Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7021 E., 2025/330 K. — alacak
Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/7021 · K. 2025/330 · 09.01.2025
İş HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Alacak talebiyle açılan davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada alacak talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, Mahkemece yenileme tensip tutanağının ve duruşma gününün vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davacı Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, anılan hususlar bozmayı gerektirir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7021, K. 2025/330, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
Temyiz eden: davacı
Talepler
alacak
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ...
Mevzuat
5510 sayılı Kanun (m. 96); 7201 sayılı Tebligat Kanunu
Gerekçe özü
““...11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise;”
““Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.”
“Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir.”
“Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, Mahkemece yenileme tensip tutanağının ve duruşma gününün vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davacı Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, anılan hususlar bozmayı gerektirir.”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 10. Hukuk DairesiBozma
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
“...11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise;
“Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.
Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir.
Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, Mahkemece yenileme tensip tutanağının ve duruşma gününün vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davacı Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, anılan hususlar bozmayı gerektirir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının aylık almakta iken sahte iş yerinde çalışmalarının tespiti nedeniyle aylığının kesildiğini, 21.06.2005-21.11.2010 tarihleri arasında haksız olarak tahsil edilen 28.190,00 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş olan yasal faizin tahsili için alacaklı Kurum adına icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Daire kararında özetle; "...Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.'' şeklinde düzenlemiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olayda Mahkemece yukarıda sayılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi (a) fıkrasına göre istirdada konu tutarın belirlenip buna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma sebebidir." denilerek karar bozulmuştur.
Atıf yapılan mevzuat
5510 sayılı Kanun (m. 96)
7201 sayılı Tebligat Kanunu
¶Karar metninin tamamı
10. Hukuk Dairesi 2024/7021 E. , 2025/330 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/168 E., 2023/944 K.
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının aylık almakta iken sahte iş yerinde çalışmalarının tespiti nedeniyle aylığının kesildiğini, 21.06.2005-21.11.2010 tarihleri arasında haksız olarak tahsil edilen 28.190,00 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş olan yasal faizin tahsili için alacaklı Kurum adına icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ... Kimya Ltd. Şti.'de 2005 Ekim ayından 15 Mayıs 2007 tarihine kadar yemekhanede çalıştığını, sahte iş yerinde çalıştığına yönelik tespitin doğru olmadığını, hizmet verdiği ... Kimya Şirketinin düzenli olarak beyanname veren, vergi kaydı bulunan, vergi ödeyen şirket olduğunu, davalının hak ederek emekli olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Daire kararında özetle; "...Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.'' şeklinde düzenlemiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olayda Mahkemece yukarıda sayılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi (a) fıkrasına göre istirdada konu tutarın belirlenip buna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma sebebidir." denilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, dava dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Eldeki davada, Mahkemece duruşma gününü bildirir yenileme tensip tutanağının, davacı Kurum vekiline 05.11.2023 tarihinde tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. “...11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, Mahkemece yenileme tensip tutanağının ve duruşma gününün vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davacı Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, anılan hususlar bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 08:53 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.