İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2022/997 E., 2025/14 K.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/997 · K. 2025/14 · 08.01.2025
Genel Hukukİstinaf (bölge adliye mahkemesi)KesinleştiOy birliği
Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Haksız rekabetin tespiti konulu davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş. Davacı istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu bir haksız rekabetin tespiti davası.
Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:
Davalı vekili, davacının iş yerini açmadan önce davalının müşteri olduğunu, davalının davacıdan 15 ay önce 10/09/2017 tarihinde açıldığını ve o tarihten beri aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davacının davalı ile aynı lokasyon içerisinde davalıdan sonra güzellik merkezini davalıdan sonra açtığını, davacının kendisine özgünmüş gibi beyan ettiği tüm ürünlerin değişik firmalarda tüm ürünlerin aynı renk ve modellerde…
İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.
İlk derece kararı davacı tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.
İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının gerek iş yerinin gerek kişisel haklarının saldırıya uğraması neticesinde açtıkları ve haksız rekabetin yasa hükümlerine göre tespitini istedikleri davada, 15/10/2021 günü davacı ve davalının işletmelerinde keşif yapıldığını, icra edilen keşif öncesinde, son duruşmada, davalı vekilinin, bizzat duruşmaya y…
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.
Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinden:
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.
§Avukat için özet
Künye
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/997, K. 2025/14, T. 08.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf eden: davacı
Savunma
Davalı vekili, davacının iş yerini açmadan önce davalının müşteri olduğunu, davalının davacıdan 15 ay önce 10/09/2017 tarihinde açıldığını ve o tarihten beri aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davacının davalı ile aynı lokasyon içerisinde davalıdan sonra güzellik merkezini davalıdan sonra açtığını, davacının kendisine özgünmüş gibi beyan ettiği tüm ürünlerin değişik firmalarda tüm ürünlerin aynı renk ve modellerde…
İstinaf sebepleri
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının gerek iş yerinin gerek kişisel haklarının saldırıya uğraması neticesinde açtıkları ve haksız rekabetin yasa hükümlerine göre tespitini istedikleri davada, 15/10/2021 günü davacı ve davalının işletmelerinde keşif yapıldığını, icra edilen keşif öncesinde, son duruşmada, davalı vekilinin, bizzat duruşmaya y…
Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
Gerekçe özü
“Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, bu kapsamda davacıya ve davalıya ait iş yerinde incelemelerde bulunularak mimar ve haksız rekabet uzmanı bilirkişiler refakatinde keşif icra kılındığı, keşiften sonra alınan bilirkişi raporunda: taraflara ait iş yerlerinin çeşitli açılardan fotoğraf ve görüntülemelerinin yapılarak dava taraflarının hangisinin daha önce tespit işlemi yerlerde daha önce faaliyete başlad…”
“Her ne kadar istinafa gelen tarafça dava konusu yerin mahkeme heyeti gelmeden önce değiştirildiğine yönelik sebepler ileri sürülmüş ise de, davacı tarafın dosya kapsamında mevcut delillere nazaran bu iddiasını kanıtlayamadığı, alınan bilirkişi heyet raporunun hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette bulunduğu değerlendirilmiştir.”
“Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle…”
“Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ...'ın kendisine ait Estetik&Güzellik Merkezi isimli işletmesinin Üçyol Şubesinde yaptırdığı tadilat ve dekorasyon işlemleri neticesinde, davacının işletmesine has unsurlara haiz tüm vitrin, dış cephe, dekorasyon ve mobilyalarından oluşan iç mimari ve tüm unsurları…
✓
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, bu kapsamda davacıya ve davalıya ait iş yerinde incelemelerde bulunularak mimar ve haksız rekabet uzmanı bilirkişiler refakatinde keşif icra kılındığı, keşiften sonra alınan bilirkişi raporunda: taraflara ait iş yerlerinin çeşitli açılardan fotoğraf ve görüntülemelerinin yapılarak dava taraflarının hangisinin daha önce tespit işlemi yerlerde daha önce faaliyete başlad…
Her ne kadar istinafa gelen tarafça dava konusu yerin mahkeme heyeti gelmeden önce değiştirildiğine yönelik sebepler ileri sürülmüş ise de, davacı tarafın dosya kapsamında mevcut delillere nazaran bu iddiasını kanıtlayamadığı, alınan bilirkişi heyet raporunun hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette bulunduğu değerlendirilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle…
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2021 tarih 2021/387 E. 2021/1183 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2 nci maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018, s. 350).
