İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2022/599 E., 2025/25 K. — alacak
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/599 · K. 2025/25 · 08.01.2025
Genel Hukukİstinaf (bölge adliye mahkemesi)KesinleştiOy birliği
Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Alacak talebiyle açılan davada davalı istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada alacak talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:
Davalı vekili; bayilik sözleşmesine konu istasyonun yarı payının müvekkili ...'ya ve yarı payının da 2017 yılında vefat eden kardeşi ...'ya ait olduğunu, ...'nın vefatı sonrası mirasçıların kira sözleşmesi yapmayacaklarını beyan ederek işletme ruhsatının iptalini talep ettiklerini, işletme ruhsatının iptali nedeniyle de davalının 04/09/2017 tarihinde istasyonu kapatmak zorunda kaldığını, işletme ruhsatının iptal edi…
İlk derece kararı davalı tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.
İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:
Davalı vekili; yargılama sırasında dava konusu ariyetlerin davacıya teslimine dava dışı arsa sahiplerinin engel olduğunu, bu nedenle el atmanın önlenmesi davası açtıklarını belirterek bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, Çay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/386 esas 2021/191 karar sayılı dosyası ile açtıkları el atmanın önlenmesi davasının sonu…
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.
Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinden:
Diğer yandan ariyetlerin söküm ve davacıya tesliminin taşınmaz hissedarının mirasçıları tarafından engellendiği de sabit olmakla, aynen teslim mümkün olmadığından mahkemece ariyetlerin bedeline hükmedilmesi de yerindedir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.
§Avukat için özet
Künye
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/599, K. 2025/25, T. 08.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf eden: davalı
Talepler
alacak
Savunma
Davalı vekili; bayilik sözleşmesine konu istasyonun yarı payının müvekkili ...'ya ve yarı payının da 2017 yılında vefat eden kardeşi ...'ya ait olduğunu, ...'nın vefatı sonrası mirasçıların kira sözleşmesi yapmayacaklarını beyan ederek işletme ruhsatının iptalini talep ettiklerini, işletme ruhsatının iptali nedeniyle de davalının 04/09/2017 tarihinde istasyonu kapatmak zorunda kaldığını, işletme ruhsatının iptal edi…
İstinaf sebepleri
Davalı vekili; yargılama sırasında dava konusu ariyetlerin davacıya teslimine dava dışı arsa sahiplerinin engel olduğunu, bu nedenle el atmanın önlenmesi davası açtıklarını belirterek bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, Çay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/386 esas 2021/191 karar sayılı dosyası ile açtıkları el atmanın önlenmesi davasının sonu…
Gerekçe özü
“Diğer yandan ariyetlerin söküm ve davacıya tesliminin taşınmaz hissedarının mirasçıları tarafından engellendiği de sabit olmakla, aynen teslim mümkün olmadığından mahkemece ariyetlerin bedeline hükmedilmesi de yerindedir.”
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.
→Yargılama süreci
✓
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.445,93-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 362-TL harcın mahsubu ile kalan 1.083,93-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesin…
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Diğer yandan ariyetlerin söküm ve davacıya tesliminin taşınmaz hissedarının mirasçıları tarafından engellendiği de sabit olmakla, aynen teslim mümkün olmadığından mahkemece ariyetlerin bedeline hükmedilmesi de yerindedir.
