Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11580 E., 2025/225 K. — hizmet tespiti

Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/11580 · K. 2025/225 · 08.01.2025

İş Hukuku Oy birliği Hizmet tespiti

Kısa özet

Hizmet tespiti talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada hizmet tespiti talep etmiş.

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişt…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11580, K. 2025/225, T. 08.01.2025
İlgili mahkemeler
Adana 9. İş Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Talepler
hizmet tespiti
Savunma
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık
sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Kanun (m. 371, 370); 506 sayılı Kanun (m. 79); 5510 sayılı Kanun (m. 86)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişt…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    Ticaret unvanlı işyeri nezdinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığı, 01.11.1991 tarihli işe giriş bildirgesi gerçek ve fiili bir çalışmaya istinaden değil, muvazaalı şekilde düzenlendiği, 01.11.1991 tarihinde davacının gerçek çalışmasının geçtiği davalı ... isimli işyeri üzerinden de bildirilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesinin de bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafın 01.11.1991 tarihi itibariyle sigorta baş…
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
  3. ✓
    Yargıtay 10. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı sorusigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişt…
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumdan celp edilen kayıtlara göre davacı asil adına 27.05.1987 tarihi itibariyle herhangi bir sigortalılık tescilinin bulunmadığı, bu tarih itibariyle davacı hakkında herhangi bir işyerinden işe giriş bildirgesi veya hak düşürücü süreyi ortadan kaldıracak nitelikte herhangi bir kayda rastlanmadığı, davacının hizmet cetveline göre ise ilk işe girişinin 01.07.1993 tarihinde ... Petrolleri Ltd. Şti. isimli işveren tarafından bildirildiği, nitekim davacı asil, duruşmalardaki beyanlarında, davaya konu 27.05.1987 tarihinde davalı ...'a ait muhasebe ofisinde çalışmaya çalıştığını beyan ettiği, ne var ki davalı Kurumdan celp edilen kayıtlara göre davalı işverenin 28.02.2019 tarihi itibariyle Kanun kapsamına alındığı, diğer bir deyişle 27.05.1987 tarihi itibariyle davalı işveren tarafından da davacı asil adına Kurum'a ibraz edilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesinin bulunmadığı gözetilerek, hak düşürücü süre nedeniyle davacı tarafın 27.05.1987 tarihi itibariyle sigorta başlangıç tarihinin tespiti isteminin reddine (aynı yönde bkz. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E: 2016/15986, K: 2018/2338; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E: 2017/3906, K: 2019/7525) karar verilmiş; davacı tarafın terditli nitelikteki ikinci istemine gelince, 01.11.1991 tarihi itibariyle davacı adına 79842.001 sigorta sicil numaralı dava dışı ... İşletmeciliği isimli işyeri tarafından işe giriş bildirgesi düzenlendiği, söz konusu işe giriş bildirgesinin "... ... Hafriyat Nakliyat ve Tic." unvanlı işveren tarafından kaşelendiği, söz konusu dava dışı işverenin 01.11.1991 tarihi itibariyle davalı Kuruma ibraz edilmiş herhangi bir dönem bordrosunun bulunmadığı, ancak 1992 yılı dönemlerinde dönem bordrosu düzenlendiği, davacı asil isticvabında, söz konusu işe giriş bildirgesindeki imza kendisine ait ise de kendisinin ... Ticaret unvanlı işyerinde hiç çalışmadığını, bu işyerinin muhasebeciliğini davalı ...'ın üstlendiğini, kendisi hakkında işe giriş bildirgesinin düzenlendiği 01.11.1991 tarihinde de ...'ın yanında çalıştığını beyan ettiği, nitekim dinlenen davacı ve bordro tanıklarının da ortak beyanlarında davacının ... Ticaret isimli işyerinde hiç çalışmadığını beyan ettikleri, dolayısıyla buradan hareketle davacının kendisi hakkında 01.11.1991 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiği tarihte ... nezdinde çalıştığı, ancak davacı hakkında işe giriş bildirgesi düzenlediği belirlenen ... Ticaret unvanlı işyeri nezdinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığı, 01.11.1991 tarihli işe giriş bildirgesi gerçek ve fiili bir çalışmaya istinaden değil, muvazaalı şekilde düzenlendiği, 01.11.1991 tarihinde davacının gerçek çalışmasının geçtiği davalı ... isimli işyeri üzerinden de bildirilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesinin de bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafın 01.11.1991 tarihi itibariyle sigorta başlangıç tarihinin tespiti isteminin de reddine karar verilmiş o halde davacı vekilince terditli şekilde talep olunan 27.05.1987 veya 01.11.1991 tarihi itibariyle sigorta başlangıcı tespit edilemediğinden ve bu bağlamda davacının sigorta başlangıç tarihi 01.07.1993 tarihinden öncesine çekilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)
  • 506 sayılı Kanun (m. 79)
  • 5510 sayılı Kanun (m. 86)

