Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3708 E., 2025/72 K.

Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/3708 · K. 2025/72 · 13.01.2025

Aile Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Bu davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu ve kararı onadı.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Yargıtay kararında birden fazla sonuç var (bozma ve onama); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3708, K. 2025/72, T. 13.01.2025
İlgili mahkemeler
Ankara Batı 4. Aile Mahkemesi
Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 4); 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 50); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 370)
Hüküm
Kaldırma (bölge adliye mahkemesi kararı), Bozma, Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 2. Hukuk DairesiBozma, Onama
    1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminatı yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

2. Hukuk Dairesi 2024/3708 E. , 2025/72 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, ortak çocuklar lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarları yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve kadının boşanma davasının kabulü, reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminatı yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminatı yönlerinden BOZULMASINA, 3.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf yapılan mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 4)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 50)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 370)

Karar metninin tamamı

2. Hukuk Dairesi 2024/3708 E. , 2025/72 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/899 E., 2024/114 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/521 E., 2022/79 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, ortak çocuklar lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarları yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve kadının boşanma davasının kabulü, reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince kadının; erkeğe fiziksel şiddet uyguladığı, erkeğin aracının lastiklerini kesmeye çalıştığı, ofisindeki eşyalara zarar verdiği, erkeğe ve ailesine hakaret ettiği, erkeğin ise; kadına fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, evin ihtiyaçlarına katılmadığı, kadını aşağıladığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı dikkate alınarak meydana gelen geçimsizlikte iki tarafın da eşit kusurlu oldukları kabul edilerek hüküm kurulmuş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların tespit edilen kusurlarının yerinde olduğu kabul edilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, bu karar karşı taraflarca temyiz talebinde bulunulmuştur. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğundan bahisle karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan deliller ve özellikle tanık beyanlarına göre, erkeğe kusur olarak yüklenilen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece belirlenen diğer kusurlu davranışlar gerçekleşmiş olup birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü hatalı olup kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir. 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminatı yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminatı yönlerinden BOZULMASINA, 3.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 68e5a3d1a9d83d2071241ba3c8b35cf83d3eee6ff4b686028ebf919094e6d6dc

Son alınma: 08.11.2026 13:12 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 08.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.