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2018/202 Esas - 2020/851 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı arasında 25.02.2015 tarihli bayilik protokolü ve 03.03.2015 tarihli akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi akdedildiği, davacının davalıya sözleşme bitiminde aynen iade edilmek üzere bir takım ariyetler teslim ettiği, davalının lisansı 02.10.2017 tarihinde EPDK tarafından sona erdirildiğinden, taraflar arasındaki sözleşmenin de geçerliliğinin kalmadığı, davalının kardeşi olan ortağının vefatından sonra mirasçılarının ariyetlerin iadesi hususunda zorluk çıkardığını, kendisinin bunda bir kusurunun bulunmadığını savunduğu, dava konusu akaryakıt istasyonunda keşif ve davalı ile davacı kayıtları üzeride konusunda uzman bilirkişiler vasıtası ile inceleme yaptırıldığı, davacı tarafça davalıya teslim edilen ve iadesi istenilen ariyetlerin davalıya ait işletimde olmayan akaryakıt istasyonunda olduğu, maliyet değerlerinin ise 21.167,18-TL olduğu tespit edilmiş olmakla, taraflarca akdedilen sözleşme ile mülkiyetleri davacıda olup sözleşmenin bitiminde aynen iade edilmesinde mutabık kalındığı ve sözleşmenin davalının lisansının sona ermesinden dolayı hükümsüz kaldığı halde halen iade edilmediği, davacı tarafın çabalarına rağmen teslim almasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı tarafça davalıya teslim edilen ariyetin maliyet değeri olan 21.167,18-TL'nin 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
¶Karar metninin tamamı
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/599
KARAR NO: 2025/25
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/12/2020
NUMARASI: 2018/202 Esas - 2020/851 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ... arasında 25.02.2015 tarihli bayilik protokolü ve 03.03.2015 tarihli akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi ile akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davalıya ait istasyona bayilik hakkı ile birlikte, ayrıca sözleşme süresince kullanılmak üzere ariyetler verildiğini, sözleşmenin yürürlük süresinin EPDK'dan alınacak lisans tarihinden itibaren 5 yıl olduğunu, davalının EPDK nezdindeki bayi lisansının 02.10.2017 tarihinde EPDK tarafından sona erdirildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin 12.10.2017 tarihinde davalının istasyonuna gittiklerini, ancak davalı bayi tarafından ariyetlerin demontajına engel olunduğunu ve ariyetlerin iade edilmediğini, bunun üzerine müvekkilince 09.11.2017 tarihli ihtarname keşide edilerek, 2 gün içerisinde ariyetlerin teslim edilmesinin ihtar edildiğini, 04.12.2017 tarihinde yeniden ariyetlerin kurulu bulunduğu istasyona ariyetlerin sökümü için yetkili servis gönderildiğini, ancak davalının ariyetleri teslim etmediğini ve söküme izin vermediğini belirterek, davalıya teslim edilen ariyet malların aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde ise 5.000-TL'nin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 10.11.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 16.167,18-TL arttırarak 21.167,18-TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; bayilik sözleşmesine konu istasyonun yarı payının müvekkili ...'ya ve yarı payının da 2017 yılında vefat eden kardeşi ...'ya ait olduğunu, ...'nın vefatı sonrası mirasçıların kira sözleşmesi yapmayacaklarını beyan ederek işletme ruhsatının iptalini talep ettiklerini, işletme ruhsatının iptali nedeniyle de davalının 04/09/2017 tarihinde istasyonu kapatmak zorunda kaldığını, işletme ruhsatının iptal edilmesinde müvekkilinin bir kusuru olmadığını, 2 tabancalı akaryakıt pompasının müvekkiline teslim edilmediğini, ariyetlerin iadesine tapu maliki ... mirasçılarının fiilen engel olduğunu, müvekkilinin 15.11.2017 tarihli cevabi ihtarnamesinde durumu davacıya bildirdiğini, müvekkilince ariyetlerin iadesine engel olan ... mirasçıları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, dolayısıyla müvekkilinin ariyetlerin iadesi için gerekli girişimlerde bulunduğunu, ancak ... mirasçılarının engellemesi nedeniyle sonuç alamadığını, ariyetlerin müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle iade edilemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı arasında 25.02.2015 tarihli bayilik protokolü ve 03.03.2015 tarihli akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi akdedildiği, davacının davalıya sözleşme bitiminde aynen iade edilmek üzere bir takım ariyetler teslim ettiği, davalının lisansı 02.10.2017 tarihinde EPDK tarafından sona erdirildiğinden, taraflar arasındaki sözleşmenin de geçerliliğinin kalmadığı, davalının kardeşi olan ortağının vefatından sonra mirasçılarının ariyetlerin iadesi hususunda zorluk çıkardığını, kendisinin bunda bir kusurunun bulunmadığını savunduğu, dava konusu akaryakıt istasyonunda keşif ve davalı ile davacı kayıtları üzeride konusunda uzman bilirkişiler vasıtası ile inceleme yaptırıldığı, davacı tarafça davalıya teslim edilen ve iadesi istenilen ariyetlerin davalıya ait işletimde olmayan akaryakıt