Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/846 E., 2025/64 K.

Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/846 · K. 2025/64 · 07.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Davacı, 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında doğduğu ileri sürülen kurum zararının tazminini istedi; ilk derece mahkemesi davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetti. Yargıtay, ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı ve temyiz olunan kararın usul ile yasaya uygun olduğu gerekçesiyle onama kararı verdi.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava, ormanla ilgili bir iddia üzerine açıldı. Davacı, belirli bir alanda işgal ve faydalanma suçu işlendiğini, bu yüzden idarenin zarara uğradığını söyleyerek tazminat (zararın para ile karşılanması) istedi.

Karşı taraf ise suç tutanağındaki yerin yanlış gösterildiğini, yazılan koordinatların kendi faaliyet alanıyla örtüşmediğini savundu ve davanın reddini istedi.

İlk derece mahkemesi, ceza dosyasındaki bilirkişi raporlarını ve dosya içeriğini değerlendirerek dava konusu tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna vardı. Bölge adliye mahkemesi de istinafı (ilk kararın üst mahkemede yeniden incelenmesi) kabul etmedi ve ilk kararı yerinde buldu.

Dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay, ceza mahkemesinde tespit edilen maddi olgunun hukuk mahkemesini bağladığını ve bölge adliye mahkemesinin gerekçesinin doğru olduğunu söyledi. Sonuçta kararı onadı.

Pratikte bu, önceki reddin geçerli kaldığı anlamına gelir. Karar oy birliğiyle verildi.

Avukat için özet

Uyuşmazlık, 6831 sayılı Orman Kanunu'ndan kaynaklı kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Yargılama yolu; ilk derece mahkemesince ret, bölge adliye mahkemesince istinafın esastan reddi ve davacı vekilince temyiz şeklindedir.

Davacı, ceza soruşturmasına konu fiil nedeniyle idarenin zarar gördüğünü ileri sürerek 481.545,12 TL tazminat istemiştir. Davalılar vekili ise suç tutanağındaki koordinatların faaliyet yürütülen sahaya ait olmadığını, tutanağın gerçeği yansıtmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İlk derece mahkemesi, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasındaki bilirkişi raporlarını dikkate alarak dava konusu alanın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu, ancak tutanak tutulan alanın işgal-faydalanmanın yapıldığı alan bazında değerlendirilmediğini belirlemiş; tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varmıştır. Bölge adliye mahkemesi ise aynı ceza dosyasında sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 92/3. maddesine aykırılık iddiasıyla verilen beraat kararının istinafta kesinleştiğini, ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağını ve ispat yükünü taşıyan davacının iddiasını ispatlayamadığını kabul etmiştir.

Yargıtay, uyuşmazlığın bu nitelikte olduğunu belirterek temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeyi benimsedi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onama kararı verdi. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Künye
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/846, K. 2025/64, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi · Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalılar vekili; davacının hasım olarak gösterdiği ...
Uyuşmazlık
6831 sayılı Orman Kanunu'ndan kaynaklı kurum zararı sebebiyle tazminat istemine ilişkindir
Mevzuat
6831 sayılı Orman Kanunu (m. 92/3); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 370)
Gerekçe özü
“Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacak olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/563 E. sayılı dosyasının içeriğinde mevcut bilirkişi raporlarının tetkikinde; dava konusu alanın tamamı orman sayılan yerlerden olduğu, 466 nolu orman bölmesinde geçmiş dönemde madencilik faaliyeti gerçekleştirildiği, tutanak alanının 06.01.2010 tarihine kadar orman izni verilen ruhsat alanının tamamını kapsadığı, alanın bütününe bakıldığında madencilik faaliyeti tamamlanmış…
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/563 E. sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; müştekisinin Çatalca Orman Genel Müdürlüğü, sanığının ... olduğu, suçun 6831 sayılı Kanun'un 92/3. maddesine aykırılık olduğu, 31.10.2019 tarihinde sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla beraatine karar verildiği, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye…
  3. ✓
    Yargıtay 3. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı soru6831 sayılı Orman Kanunu'ndan kaynaklı kurum zararı sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacak olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu, davalı tarafa cezai müeyyide uygulanmamasının kişinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığı anlamına gelmediğini, hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığını, İlk Derece Mahkemesince yapılması gerekenin dava dilekçesinde belirttikleri hususlar kapsamında keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılması olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. Uyuşmazlık, 6831 sayılı Orman Kanunu'ndan kaynaklı kurum zararı sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacak olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/563 E. sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; müştekisinin Çatalca Orman Genel Müdürlüğü, sanığının ... olduğu, suçun 6831 sayılı Kanun'un 92/3. maddesine aykırılık olduğu, 31.10.2019 tarihinde sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla beraatine karar verildiği, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 2019/8701 E., 2020/3817 K. sayılı ilamıyla "Uzman bilirkişi raporuna göre, hafriyatın döküldüğü iddia olunan yerin orman sınırları dışında olduğu belirlenmekle, atılı suçun unsurlarının oluşmadığının sabit oluşu karşısında, yerel mahkemece sanığın beraatine dair verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle esastan reddine kesin olarak karar verildiği, her ne kadar hukuk hakimi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı değilse de ceza mahkemesince tespit edilip kesinleşen maddi olgularla bağlı olduğu, mevcut delil durumuna göre ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispat edemediği, hafriyatın döküldüğü iddia olunan yerin orman sınırları dışında olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6831 sayılı Orman Kanunu (m. 92/3)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 370)

