Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1326 E., 2025/26 K.

Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/1326 · K. 2025/26 · 06.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Dava, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men’i, eski hale iade ve tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir; Yargıtay da 6100 sayılı HMK’nın 371. maddesi kapsamında bozma nedeni görmeyerek kararı onamıştır.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava, bazı taşınmazlara yapılan müdahalenin durdurulması, yerin eski haline getirilmesi ve tazminat alınması istemiyle açılmıştır. Davacı, arsalarına davalıların haksız olarak girdiğini ve zarar verdiğini söylemiştir. Davalılar ise böyle bir zarar olmadığını, taşınmazların zaten bozulmuş halde alındığını savunmuştur.

İlk derece mahkemesi, taşınmazların davacı tarafından bu durumları bilinerek satın alındığını ve müdahalenin dava açılmadan önce sona erdiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi), bu değerlendirmeyi yerinde bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Yargıtay, dosyadaki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmalarına, uygulanması gereken hukuk kurallarına ve ispat kurallarına bakarak alt derece kararlarında hukuka aykırılık görmemiştir. Bu nedenle kararı onamıştır. Pratikte bu, alt mahkemelerin verdiği ret kararının geçerli kalması anlamına gelir.

Avukat için özet

Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men’i, eski hale iade ve tazminat istemlerine ilişkindir. Yargılama yolu bakımından ilk derece mahkemesince dava reddedilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde 6100 sayılı HMK m. 371 kapsamında bozma sebebi bulunup bulunmadığını değerlendirmiştir. Kararda, temyizen incelenen hükmün tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve gerekçesine göre usul ve kanuna uygun olduğu belirtilmiştir.

Belirleyici gerekçe, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesidir. Daire, bu sebeple HMK m. 370/1 uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Künye
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1326, K. 2025/26, T. 06.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
1. Asıl davada davalı ...
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    Ve Maas Madencilik yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tanık beyanları ve satış tarihi itibarı ile davacının öncesinde maden çıkarma faaliyetlerinden dolayı kullanılamaz durumdaki taşınmazı bu durumlarını bilerek satın aldığı, devir tarihlerinden önce yapılan m…
  3. ✓
    Yargıtay 7. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde; davalı ... Anonim Şirketi aleyhine asıl dava ile aynı taleplerle dava açmıştır. 1. Asıl davada davalı ... Madencilik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının zararının bulunmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde madencilik faaliyetinin yapılmadığını, davacının zarara uğradığını beyan ettiği madencilik faaliyetlerinin davacının taşınmazı satın alma tarihinden önce meydana geldiği ve bizzat davacıya arazileri satan kişilerce sebep olunmuş olan çalışmalar olduğunu, madencilik faaliyetleri sırasında kazı ve toprak döküm alanı olarak kullanılarak doğal hali bozulan ve tarla vasfını yitiren arazilerin bu haliyle davacı tarafından satın alındığını, davacının bu durumu bilerek arazileri satın aldığını, kötü niyetli ve haksız taleplerde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazları 2012 yılında bozulmuş şekli ile bilerek ve isteyerek satın aldığını, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)

Karar metninin tamamı

7. Hukuk Dairesi 2024/1326 E. , 2025/26 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/43 E., 2023/1083 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/50 E., 2020/209 K. Taraflar arasındaki men'i müdahale, eski ... iade ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; 176 ada 396 parsel, 176 ada 413 parsel ve 176 ada 428 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilinin malik olduğunu, müvekkiline ait arsa üzerinde davalı şirketlerce faaliyette bulunulduğuna ilişkin duyumlar üzerine müvekkilince İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/63 Değişik İş dosyası ile tespit yaptırıldığını, 176 ada 396 parselde dekapaj (kömür damarı üzerindeki örtü tabakasının kaldırılması) çalışmasının yapılmış olduğunu, sahanın tabanında üstü açık kömür damar olduğu ve saha tabanında bir adet paletli iş makinesinin bulunduğunu, 176 ada 413 ve 428 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde pasa ( kömür damarı üzerinden çıkan örtü tabakası) dökülmüş olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin arsasına davalılar tarafından haksız müdahalede bulunulduğu, yine davacı taşınmazında bulunan ağaçlara davalılarca zarar verildiğini belirterek davalıların davacı müvekkiline ait arsalar üzerinde meydana getirmiş olduğu haksız müdahalenin menine, bu parsellerin eski haline getirilmesine, eski ... getirme bedeli olarak 5.000,00 TL ile davacının haksız müdahale nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini için 50.000,00 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde; davalı ... Anonim Şirketi aleyhine asıl dava ile aynı taleplerle dava açmıştır. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... Madencilik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının zararının bulunmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde madencilik faaliyetinin yapılmadığını, davacının zarara uğradığını beyan ettiği madencilik faaliyetlerinin davacının taşınmazı satın alma tarihinden önce meydana geldiği ve bizzat davacıya arazileri satan kişilerce sebep olunmuş olan çalışmalar olduğunu, madencilik faaliyetleri sırasında kazı ve toprak döküm alanı olarak kullanılarak doğal hali bozulan ve tarla vasfını yitiren arazilerin bu haliyle davacı tarafından satın alındığını, davacının bu durumu bilerek arazileri satın aldığını, kötü niyetli ve haksız taleplerde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazları 2012 yılında bozulmuş şekli ile bilerek ve isteyerek satın aldığını, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının dava dilekçesinde her ne kadar satın aldığı arazilerin habersizce davalılar tarafından bozulduğu iddiasına dayanmış olsa da aslında taşınmazları bu şekilde satın aldığı, hatta satın aldığı kişilerden olan ... 'ın bu taşınmazlara maden işletmesi açısından ortak olduğu ve çalıştığı dikkate alındığında, davacının bilakis bu taşınmazları bozan kişilerden satın aldığı ve alırken de bu halde olduğu değerlendirildiğinde davasının iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, olayın oluş şeklinin davacının iddialarından farklı şekilde gerçekleştiği görüldüğünden eski ... getirme bedelinin ve taşınmaz üzerindeki çalışmalarda tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından müdahalenin dava öncesi sonlandırıldığı anlaşılmakla el atmanın önlenmesi davasının ve tüm bu nedenlerle manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davalılar Kav. Madencilik ve Karnet Madencilik yönünden atiye bırakılan davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ... Ve Maas Madencilik yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tanık beyanları ve satış tarihi itibarı ile davacının öncesinde maden çıkarma faaliyetlerinden dolayı kullanılamaz durumdaki taşınmazı bu durumlarını bilerek satın aldığı, devir tarihlerinden önce yapılan müdahale sebebiyle eski ... getirme ve tazminat talebinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirildiği, 396 parseldeki iş makinası faaliyetlerinin tespit dosyasındaki hakim gözleminde de belirtildiği üzere sondaj ve temizleme faaliyetlerini kapsadığı, davalı şirketin bu parselden kömür çıkardığının ispat edilemediği 2014 yılında ise tamamen faaliyet dışı bırakıldığı, 413 ve 428 parsellerde 2013 yılında faaliyette bulunulmadığı gözetildiğinde asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin asıl ve birleştirilen dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Tespit dosyasında halen çalışmaların devam ettiği, paletli iş makinesi bulunduğunun belirtildiği, müvekkil satın aldıktan sonra da maden çalışmalarının devam ettiğini, c. Davalıların, arsalar üzerinde haksız tecavüzde bulunduğunu, d. Müvekkilinin tüm taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men'i, eski ... iade ve tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 6ced1d3b6420f830093e83b38330eb30c3d32f65c3fa60360645a0e8114a46d7

Son alınma: 31.10.2026 12:55 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.