Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24489 E., 2025/33 K.
Yargıtay · 8. Ceza Dairesi · E. 2024/24489 · K. 2025/33 · 06.01.2025
Ceza HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu ve dosyayı görevli daireye gönderdi.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Yargıtay kararında birden fazla sonuç var (bozma ve görevli daireye gönderme); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24489, K. 2025/33, T. 06.01.2025
Künye
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24489, K. 2025/33, T. 06.01.2025
Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 223/8)
Gerekçe özü
“5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.”
Hüküm
Bozma, Görevli daireye gönderme — oy birliği
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 8. Ceza DairesiBozma, Görevli daireye gönderme
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeni…
?Uyuşmazlık ve gerekçe
5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
8. Ceza Dairesi 2024/24489 E. , 2025/33 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak Gerekçeli kararın ... M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun olarak “Okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmesi gerekirken sadece “okumak/almak” suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, ayrıca hükmün kanun yolu bildiriminde sanığa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263/1. maddesine göre bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle ya da dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin açıklanmaması suretiyle yanılgıya sebebiyet verildiği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.
Atıf yapılan mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 223/8)
¶Karar metninin tamamı
8. Ceza Dairesi 2024/24489 E. , 2025/33 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Gerekçeli kararın ... M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun olarak “Okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmesi gerekirken sadece “okumak/almak” suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, ayrıca hükmün kanun yolu bildiriminde sanığa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263/1. maddesine göre bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle ya da dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin açıklanmaması suretiyle yanılgıya sebebiyet verildiği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 297/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.