldığından tüm dosya kapsamı itibarıyla, davacının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı velilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 06:22 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış kıdem tazminatı kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.