Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3251 E., 2025/115 K.

Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/3251 · K. 2025/115 · 06.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Dava, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan kısmın idare adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf üzerine kararı düzelterek yeniden hüküm kurup kabul sonucunu korumuştur; Yargıtay, temyiz incelemesinde kararı usul ve kanuna uygun bularak onamıştır. Ayrıca temyizin miktar nedeniyle reddine ilişkin ek karar, Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak kaldırılmıştır.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dava, bir taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin ne olacağı ve o kısmın idare adına geçirilmesiyle ilgilidir. Kamulaştırma, devletin ya da kamu idaresinin özel mülkiyetteki bir taşınmazı kamu yararı için almasıdır.

Davacı idare, taşınmazın bir bölümünün bedelinin belirlenmesini ve bu kısmın kendi adına tescilini istedi. Davalı taraf ise kamulaştırma işleminin iptali için ayrıca dava açtığını söyleyerek, o davanın bu dosya bakımından bekletici mesele (sonucu beklenmesi gereken başka dava) yapılmasını talep etti.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etti. Sonra bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi), ilk kararı kaldırıp yeniden hüküm kurdu ve yine davayı kabul etti; ancak faiz ve vekâlet ücreti gibi bazı kısımlarda düzeltme yaptı.

Yargıtay, temyizde önce miktar nedeniyle reddedilen başvuruyu Anayasa Mahkemesi kararını dikkate alarak değerlendirdi ve bu ek kararı kaldırdı. Esas incelemede ise verilen kararın hukuka uygun olduğuna karar vererek onadı. Bunun pratik anlamı, bölge adliye mahkemesinin kararı geçerliliğini korudu ve uyuşmazlık bu şekilde sonuçlandı.

Avukat için özet

Dava, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayalı kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan kısmın idare adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi ilk kararı kaldırmış, yeniden hüküm kurarak davanın kabulüne karar vermiştir. Davacı idare vekili, özellikle bedel, faiz ve vekâlet ücreti yönlerinden temyize gitmiştir.

Temyiz incelemesinde öncelikle, bölge adliye mahkemesinin temyizi miktar nedeniyle reddeden 08.02.2024 tarihli ek kararı ele alınmıştır. Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin 6100 sayılı HMK m. 341/2’deki “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden iptal kararını gözeterek, HMK m. 362 bakımından da miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizin mümkün olduğu sonucuna varmış ve ek kararı kaldırmıştır.

Esasa ilişkin olarak uyuşmazlığın kamulaştırma bedelinin tespiti olduğu belirtilmiş; HMK m. 369, 370, 371 ile 2942 sayılı Kanun’un 10 ve 11. maddeleri uygulanmıştır. Dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, net gelir esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir. Ayrıca AİHM’nin 12055/17 sayılı başvurusu ve AYM’nin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da dikkate alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiş; davalılar lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücreti uygun bulunmuştur. Sonuçta, temyiz itirazları reddedilmiş ve bölge adliye mahkemesi kararı HMK m. 370/1 uyarınca onanmıştır; karar oy birliğiyle verilmiştir.

Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3251, K. 2025/115, T. 06.01.2025
İlgili mahkemeler
Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: kaldırma ve kabul · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan bedel tespiti davasında süresi içinde Manisa 1.İdare Mahkemesine yürütmenin durdurulması talepli kamulaştırmanın iptali davası açtıklarını, bedel tespiti davasının görülmesinden önce kamulaştırma işleminin kanuna uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını önlemek amacıyla açtıkları Manisa 1.İdare…
Uyuşmazlık
kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir
Mevzuat
4650 sayılı Kanun; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 362, 369, 371, 370)
Gerekçe özü
“4. Davalılar lehine Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.”
“5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Kaldırma, Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazın 21.753,26 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tescili karar verilmiştir.
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)Kararı kaldırıp davayı kabul etti
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza kuru tarım arazisi olarak o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınıp, kapitalizasyon faiz oranı % 6 uygulanmak suretiyle metrekaresine 4,05 TL değer biçildiği, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik şekli sebebiyle % 15 oranında değer azalışı uygulandığı, taşınmazın vasfına, konum ve nitel…
  3. ✓
    Yargıtay 5. Hukuk DairesiOnama
    1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.02.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı sorukamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
4. Davalılar lehine Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda kamulaştırma davalarında kesin olarak karar verilemeceğini belirterek istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddeleri. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan bedel tespiti davasında süresi içinde Manisa 1.İdare Mahkemesine yürütmenin durdurulması talepli kamulaştırmanın iptali davası açtıklarını, bedel tespiti davasının görülmesinden önce kamulaştırma işleminin kanuna uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını önlemek amacıyla açtıkları Manisa 1.İdare Mahkemesindeki 2015/195 Esas sayılı kamulaştırmanın iptali davasının bu dava açısından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazın 21.753,26 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tescili karar verilmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 4650 sayılı Kanun
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 362, 369, 371, 370)

Karar metninin tamamı

5. Hukuk Dairesi 2024/3251 E. , 2025/115 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1038 Esas, 2023/4051 Karar DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2.... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 15.01.2015 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/105 Esas, 2021/105 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine kararın kesin olduğu gerekçesiyle 08.02.2024 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz kanun yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli ek kararının hatalı olduğu anlaşılmakla kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Uşak ili, ...,... köyü 225 parsel sayılı taşınmazın 21.753,26 m² lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan bedel tespiti davasında süresi içinde Manisa 1.İdare Mahkemesine yürütmenin durdurulması talepli kamulaştırmanın iptali davası açtıklarını, bedel tespiti davasının görülmesinden önce kamulaştırma işleminin kanuna uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını önlemek amacıyla açtıkları Manisa 1.İdare Mahkemesindeki 2015/195 Esas sayılı kamulaştırmanın iptali davasının bu dava açısından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazın 21.753,26 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tescili karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde; önceki kararda lehlerine maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini, bu kararın sadece kurum tarafından istinaf edilmesi sebebiyle vekâlet ücretine yönünden kurum lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, bu nedenle lehlerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı maktu 4.080,00 TL vekâlet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını, faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu, dosyada bulunan ve kamulaştırma bedelini 51.458,77 TL olarak hesaplayan 07.02.2018 tarihli ek bilirkişi kurulu raporu hakkaniyete daha uygun olduğundan bu raporun hükme esas alınması gerekirken 22.12.2020 tarihli ikinci ek rapor hükme esas alınmak suretiyle kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza kuru tarım arazisi olarak o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınıp, kapitalizasyon faiz oranı % 6 uygulanmak suretiyle metrekaresine 4,05 TL değer biçildiği, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik şekli sebebiyle % 15 oranında değer azalışı uygulandığı, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına ve istinaf edenin sıfatına göre bilirkişi kurulunca belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ile dava konusu taşınmaz için belirlenen m² birim fiyatının uygun ve resmi verilerle uyumlu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik şekli gözetilerek uygulanan değer azalış oranının da yerinde olduğu, belirtilen nedenlerle hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak İlk Derece Mahkemesince acele el koyma bedelinin altında bir bedele hükmedildiği halde tespit edilen bedele dava tarihinin dört ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi ve dava konusu tek olduğundan, vekille temsil edilen davalılar lehine tek vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda kamulaştırma davalarında kesin olarak karar verilemeceğini belirterek istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 4. Davalılar lehine Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.02.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: d95037e51f0480ec81d1cfd1013a6e483d6478b62f5d4e44714a01b2f9853b28

Son alınma: 31.10.2026 10:53 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.