Atıf yapılan mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
¶Karar metninin tamamı
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/997
KARAR NO : 2025/14
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2021
NUMARASI : 2021/387 E. 2021/1183 K.
DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti
KARAR TARİHİ : 08.01.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08.01.2025
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2021 tarih 2021/387 E. 2021/1183 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davacının 12/12/219 tarihi itibari ile ... Cad. .../... Konak /İzmir adresinde güzellik ve kişisel bakım üzerine kadın ve erkek müşteri portföyü ile hizmet veren bir işletme olduğunu, davalının da güzellik ve kişisel bakım üzerine hizmet verdiğini, davalı ile davacının aynı lokasyon üzerinde olduğunu ve aralarında en fazla 2 km olduğunu, davacının kendisine ait dekorasyon ve vitrin özellikleri, özgün bir dış cepheye sahip olması neticesinde gerek bulunduğu muhitte gerekse sosyal mecralarda tanına bir işletme olmasını sağladığını, davalının uzun süredir hizmet verdiği işletmesinin tüm iç mimarisinde ani bir değişikliğe giderek davacıya ait işletmenin kendine has unsurlarını tüm dekorasyonunu ve mobilyalarını, ilgili kanunların amir hükümlerine aykırılık teşkil edecek ve karıştırılmaya neden olacak biçimde kendi işletmesinde kullandığını, davacının davalının bu eyleminden kendi müşterileri ve müşterisi olmayıp sosyal medya hesabından işletmesini takip eden pek çok kişinin araması, yazması sonucu haberdar olduğunu bu durumun müşterilerde davacının yeni bir şube açtığı, işletmenin yer değiştirdiğini düşünmesine yol açtığını, bu durum hakkında davalıya üçüncü kişiler tarafından sorular yöneltilmesi neticesinde işletmesine ait sosyal medya hesabından gerek işletme sahibini küçük düşürücü gerekse işletmesine karşı açıkça haksız saldırı niteliği taşıyan videolar paylaştığını belirterek davalıya ait işletmede yapılan tadilat ile değiştirilen dış cephe, vitrin, işletmenin iç dekorasyonu ve mobilyaları bakımından karşılaştırıldığında davacının işletmesinde mevcut vitrin, iç mimari ve benzeri tüm unsurların karıştırılmaya yol açacak nitelikte olup olmadığını, davalının eylemlerinin haksız rekabete ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında karıştırmaya sebebiyet verecek ölçüde haksız olup olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının iş yerini açmadan önce davalının müşteri olduğunu, davalının davacıdan 15 ay önce 10/09/2017 tarihinde açıldığını ve o tarihten beri aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davacının davalı ile aynı lokasyon içerisinde davalıdan sonra güzellik merkezini davalıdan sonra açtığını, davacının kendisine özgünmüş gibi beyan ettiği tüm ürünlerin değişik firmalarda tüm ürünlerin aynı renk ve modellerde bulunduğunu, benzer dekorasyon tercihinde bulunan pek çok güzellik salonu olduğunu yapılan kısa bir araştırma ile anlaşılmasının mümkün olduğunu, davalının Bornova'da bulunan şubesini de davacıdan önce 08/10/2019 tarihinde açtığını ve bu şubenin dekorasyonunun pembe ağırlıklı, pembe boya, pembe desk ve pembe koltuklarla dekore ettirdiğini, bu doğrultuda da merkez şubesinin dekorasyon ve yenileme işlemini şubesi ile aynı konsept yaptırdığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ...'