Karar metninin tamamı

3. Hukuk Dairesi 2024/846 E. , 2025/64 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1196 E., 2024/149 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/311 E., 2021/122 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Silivri İlçesi ... Mahallesi sınırları içinde 466 numaralı bölmede madencilik faaliyetini sürdüren ... ve Çakıl Ürünlerinin 99.448 m² lik alanda işgal ve faydalanma suçu işlediği ile ilgili 12.10.2016 tarihli ve 11 seri 025 varak numaralı suç tutanağı tanzim edilerek suç duyurusunda bulunulması üzerine ceza davası açıldığını, davalı tarafa rızaen tahsilat yazısı tebliğ edilmesine rağmen idare zararının karşılanmadığını ileri sürerek; 481.545,12 TL tazminatın 12.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının hasım olarak gösterdiği ... Kum ve Çakıl Ürünlerinin tüzel kişiliği olmadığından davada tek davalı olduğunu, 12.10.2016 tarihinde tutulan suç tutanağında belirtilen koordinatların davalının faaliyetini yürüttüğü 2005/2 numaralı sahaya ait olmadığını, söz konusu sahanın davalının izinli ve ruhsatlı sahası olduğunu, ruhsatlı sahada 2010 yılından bu yana onlarca kez dilekçe vererek temdit süresinin uzatılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından başvurunun kabul edilmediğinin bildirilmesi üzerine idari işlemin iptali için dava açtıklarını, koordinatları hatalı olan suç tutanağının gerçeklikle ilgisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/563 E. sayılı dosyasının içeriğinde mevcut bilirkişi raporlarının tetkikinde; dava konusu alanın tamamı orman sayılan yerlerden olduğu, 466 nolu orman bölmesinde geçmiş dönemde madencilik faaliyeti gerçekleştirildiği, tutanak alanının 06.01.2010 tarihine kadar orman izni verilen ruhsat alanının tamamını kapsadığı, alanın bütününe bakıldığında madencilik faaliyeti tamamlanmış alanların su ile kaplı gölet oluşturduğu, yer yer bitki örtüsünün yenilendiği, tutanak tutulan alanın işgal faydalanmanın yapıldığı alan bazında değerlendirilmediği şeklinde tespit yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu edilen tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/563 E. sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; müştekisinin Çatalca Orman Genel Müdürlüğü, sanığının ... olduğu, suçun 6831 sayılı Kanun'un 92/3. maddesine aykırılık olduğu, 31.10.2019 tarihinde sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla beraatine karar verildiği, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 2019/8701 E., 2020/3817 K. sayılı ilamıyla "Uzman bilirkişi raporuna göre, hafriyatın döküldüğü iddia olunan yerin orman sınırları dışında olduğu belirlenmekle, atılı suçun unsurlarının oluşmadığının sabit oluşu karşısında, yerel mahkemece sanığın beraatine dair verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle esastan reddine kesin olarak karar verildiği, her ne kadar hukuk hakimi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı değilse de ceza mahkemesince tespit edilip kesinleşen maddi olgularla bağlı olduğu, mevcut delil durumuna göre ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispat edemediği, hafriyatın döküldüğü iddia olunan yerin orman sınırları dışında olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu, davalı tarafa cezai müeyyide uygulanmamasının kişinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığı anlamına gelmediğini, hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığını, İlk Derece Mahkemesince yapılması gerekenin dava dilekçesinde belirttikleri hususlar kapsamında keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılması olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6831 sayılı Orman Kanunu'ndan kaynaklı kurum zararı sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacak olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: c26b855bda6874a8b29ecfb656c72dd290dbed68c7e1bac56b6acffa071f6c4f

Son alınma: 31.10.2026 14:27 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.