Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13133 E., 2025/354 K.
Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/13133 · K. 2025/354 · 09.01.2025
İş HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava şu taleple açılmış:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.05.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasındaki süre yönünden Kurum nezdinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu mümkün olmadığı takdirde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş…
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13133, K. 2025/354, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
Mevzuat
1479 sayılı Kanun (m. 79, 2); 3780 sayılı Kanun (m. 16); 4247 sayılı Kanun; 5510 sayılı Kanun (m. 4); 6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
✓
Yargıtay 10. Hukuk DairesiOnama
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş…
10. Hukuk Dairesi 2024/13133 E. , 2025/354 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.05.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasındaki süre yönünden Kurum nezdinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu mümkün olmadığı takdirde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
Davacının yönetim kurulu üyeliği ise, 17.04.2008 tarihinde başlayıp 11.04.2014 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, 17.04.2008 tarihi öncesi yönetim kurulu üyeliği bulunmaması nedeniyle 1999 yılında zorunlu sigortalı sayılması mümkün değildir. Yine, davacı 25.01.2000 tarihi itibariyle prim ödemesi yapmaya başladığından bu tarihten önce 1999 yılında isteğe bağlı sigortalı sayılması mümkün değildir." gerekçesiyle davacının 14.05.1999 – 31.12.1999 tarihlerinde zorunlu Bağ-Kur sigortalı sayılması yönündeki talebinin reddine ve davacının 14.05.1999 – 31.12.1999 tarihlerinde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı sayılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
1479 sayılı Kanun (m. 79, 2)
3780 sayılı Kanun (m. 16)
4247 sayılı Kanun
5510 sayılı Kanun (m. 4)
6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)
¶Karar metninin tamamı
10. Hukuk Dairesi 2024/13133 E. , 2025/354 K.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/917 E., 2024/1087 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/3 E., 2021/456 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.05.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasındaki süre yönünden Kurum nezdinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu mümkün olmadığı takdirde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 2015/13468 Esas ve 2016/6558 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ‘1479 sayılı Kanun'da, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesine paralel geçmişe yönelik sigortalılık tesciline imkan veren yasal düzenleme bulunmadığından anılan sigortalılık niteliğine sahip olunmadığı döneme ait prim borçlarının daha sonraki tarihlerde Kurumca hatalı olarak geriye dönük tahsil edilmesi de ilgiliye zorunlu sigortalılık hakkı kazandırmaz. Ancak ödemelerin icra takibi sonucu gerçekleştiği veya 06.03.1992 günü yürürlüğe giren 3780 sayılı Kanun ile 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun hükümleri (af) kapsamında yatırıldığı hallerde, Medeni Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları çerçevesinde, Kurumun geçmişe yönelik prim borçlarını tahsil edip uzun süre nemalandırmasından sonra, anılan döneme yönelik sigortalılığın iptali iyiniyetle’ bağdaşmayacaktır.
Somut olayda ise, icra takibi sonucu gerçekleşen bir ödeme veya 06.03.1992 günü yürürlüğe giren 3780 sayılı Kanun ile 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun hükümleri (af) kapsamında yatırılan bir miktar olmadığından, Medeni Kanun'un 2. maddesinin uygulanma imkanı yoktur.
Davacı, Mirioğlu Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde hissedar olup kurucu ortak değildir.
1479 sayılı Kanun'un 2. maddesinde anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi ortakları sigortalı sayılmıştır. 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde ise anonim şirketlerin sadece yönetim kurulu üyesi olan ortakları sigortalı sayılmıştır. 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki dönemde yönetim kurulu üyeliği başlayanların sigortalılıkları yönetim kurulu üyeliğinin başladığı tarihte başlamıştır.
Davacının yönetim kurulu üyeliği ise, 17.04.2008 tarihinde başlayıp 11.04.2014 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, 17.04.2008 tarihi öncesi yönetim kurulu üyeliği bulunmaması nedeniyle 1999 yılında zorunlu sigortalı sayılması mümkün değildir. Yine, davacı 25.01.2000 tarihi itibariyle prim ödemesi yapmaya başladığından bu tarihten önce 1999 yılında isteğe bağlı sigortalı sayılması mümkün değildir." gerekçesiyle davacının 14.05.1999 – 31.12.1999 tarihlerinde zorunlu Bağ-Kur sigortalı sayılması yönündeki talebinin reddine ve davacının 14.05.1999 – 31.12.1999 tarihlerinde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı sayılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 14.05.1999-31.12.1999 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılık süresine ait prim borcunu 25.01.2000 tarihinde davalı Kuruma ödediğini, Kurumun bu primleri 20 yıldan fazla kullandığını, primlerin uzun süre kullanılması nedeniyle bu durumdaki sigortalıların geçmişe yönelik hizmet sürelerinin tespiti taleplerinin Medeni Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen "iyiniyet" kuralı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık davacının, Kurum tarafından iptal edilen 14.05.1999-31.12.1999 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 05:58 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.