İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren faiz işletilecek ise kaldırma görmüş ilk karar tarihi olan 21.09.2020… ve davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi ka….
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4335, K. 2025/360, T. 13.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini, yargılama neticesinde belirlenecek bedelin müvekkillere ödenmesini talep etmiştir.
Temyiz sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren faiz işletilecek ise kaldırma görmüş ilk karar tarihi olan 21.09.2020 tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna…
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Mevzuat
4650 sayılı Kanun; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile kamulaştırılan taraf ve…
✓
Yargıtay 5. Hukuk DairesiOnama
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın özeliklerinin yeterli incelemeye tabi tutulmadığını, taşınmazın bedelinin olması gerekenden oldukça düşük tutarda takdir edildiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin hesaplanan metrekare değerinin çok düşük olduğunu, arta kalan alanda değer düşüklüğü meydana geleceğinin açık olmasına rağmen buna ilişkin yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan ağaç bedellerine yönelik belirlenen bedellerin kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı idareye tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmolunan kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, yargılamanın uzamasında müvekkili kuruma atfedilecek bir kusur olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, hükmolunan kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten itibaren karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilecek ise iş bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırılmış olması karşısında ancak yerel mahkemece verilen ve kaldırma görmüş ilk karar tarihi olan 21.09.2020 tarihine kadar faiz işletilebileceğini, müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın tapuda arazi vasfında kayıtlı olduğunu, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel arttırma amacına yönelik olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasını talep etmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
4650 sayılı Kanun
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
¶Karar metninin tamamı
5. Hukuk Dairesi 2024/4335 E. , 2025/360 K.
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1208 Esas, 2024/216 Karar
Avukat ...
DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 18.05.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/315 Esas, 2022/30 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... ili, ..., ... 148 ada 191 parsel (148 ada 177 ifrazen) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini, yargılama neticesinde belirlenecek bedelin müvekkillere ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmolunan kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, yargılamanın uzamasında müvekkili kuruma atfedilecek bir kusur olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, hükmolunan kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten itibaren karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilecek ise iş bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırılmış olması karşısında ancak yerel mahkemece verilen ve kaldırma görmüş ilk karar tarihi olan 21.09.2020 tarihine kadar faiz işletilebileceğini, müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın tapuda arazi vasfında kayıtlı olduğunu, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel arttırma amacına yönelik olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın özeliklerinin yeterli incelemeye tabi tutulmadığını, taşınmazın bedelinin olması gerekenden oldukça düşük tutarda takdir edildiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin hesaplanan metrekare değerinin çok düşük olduğunu, arta kalan alanda değer düşüklüğü meydana geleceğinin açık olmasına rağmen buna ilişkin yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan ağaç bedellerine yönelik belirlenen bedellerin kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı idareye tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile kamulaştırılan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren faiz işletilecek ise kaldırma görmüş ilk karar tarihi olan 21.09.2020 tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, teknik ve hukuki yönden eksik olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılara aşağıdaki yazılı kalan harçların istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Davalılar
855,20 TL P.H
427,60 TL O.H
427,60 TL İade
4.215,60 TL P.H
2.107,80 TL TBH
2.107,80 TL İade
Y.L
Son alınma: 07.11.2026 19:31 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.