istasyonunda olduğu, maliyet değerlerinin ise 21.167,18-TL olduğu tespit edilmiş olmakla, taraflarca akdedilen sözleşme ile mülkiyetleri davacıda olup sözleşmenin bitiminde aynen iade edilmesinde mutabık kalındığı ve sözleşmenin davalının lisansının sona ermesinden dolayı hükümsüz kaldığı halde halen iade edilmediği, davacı tarafın çabalarına rağmen teslim almasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı tarafça davalıya teslim edilen ariyetin maliyet değeri olan 21.167,18-TL'nin 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; yargılama sırasında dava konusu ariyetlerin davacıya teslimine dava dışı arsa sahiplerinin engel olduğunu, bu nedenle el atmanın önlenmesi davası açtıklarını belirterek bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, Çay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/386 esas 2021/191 karar sayılı dosyası ile açtıkları el atmanın önlenmesi davasının sonuçlandığını ve dava konusu ariyetlerin müvekkiline iadesine karar verilerek kesinleştiğini, bu kararın Çay İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve ariyetlerin aynen tesliminin olanaklı hale geldiğini, bu nedenle söz konusu davanın bekletici mesele yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde davaya konu ariyetlerin aynen iadesi veya bedelinin tahsili talep edilmiş olup aynen iadenin mümkün olmasına rağmen ariyetlerin bedeline hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle, davalı bayiye ariyet olarak verilen malların aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında 03.03.2015 tarihli bayilik sözleşmesi ile 25.02.2015 tarihli bayilik protokolü akdedildiği, sözleşmeler gereğince bir kısım malların davacı tarafça davalı bayiye ariyet olarak teslim edildiği, sözleşmenin ise davalının bayilik lisansının iptali nedeniyle sona erdiği anlaşılmaktadır. Bayilik sözleşmesinin 10. maddesinde bayiye ariyet olarak verilen demirbaşların ...'ın malı olduğu, sözleşmenin sona ermesi veya devamının imkansız hale gelmesi durumunda bayinin, masrafları kendisine ait olmak üzere demirbaş malzemeleri sökerek ...'ın göstereceği adrese en geç 15 gün içinde teslim edeceği, bayinin kusurlu davranışlarından ötürü demirbaşların kullanılırlığının imkansız hale gelmesi veya teslim hususunda 3. şahıslarla dava veya icralık olması halinde, cezai şart ve kendisine teslim edilen demirbaşların bedelini gayrı kabili rücu olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği hüküm altına alınmıştır. Ariyet malların davalıya teslim edildiği, sözleşmenin de davalının bayilik lisansının iptali nedeniyle sona erdiği tarafların kabulündedir. Bu durumda davalı bayi, kendisine teslim edilmiş olan ariyetleri iade yükümlülüğü altındadır. Somut olayda davacının görevlendirdiği ... firmasınca istasyona söküm için gidildiğinde söküme izin verilmediği 12.10.2017 tarihli tutanak ile sabittir. Bunun üzerine davacı tarafından keşide edilen 09.11.2017 tarihli ihtarname ile söz konusu ariyet malların teslimi ihtar edilmesine rağmen, ariyetler davacıya teslim edilmemiştir. Ariyetlerin sökümü için istasyona gidildiğinde, istasyonun kurulu bulunduğu taşınmazın yarı pay sahibi olup vefat eden davalının kardeşi ...'nın mirasçılarının istasyona gelerek söküme engel oldukları, bu nedenle davacı tarafından ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle ariyetlerin aynen iadesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından taşınmazın hissedarı ...'nın mirasçıları aleyhine söz konusu ariyet mallara yönelik el atmanın önlenmesi istemiyle Çay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/386 esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek 12.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilince söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği talep edilmişse de, bayilik sözleşmesinin tarafı davalı olup, davalı ile taşınmaz hissedarı dava dışı kişiler arasındaki iç ilişki davacıyı bağlamadığı gibi, bayilik sözleşmesinin 10. maddesindeki "bayinin ariyetlerin teslimi hususunda 3. şahıslarla dava veya icralık olması halinde kendisine teslim edilen demirbaşların bedelini gayrı kabili rücu olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği" yönündeki hüküm de dikkate alındığında, söz konusu dava dosyasının bekletici mesele yapılmamasında usule aykırılık yoktur. Diğer yandan ariyetlerin söküm ve davacıya tesliminin taşınmaz hissedarının mirasçıları tarafından engellendiği de sabit olmakla, aynen teslim mümkün olmadığından mahkemece ariyetlerin bedeline hükmedilmesi de yerindedir. Açıklanan nedenlerle,ariyetleri iade edemediği halde bedelini iade etmek davalının sözleşmesel yükümlülüğü olduğundan istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.445,93-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 362-TL harcın mahsubu ile kalan 1.083,93-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2025
Son alınma: 02.11.2026 18:56 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 02.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.