ın kendisine ait Estetik&Güzellik Merkezi isimli işletmesinin Üçyol Şubesinde yaptırdığı tadilat ve dekorasyon işlemleri neticesinde, davacının işletmesine has unsurlara haiz tüm vitrin, dış cephe, dekorasyon ve mobilyalarından oluşan iç mimari ve tüm unsurlarını kendisine ait işletmede kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise bu durumun karıştırılmaya mahal verecek düzeyde olup olmadığı, bu kapsamda yapılan tadilat ve dekorasyon işlemleri sonrasında davalıya ait işletmenin Üçyol Şubesinde kullanılmaya başlanıldığı belirtilen ve davacının işletmesine has olduğu iddia olunan vitrin, dış cephe, dekorasyon ve mobilyalarından oluşan iç mimari ve tüm unsurların davalıya ait işletmede kullanılmasının haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti taleplerine ilişkin olduğu, bilirkişi heyetinin 24/11/2021 havale tarihli raporlarında özetle davalı tarafın davacı tarafa yönelik haksız rekabet eyleminin belirlenemediğini mütalaa ettikleri, tarafların güzellik merkezi işletmek suretiyle aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, güzellik merkezi mahiyetindeki iş yerlerinin hitap ettiği genel müşteri portföyünün ilgi alanları ve zevkleri çerçevesinde pembe veya kırmızı renkleri ile bu renklerin çeşitli tonlarında dekore edilmelerinin, bahse konu renklerin herhangi birine özgülenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında haksız rekabet teşkil etmeyeceği, taraflara ait davaya konu işletmelerde kullanılan dekorasyon, koltuk, vitrin gibi unsurlarda benzerlik olmasının aynı işyerinden alınmış olma olasılığının bulunması yanında bir kişiye özgülenmeyen ve özel tasarım niteliği bulunmayan ürünler olması karşısında haksız rekabet teşkil etmeyeceği, kaldı ki taraflara ait işletmelerde benzerliklerin yanında birçok farklılıkların da bulunduğu, taraflara ait işletmelerin dış cephe görünümlerinin benzer olmadığı, taraflara ait işletmelerdeki uygulama alanlarının farklı bölümlerde tasarlandığı, her ne kadar dava dilekçesi ekinde yer alan fotoğraflardan bir kısmı raporda değerlendirilmemiş ise de, davacıya ait iş yerinin girişinde bulunan pembe renkli ağacın davalı tarafından kendi işletmesinde kullanılmasının müşteri portföyünün iş yerlerini karıştırmasına sebebiyet verecek mahiyette ve haksız rekabet oluşturacak düzeyde bulunmadığı, dava dilekçesinde yer alan ekran görüntülerinin bilgisayar ortamında her zaman ve durumda düzenlenmesi mümkün olduğu dikkate alındığında tek başına delil kuvvetini haiz olmadığı, ekran görüntülerinde yer alan instagram uygulaması üzerinden üretildiği anlaşılan paylaşımlara bazı kişiler tarafından yapılan yorumların bazılarının davalının işletmesinin fotoğraflarını davacıya ait işletme ile karıştırdıkları intibası meydana getirdiği, ancak davalı tarafından davacıyı ve işletmesini kötülemek amacıyla yapıldığı iddia olunan paylaşımların direkt olarak davacının veya işletmesinin muhatap alınarak yapıldığını belirlemenin mümkün olmadığı, ancak alınan bilirkişi raporu ile sair deliller çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda sonuç olarak davacıya ait işletmede bulunan unsurların davacıya özgülenmiş ve davacıya özel olarak tasarlanmış unsurlar olmadıkları, keza tarafların genel olarak hitap ettikleri müşteri portföyleri göz önünde bulundurulduğunda renk bazında benzer kullanımların olağan olduğu, yine kullanılan bazı ürünlerin benzerlik taşımasının bu ürünlerin aynı iş yerinden satın alınma ihtimalinden kaynaklanabileceği, haksız rekabetten bahsedebilmek için bir tarafa özgülenmiş veya bir taraf içi özel olarak tasarlanmış ürünlerin diğer tarafça karıştırılmaya yol açacak mahiyette kullanılmış olmasının gerektiği, her iki tarafın ticari işletmesinin bazı unsurlarında benzerliklerin varlığı mahkemenin kabulünde ise de, birçok farklılığın da bulunduğu, belirtilen gerekçeler dahilinde davalının işletmesinde kullandığı unsurların ve sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımların haksız rekabet teşkil eder mahiyette olmadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının gerek iş yerinin gerek kişisel haklarının saldırıya uğraması neticesinde açtıkları ve haksız rekabetin yasa hükümlerine göre tespitini istedikleri davada, 15/10/2021 günü davacı ve davalının işletmelerinde keşif yapıldığını, icra edilen keşif öncesinde, son duruşmada, davalı vekilinin, bizzat duruşmaya yetki belgesi ile davacı adına