Karar metninin tamamı

10. Hukuk Dairesi 2024/11580 E. , 2025/225 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1029 E., 2024/945 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/39 E., 2022/110 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ilk işe giriş tarihinin 27.05.1987 tarihi olarak, şayet bu tarih kabul edilmez ise 01.11.1991 tarihi olarak tespiti ile bu tarihteki bir günlük hizmet tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumdan celp edilen kayıtlara göre davacı asil adına 27.05.1987 tarihi itibariyle herhangi bir sigortalılık tescilinin bulunmadığı, bu tarih itibariyle davacı hakkında herhangi bir işyerinden işe giriş bildirgesi veya hak düşürücü süreyi ortadan kaldıracak nitelikte herhangi bir kayda rastlanmadığı, davacının hizmet cetveline göre ise ilk işe girişinin 01.07.1993 tarihinde ... Petrolleri Ltd. Şti. isimli işveren tarafından bildirildiği, nitekim davacı asil, duruşmalardaki beyanlarında, davaya konu 27.05.1987 tarihinde davalı ...'a ait muhasebe ofisinde çalışmaya çalıştığını beyan ettiği, ne var ki davalı Kurumdan celp edilen kayıtlara göre davalı işverenin 28.02.2019 tarihi itibariyle Kanun kapsamına alındığı, diğer bir deyişle 27.05.1987 tarihi itibariyle davalı işveren tarafından da davacı asil adına Kurum'a ibraz edilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesinin bulunmadığı gözetilerek, hak düşürücü süre nedeniyle davacı tarafın 27.05.1987 tarihi itibariyle sigorta başlangıç tarihinin tespiti isteminin reddine (aynı yönde bkz. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E: 2016/15986, K: 2018/2338; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E: 2017/3906, K: 2019/7525) karar verilmiş; davacı tarafın terditli nitelikteki ikinci istemine gelince, 01.11.1991 tarihi itibariyle davacı adına 79842.001 sigorta sicil numaralı dava dışı ... İşletmeciliği isimli işyeri tarafından işe giriş bildirgesi düzenlendiği, söz konusu işe giriş bildirgesinin "... ... Hafriyat Nakliyat ve Tic." unvanlı işveren tarafından kaşelendiği, söz konusu dava dışı işverenin 01.11.1991 tarihi itibariyle davalı Kuruma ibraz edilmiş herhangi bir dönem bordrosunun bulunmadığı, ancak 1992 yılı dönemlerinde dönem bordrosu düzenlendiği, davacı asil isticvabında, söz konusu işe giriş bildirgesindeki imza kendisine ait ise de kendisinin ... Ticaret unvanlı işyerinde hiç çalışmadığını, bu işyerinin muhasebeciliğini davalı ...'ın üstlendiğini, kendisi hakkında işe giriş bildirgesinin düzenlendiği 01.11.1991 tarihinde de ...'ın yanında çalıştığını beyan ettiği, nitekim dinlenen davacı ve bordro tanıklarının da ortak beyanlarında davacının ... Ticaret isimli işyerinde hiç çalışmadığını beyan ettikleri, dolayısıyla buradan hareketle davacının kendisi hakkında 01.11.1991 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiği tarihte ... nezdinde çalıştığı, ancak davacı hakkında işe giriş bildirgesi düzenlediği belirlenen ... Ticaret unvanlı işyeri nezdinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığı, 01.11.1991 tarihli işe giriş bildirgesi gerçek ve fiili bir çalışmaya istinaden değil, muvazaalı şekilde düzenlendiği, 01.11.1991 tarihinde davacının gerçek çalışmasının geçtiği davalı ... isimli işyeri üzerinden de bildirilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesinin de bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafın 01.11.1991 tarihi itibariyle sigorta başlangıç tarihinin tespiti isteminin de reddine karar verilmiş o halde davacı vekilince terditli şekilde talep olunan 27.05.1987 veya 01.11.1991 tarihi itibariyle sigorta başlangıcı tespit edilemediğinden ve bu bağlamda davacının sigorta başlangıç tarihi 01.07.1993 tarihinden öncesine çekilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleri ile işe giriş bildirgesi, tanık beyanları, Kurum kayıtları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 5a4755b93ba70e149b6d0abe254cd5029e8c601a6df8c148d78a4205253c7c76

Son alınma: 07.11.2026 06:40 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış hizmet tespiti kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.