Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/5509 E., 2025/232 K.

Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/5509 · K. 2025/232 · 08.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Bu davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava şu taleple açılmış:

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili,... ilçesi, ...Mahallesi 125 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ...

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın bedelinin çok yüksek hesaplandığını, ... tarafından yapılan kamulaştırmalarda Çınarlı, Çi… ve davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; enflasyon nedeniyle güncel değerinin hesaplanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava ve karar tarihi olarak u….

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

5. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/5509, K. 2025/232, T. 08.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
Temyiz sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın bedelinin çok yüksek hesaplandığını, ... tarafından yapılan kamulaştırmalarda Çınarlı, Çiğli ve Fituşağı Mahallesi sınırları içerisinde yapılan kamulaştırma işleminde parsellerin metrekare değerinin en son 18,00 TL olarak belirle…
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; enflasyon nedeniyle güncel değerinin hesaplanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava ve karar tarihi olarak uygulanması ve en yüksek faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, üretim masraflarının çok yüksek belirlendiğini, mısırın saman gelirinin hes…
Uyuşmazlık
dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
Mevzuat
4650 sayılı Kanun (m. 5); 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11, 24); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371); 6459 sayılı Kanun (m. 6)
Gerekçe özü
““İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun;”
““Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile;”
““Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması g…”
“5. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/10 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2021/3207 Esas, 2022/2510 Karar sayılı kararıyla, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen m² birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasınd…
  3. ✓
    Yargıtay 5. Hukuk DairesiOnama
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı sorudava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
“İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun;
“Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile;
“Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması g…
5. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; enflasyon nedeniyle güncel değerinin hesaplanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava ve karar tarihi olarak uygulanması ve en yüksek faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, üretim masraflarının çok yüksek belirlendiğini, mısırın saman gelirinin hesaplamaya dahil edilmediğini, arsa olarak değerlendirme yapılması gerektiğini, arsa olarak değerlendirilmemesi durumunda ise daha yüksek objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
5. Hukuk Dairesi 2024/5509 E. , 2025/232 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 4650 sayılı Kanun (m. 5)
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11, 24)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
  • 6459 sayılı Kanun (m. 6)

Karar metninin tamamı

5. Hukuk Dairesi 2024/5509 E. , 2025/232 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/330 Esas, 2024/257 Karar DAVA TARİHİ : 03.02.2021 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili,... ilçesi, ...Mahallesi 125 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/10 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/10 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2021/3207 Esas, 2022/2510 Karar sayılı kararıyla, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen m² birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2021 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2020 yılı resmi verilerine göre tespit edilen metrakare birim fiyatına endeks uygulanmak suretiyle değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın bedelinin çok yüksek hesaplandığını, ... tarafından yapılan kamulaştırmalarda Çınarlı, Çiğli ve Fituşağı Mahallesi sınırları içerisinde yapılan kamulaştırma işleminde parsellerin metrekare değerinin en son 18,00 TL olarak belirlendiğini, emsal olarak alınan taşınmazın metrekare birim değerinin, bilirkişi raporlarında belirlenen metrekare birim değerinden çok daha düşük olduğunu, ikinci ürün olarak esas alınan kırmızı biber ve hıyar ekimine dair dosyaya delil sunulmadığını, objektif değer artış oranının hatalı olarak belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; enflasyon nedeniyle güncel değerinin hesaplanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava ve karar tarihi olarak uygulanması ve en yüksek faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, üretim masraflarının çok yüksek belirlendiğini, mısırın saman gelirinin hesaplamaya dahil edilmediğini, arsa olarak değerlendirme yapılması gerektiğini, arsa olarak değerlendirilmemesi durumunda ise daha yüksek objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki ... ili,... ilçesi, ...Mahallesi 125 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde uygulanan kapitalizasyon faizi ve objektif değer artış oranı uygundur. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekmekte ise de faize ilişkin olarak davacı idare vekilinin açık temyizi bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. 5. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 8a9aebb27e7bdef1cb6d8410d623c5b45aa6bc0aeb6cd1e15d57b831e8acd25b

Son alınma: 07.11.2026 09:48 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.