Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13409 E., 2025/5 K.
Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/13409 · K. 2025/5 · 06.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava şu taleple açılmış:
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13409, K. 2025/5, T. 06.01.2025
İlgili mahkemeler
Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın konumu göz önünde bulundurularak objektif unsurun yüksek oranda uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tüm bu olumlu özellikleri dikkate alındığında m² değerinin teklif edilenin çok çok üzerinde bir değerde olduğu mahallinde yapılacak keşifle sabit olacağını, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini…
Uyuşmazlık
dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir
Mevzuat
4650 sayılı Kanun; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın yargılama sırasında aldırılan bilirkişi heyeti raporunda belirlenen bedelin fahiş bulunduğu gerekçesiyle depo edilmediğini ileri sürdüğünü, kamulaştırma bedelinin bloke edilmeme sebebi olarak belirtilen hususun mahkemece kabul görmeyerek depo kararı verildiğini, davacının 2942 sayılı Kanun'un 10/8 maddesi gereğince usulüne uygun…
✓
Yargıtay 5. Hukuk DairesiOnama
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı sorudava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, ..., ... Mahallesi 1122 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
4650 sayılı Kanun
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
¶Karar metninin tamamı
5. Hukuk Dairesi 2024/13409 E. , 2025/5 K.
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1550 Esas, 2024/1892 Karar
DAVA TARİHİ: 19.10.2023
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/315 Esas, 2024/158 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, ..., ... Mahallesi 1122 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın konumu göz önünde bulundurularak objektif unsurun yüksek oranda uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tüm bu olumlu özellikleri dikkate alındığında m² değerinin teklif edilenin çok çok üzerinde bir değerde olduğu mahallinde yapılacak keşifle sabit olacağını, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;bilirkişi kurulu tarafından taşınmaz bedelinin usul ve kanuna aykırı şekilde belirlendiğini, belirlenen bedelin haksız ve fahiş olması nedeniyle depo edilemediğini, itirazları doğrultusunda rapor alınarak bedel usul ve kanuna uygun bir şekilde tespit edilmiş olsa idi belirlenen bedeli depo edebileceklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın yargılama sırasında aldırılan bilirkişi heyeti raporunda belirlenen bedelin fahiş bulunduğu gerekçesiyle depo edilmediğini ileri sürdüğünü, kamulaştırma bedelinin bloke edilmeme sebebi olarak belirtilen hususun mahkemece kabul görmeyerek depo kararı verildiğini, davacının 2942 sayılı Kanun'un 10/8 maddesi gereğince usulüne uygun olarak iki kez verilen 15 günlük süreler içerisinde depo kararını yerine getirerek akabindeki süreçte bu hususu dilerse kanun yolu yargılamasına taşıması gerekirken usul ve kanuna aykırı şekilde depo kararının yerine getirilmemesi nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Y.L