Doğrulanmış emsal kaydı · İstinaf (bölge adliye mahkemesi)

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2021/1200 E., 2025/10 K. — itirazın iptali

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi · E. 2021/1200 · K. 2025/10 · 09.01.2025

Genel Hukuk İstinaf (bölge adliye mahkemesi)Kesinleşti Oy birliği İtirazın iptali

Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

İtirazın iptali talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş. Her iki taraf istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. İncelenen temel soru: temelde, takibe konu faturadaki malların teslim edilip edilmediği ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada itirazın iptali talep etmiş.

Davacı tarafın anlatımı özetle:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ürün sattığını fatura kestiğini davalının borcunu ödemediğini açılan icra takibine de itiraz ettiğini davanın kabulü ile itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davalılarca davacı tarafın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olması nedeni ile feshedildiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş.

İlk derece kararı her iki taraf tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.

İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/04/2019 tarihli hizmet alan/ajans sözleşmesi davacı tarafın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olması, müvekkile gerekli bilgi ve belgeler sunmamış ve sözleşmeye aykırı hareket etmiş olması, davacı tarafın sözleşmedeki kusurlu hareketleri nedeniyle ve haklı sebeplerle fesh edilmiş ve sözleşme feshi hususu noter vasıtası ile tebliğ edilmiş ve söz kon…

Bölge adliye mahkemesinin cevapladığı temel soru: temelde, takibe konu faturadaki malların teslim edilip edilmediği ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.

Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.

Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinden:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.027,03‬ TL harcın, alınması gerekli olan 8.108,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.081,09‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair,…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1200, K. 2025/10, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf eden: taraflar
Talepler
itirazın iptali
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davalılarca davacı tarafın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olması nedeni ile feshedildiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/04/2019 tarihli hizmet alan/ajans sözleşmesi davacı tarafın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olması, müvekkile gerekli bilgi ve belgeler sunmamış ve sözleşmeye aykırı hareket etmiş olması, davacı tarafın sözleşmedeki kusurlu hareketleri nedeniyle ve haklı sebeplerle fesh edilmiş ve sözleşme feshi hususu noter vasıtası ile tebliğ edilmiş ve söz kon…
Uyuşmazlık
temelde, takibe konu faturadaki malların teslim edilip edilmediği ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır
Mevzuat
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Gerekçe özü
“Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.”
“HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.”
“Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;”
“1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.027,03‬ TL harcın, alınması gerekli olan 8.108,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.081,09‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair,…”
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
    Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; icra takibine dayanak yapılan dava konusu fatura altındaki teslim alan imzanın davalı eli ürünü olduğunun davalı tarafça ikrar edildiği, dolayısıyla faturada yer alan malların davacı tarafça davalıya satılarak teslim edildiği hususunun çekilmeli olmaktan çıktığı, davalı tarafça her ne kadar malların teslim edilmediği, malların kend…
  2. ✓
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
    1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.027,03‬ TL harcın, alınması gerekli olan 8.108,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.081,09‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair,…

Uyuşmazlık ve gerekçe

Bölge adliye mahkemesinin cevapladığı sorutemelde, takibe konu faturadaki malların teslim edilip edilmediği ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.027,03‬ TL harcın, alınması gerekli olan 8.108,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.081,09‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair,…
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takibe konu faturadaki malların teslim edilip edilmediği ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura bakiye alacağı" sebebine dayalı olarak 118.696,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 14/11/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 118.696,66 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterleri ise, işletme esasına göre tutulmuş olup, davacının takibe konu faturası davalının ticari defterinde kayıtlıdır. Bunun yanı sıra davalı tarafça, davacının takibe konu faturası ile aynı içerik ve miktarda iade faturası düzenlenmiştir. Ancak bu iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştiremez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayı
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde SMMM marifeti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 19/10/2020 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış, raporda davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 118.696,00 TL alacaklı göründüğü bildirilmiştir. İcra takibinin dayanağı olan dava konusu faturanın altında teslim alan imzası bulunduğu anlaşılmakla bu konuda davalı asilin isticvabına karar verilmiş, davalı asil isticvabında fatura altındaki teslim alan imzasının kendisine ait olduğunu kabul etmiş, malların teslim edileceğini düşünerek imza attığını ancak malların teslim edilmediğini beyan ettiği görülmüştür. Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; icra takibine dayanak yapılan dava konusu fatura altındaki teslim alan imzanın davalı eli ürünü olduğunun davalı tarafça ikrar edildiği, dolayısıyla faturada yer alan malların davacı tarafça davalıya satılarak teslim edildiği hususunun çekilmeli olmaktan çıktığı, davalı tarafça her ne kadar malların teslim edilmediği, malların kendisine teslim edileceğini düşünerek imzaladığını beyan etmiş ise de davalının faturanın teslim alan kısmını imzalaması neticesinde ispat yükünün davacıdan davalıya geçtiği ve davalının malların teslim edilmediğini ispatlaması gerektiği, ancak davalı tarafça bu hususu ispatlayan yazılı bir delil sunulmadığı, davalı tarafça ileri sürülen hizmet alımı/ajans sözlemesinin takip konusu alacakla ilgisi bulunmadığı görülmekle davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Karar metninin tamamı