katılan Av. ...' ya keşif tarihinde şikayete konu unsurları değiştirirsek ne olacak bu davada diye sorduğunu, duruşma tarihinden hemen sonra ise davalının, keşif yapılacak işletmesinde, davaya konu esaslı unsurları ivedilikle değiştirdiğini, karıştırılmaya sebep plan ana unsurları kaldırdığını, ilaveten işletmesine kendi isminin yazdığı led ışıklı tabela eklendiğini, yani davalı, keşfin icrasından hemen önce davaya konu olan esaslı tüm unsurlarda tamamen değişikliğe gittiğini, kasten mahkeme ve bilirkişi heyetini açıkça davanın sonucuna etki etmek kastı ile yanılttığını, keşfin icrasında, davalı tarafından yapılan tüm bu esaslı değişilikler hakkında, bilhassa soru yöneltildiğini, keşif zaptına davalı tarafından yapılan değişikliklerin, ekleme ve çıkarmaların incelenmesi talep edildiği hususu ekletildiğini, davalının tüm bu anlatılan yasaya aykırı eylemlerine rağmen, bilirkişi heyetinin eksik inceleme yaptığını, dosyadaki öncesi/sonrası fotoğrafları ve videoları değerlendirmeden kısmen aleyhe bir rapor tanzim ettiğini, rapora süresi içinde itirazlarını sunduklarını, aynı zamanda davalı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yargı makamlarını aldatmaya, delilleri karartmaya yönelik suç duyurusunda da bulunduklarını belirtmelerine rağmen kök raporun hükme esas teşkil ederek aleyhlerinde davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın esas bakımından açıkça hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2 nci maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018, s. 350).
6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanununda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a maddesinde dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmayı yol açan önlemler almak halleri haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır.
Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, bu kapsamda davacıya ve davalıya ait iş yerinde incelemelerde bulunularak mimar ve haksız rekabet uzmanı bilirkişiler refakatinde keşif icra kılındığı, keşiften sonra alınan bilirkişi raporunda: taraflara ait iş yerlerinin çeşitli açılardan fotoğraf ve görüntülemelerinin yapılarak dava taraflarının hangisinin daha önce tespit işlemi yerlerde daha önce faaliyete başladıkları kısmı bir tarafa, tespit işleminde belirlenen hususların ışığında davalı tarafın, davacı tarafa yönelik haksız rekabet eyleminin belirlenemediği, davacının iddia ettiği mobilya aksamındaki benzerlikler yönünden sadece koltukların benzerlik taşımasının aynı işyerinden alınmış olma olasılığının olması ve davacı yana özgülenmiş bir model olmaması, yine davacı yanın yaptığı vurgulardan mobilya ve iç mekânın hakim rengi konusunda da, hizmet verilen alanın yüksek ağırlıkta kadına hizmet verilen yerler olması bu nedenle de pembe ve pembenin tonları ile kırmızı ve kırmızının tonlarının kadına yönelik tanımlama renkleri olması bu nedenle de davacıya özgülenecek bir durumunun olmaması, davacı yanın talebinde belirttiği kabartma ahşap çıtalar kullanılan duvar kaplamasının da davacı işyerinin bir şubesiymiş gibi davalı işyerinde kullanıldığı sonucuna ulaşmanın mümkün bulunmadığı, davacının bu tip duvar kaplamasının kendi işyerine özgülenecek bir durum olduğunu da kanıtlayamadığı, netice itibarıyla davalı tarafın davacıya yönelik haksız rekabet eyleminin belirlemediği tespit edilmiştir.
Her ne kadar istinafa gelen tarafça dava konusu yerin mahkeme heyeti gelmeden önce değiştirildiğine yönelik sebepler ileri sürülmüş ise de, davacı tarafın dosya kapsamında mevcut delillere nazaran bu iddiasını kanıtlayamadığı, alınan bilirkişi heyet raporunun hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette bulunduğu değerlendirilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 02.11.2026 18:39 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 02.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.