Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12868 E., 2025/276 K. — boşanma

Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/12868 · K. 2025/276 · 09.01.2025

İş Hukuku Oy birliği Boşanma

Kısa özet

Boşanma talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada boşanma talep etmiş.

Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuş, davanın kendisine yöneltilemeyeceğini (husumet itirazı) ileri sürmüş ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiş.

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişt…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12868, K. 2025/276, T. 09.01.2025
İlgili mahkemeler
Ankara 41. İş Mahkemesi · Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Talepler
boşanma
Savunma
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, derdestlik, husumet, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının yetim aylıklarının 5510 Sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca boşandığı eşiyle halen beraber yaşadığının tespiti üzerine kesilmesi işleminin, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 06.11.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen 01.11.2019 tarih ve 2019/413788/062 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Rapo…
Uyuşmazlık
boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir
Mevzuat
5510 sayılı Kanun; 6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişt…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı anlaşıldığından Kurumun aylık iptali ile davacıya aylığının yeniden bağlanması ve bunun sonucu olarak sağlık hizmetlerinden faydalanmasına ilişkin taleplerinin reddine, borç tahakkuk işleminin iptali talebinin kısmen kabulü ile 20200615006754 belge no., 20200615006401 dosya no.lu borç bildirim…
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 1980 tarihinde evlendiği, 25.04.2002 tarihinde boşandığı, davacıya babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığı, Kurum tarafından araştırma ve inceleme başlatıldığı, ara…
  3. ✓
    Yargıtay 10. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı soruboşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişt…
1-Mahkemece itirazların ve beyanların dikkate alınmadığı, 2-Eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğu, 3-Haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasının gerektiği, 4-Abonelik kayıtlarının birlikte yaşama olgusunun ispatı olarak kabul edilemeyeceği, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir. Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, derdestlik, husumet, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının yetim aylıklarının 5510 Sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca boşandığı eşiyle halen beraber yaşadığının tespiti üzerine kesilmesi işleminin, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 06.11.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen 01.11.2019 tarih ve 2019/413788/062 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporu üzerine yerine getirildiğini, yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 5510 sayılı Kanun
  • 6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)

Karar metninin tamamı

10. Hukuk Dairesi 2024/12868 E. , 2025/276 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/577 E., 2024/1622 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/56 E., 2022/412 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının milletvekilliğinden emekli babası ... ’un 2007 yılında vefatı ile yetim aylığı almaya hak kazandığını, dava konusu Kurum işlemine kadar aylık aldığını, ancak Kurumun 13.12.2019 tarih ve 845040 sayılı işlemi ile muvazaalı boşanma gerekçesiyle aylıklarının kesildiğini ve aleyhine borç tahakkuk ettirildiğini, davacının eşi ile boşanmasının gerçek olduğunu, muvazaa sözkonusu olmadığını, boşanmanın babasının vefatından önce 2002 yılında gerçekleştiğini, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/259 E., 2002/203 K. sayılı ilamı ile boşandığını, davacının babasının 29.03.2007 tarihinde vefat ettiğini, davacının da 2009 yılında yetim aylığı almaya başladığını, davacının boşandıktan sonra kızlık soy ismini geri aldığını, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının muvazaalı boşanmayı gerektirecek seviyede olmadığını, Kurumdan bağlanacak aylığa ihtiyaçları olmadığını, boşanma sonrası taraflar arasında 5510 sayılı Kanun'un 56/II maddesi kapsamında değerlendirilecek bir fiili birliktelik olmadığını, resmi ikamet adreslerinin de farklı olduğunu, 2009 – 2019 tarihleri aralığında boşanılan eşin Cezayir’de yaşadığını, davacıyla münasebetinin sadece Türkiye’ye geldiği zamanlarda torununu ziyaret için davacının da birlikte yaşadığını müşterek çocuk ...’ın evine geldiği zamanlar olduğunu, SGK tutanaklarının bağlayıcı olmadığını, davacıdan bugüne kadar aldığı tüm maaşların iadesinin istenemeyeceğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere fiili birliktelik olgusunun kabulü halinde dahi Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu, fiili birlikteliğin ispat olunduğu dönemler harici idari muamelelerin iptali gerektiğini, dava konusu işlemin iptali için Kuruma 20.01.2020 tarihinde yapılan başvurunun 11.02.2020 tarihli Kurum cevabı ile reddedildiğini belirterek davalı Kurumun talebin reddine dair dava konusu Kurum işleminin iptaline, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tesbitine, yetim aylığı ve sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkının yeniden bağlanmasına, dava müddetince yoksun kaldığı aylıkların da ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, derdestlik, husumet, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının yetim aylıklarının 5510 Sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca boşandığı eşiyle halen beraber yaşadığının tespiti üzerine kesilmesi işleminin, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 06.11.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen 01.11.2019 tarih ve 2019/413788/062 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporu üzerine yerine getirildiğini, yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı anlaşıldığından Kurumun aylık iptali ile davacıya aylığının yeniden bağlanması ve bunun sonucu olarak sağlık hizmetlerinden faydalanmasına ilişkin taleplerinin reddine, borç tahakkuk işleminin iptali talebinin kısmen kabulü ile 20200615006754 belge no., 20200615006401 dosya no.lu borç bildirim belgesinde yer alan borçtan 0,03 TL asıl alacağın ve 201906150445387 belge no., 20190615043538 dosya no.lu borç bildirim belgesinde yer alan borçtan 0,54 TL asıl ve 6,05 TL işlemiş faizin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 1980 tarihinde evlendiği, 25.04.2002 tarihinde boşandığı, davacıya babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığı, Kurum tarafından araştırma ve inceleme başlatıldığı, araştırma kapsamında davacının resmi kayıtlarda Ankara ilinde üç tane kayıtlı adresi bulunduğu, adreslerden iki tanesinin çevresinde yapılan denetimde davacının birlikte yaşadığının tespit edildiği ve bu adreslerde oturan aynı zamanda davacının komşusu olan şahıslar beyanlarında, davacının eşi ile birlikte yaşadığını belirttikleri, yine davacının nüfus adres sisteminde gözüken üçüncü adresinde davacının oğlunun ikamet ettiğinin tespit edildiği, davacı tarafından gösterilen tanıklar davacıdan ayrı yaşadığını belirttikleri, Kurum denetim görevlisine beyanda bulunan ve aynı zamanda davacının komşusu olup birlikte yaşadığını belirten şahıslardan bir kısmı Mahkemece tanık olarak dinlendiği ve beyanlarında denetim görevlisine verdiği beyanlardan farklı yönde beyanda bulundukları anlaşılmakta olup somut olayda, her ne kadar Kurum görevlilerine davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadıklarına yönelik beyanı olan şahıslar Mahkemede farklı beyanda bulunmuşlar ise de bunu haklı kabul edilebilir ve makul bir sebebe dayandıramadıkları, bu nedenlerle nüfus kayıt sistemindeki adres verileri ile denetim raporu ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşandığı eşiyle yaşadığı sabit olup Mahkemece verilen kararın doğru olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1-Mahkemece itirazların ve beyanların dikkate alınmadığı, 2-Eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğu, 3-Haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasının gerektiği, 4-Abonelik kayıtlarının birlikte yaşama olgusunun ispatı olarak kabul edilemeyeceği, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 7dbd29672c05195dda62a7b999b63b2be2609f918e01c11ffd7e8c3bc841e781

Son alınma: 07.11.2026 06:04 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış boşanma kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.