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1200 KARAR NO: 2025/10 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2021 NUMARASI: 2019/1031 Esas - 2021/402 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/01/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ürün sattığını fatura kestiğini davalının borcunu ödemediğini açılan icra takibine de itiraz ettiğini davanın kabulü ile itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davalılarca davacı tarafın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olması nedeni ile feshedildiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde SMMM marifeti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 19/10/2020 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış, raporda davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 118.696,00 TL alacaklı göründüğü bildirilmiştir. İcra takibinin dayanağı olan dava konusu faturanın altında teslim alan imzası bulunduğu anlaşılmakla bu konuda davalı asilin isticvabına karar verilmiş, davalı asil isticvabında fatura altındaki teslim alan imzasının kendisine ait olduğunu kabul etmiş, malların teslim edileceğini düşünerek imza attığını ancak malların teslim edilmediğini beyan ettiği görülmüştür. Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; icra takibine dayanak yapılan dava konusu fatura altındaki teslim alan imzanın davalı eli ürünü olduğunun davalı tarafça ikrar edildiği, dolayısıyla faturada yer alan malların davacı tarafça davalıya satılarak teslim edildiği hususunun çekilmeli olmaktan çıktığı, davalı tarafça her ne kadar malların teslim edilmediği, malların kendisine teslim edileceğini düşünerek imzaladığını beyan etmiş ise de davalının faturanın teslim alan kısmını imzalaması neticesinde ispat yükünün davacıdan davalıya geçtiği ve davalının malların teslim edilmediğini ispatlaması gerektiği, ancak davalı tarafça bu hususu ispatlayan yazılı bir delil sunulmadığı, davalı tarafça ileri sürülen hizmet alımı/ajans sözlemesinin takip konusu alacakla ilgisi bulunmadığı görülmekle davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/04/2019 tarihli hizmet alan/ajans sözleşmesi davacı tarafın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olması, müvekkile gerekli bilgi ve belgeler sunmamış ve sözleşmeye aykırı hareket etmiş olması, davacı tarafın sözleşmedeki kusurlu hareketleri nedeniyle ve haklı sebeplerle fesh edilmiş ve sözleşme feshi hususu noter vasıtası ile tebliğ edilmiş ve söz konusu sözleşmeye ilişkin tüm yasal haklar saklı tutulmuş olup taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin olarak davacı taraf hizmet alanın kurumsal web sitesi yapımı ve takibi ile sosyal medya planlama/yönetme hizmetinin süreli bir şekilde yapılması sözleşme imzalamışsa da internet sitesi ve facebook adreslerinde açıkça görüleceği gibi iyi bir hizmet vermediği gibi reklamını dahi gerçekleştiremediğini, dava açıldığı tarihte aradan yaklaşık bir sene geçmesine rağmen facebook hesabı sadece 150 kişi olarak takipçi göstermekte, söz konusu adres dışardan konumla gelen birisini adrese götürmediğini, sözleşmeye davacı uymayarak sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek davalının zarar görmesine neden olmuş; yine bu tarihlerde davacıya ön ödemeli mallar üzerine fatura verilmiş mallar teslim edilmeden imza alınmış daha sonra ise iade faturası düzenletmiş fakat düzenlenen iade faturasını da kabul etmediğini, duruma ilişkin itirazlarının mahkemece dinlenmemiş toplanması istenilen deliller toplanmadan karar verildiğini, Davacı tarafından açılan icra takip dosyasında ve itirazın iptali davasında davacı taraf 118.696,00 TL fatura bakiye alacağı olduğunu iddia ederek, icra takibi başlatmış olup, davalının bu faturadan kaynaklanan davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu irsaliyeli faturada ki ürünler, davalı tarafından teslim alınmamış, fatura da fiili sevk tarihi bulunmadığını, ayrıca davalı firmaya gönderilen irsaliyeli fatura ile icra takibine konu faturanın birbirinden farklı olduğunu, bu faturanın geçerlilik şartlarını taşımadığını, faturada oynama yapıldığını, bu durum ne bilirkişi tarafından ne de Mahkemece dikkate alınmadığını, davacının iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, davacı firma tarafından kesilen faturadaki mallar teslim edilmemiş olmasına rağmen davalıya iade faturası düzenlenmesi istenmiş davalı tarafından gönderilen fatura ve içeriğine de davacının itiraz ettiğini, verilen kararda itirazlarının, cevaplarının ve delillerinin dikkate alınmadığı, bizzat davacı tarafından whatsapp üzerinden gönderilen ekstreler dahi rapora yansımadığını, mail yazışmalarının da belge olarak kabul edildiğini, mahkemece whatsapp kayıtlarında davalıdan tahsil edilen rakamlar davacı tarafından gösterilmişse de bilirkişi tarafından ve mahkeme tarafından bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmadan tek taraflı davacının ticari defterleri ile yetinildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takibe konu faturadaki malların teslim edilip edilmediği ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura bakiye alacağı" sebebine dayalı olarak 118.696,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 14/11/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 118.696,66 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterleri ise, işletme esasına göre tutulmuş olup, davacının takibe konu faturası davalının ticari defterinde kayıtlıdır. Bunun yanı sıra davalı tarafça, davacının takibe konu faturası ile aynı içerik ve miktarda iade faturası düzenlenmiştir. Ancak bu iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştiremez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Bu durumda davalı, davacının takibe konu faturasını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir. Davalı taraça iade faturası sunulmuş ise de bu faturanın, davalının ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle kesildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturasının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli değildir. Davalı, whatsapp yazışmalarında davacının aldığını kabul ettiği ödemelerin ve yine davacı tarafından whasapp üzerinden gönderilen ekstrelerin rapora yansıtılmadığı iddia edilmiş ise de, whatsapp yazışmalarının davacıdan sadır olduğuna ilişkin bir kayıt ve belgesi bulunmayan, davalı tarafça da açıkça inkar edilmiş olan whatsapp yazışmalarının davalı yararın delil teşkil etmesi mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.027,03‬ TL harcın, alınması gerekli olan 8.108,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.081,09‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: bf9efaa4379fab15bcd2d4302dd432c8938626768f3c4407350ec520fb960b4f

Son alınma: 04.11.2026 18:50 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 04.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış itirazın iptali kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.