İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/673 E., 2025/4 K.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2015/673 · K. 2025/4 · 07.01.2025
Ticaret Hukukuİlk derece mahkemesiKesinleşmedi
Bu bir ilk derece mahkemesi kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Menfi tespit talebiyle açılan davada mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verdi.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada menfi tespit talep etmiş.
Davacı tarafın anlatımı özetle:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ---- akaryakıt istasyonu işlettiğini, davalılardan---- isimli şahısların bu akaryakıt istasyonunda yaklaşık üç yıldır pompacı olarak çalıştıklarını, diğer davalılar----yukarıda anılan işçilerin babaları olduklarını, davacı şirket çalışanı olan ------- isimli davalının işyerinde uyurken yakalandığını ve işten çıkarıldığını, davacı şirket yetkilisinin 22.03.2012…
Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle davanın kendisine yöneltilemeyeceğini (husumet itirazı) ileri sürmüş. Savunmanın özü:
Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Temsilen dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, dava konusu olayla ilgili açılan soruşturma dosyalarının sonucunun beklenilmesini, davacı tarafın zarar miktarını ve olayın poliçe kapsamında gerçekleşen emniyeti suistimal eylemi olduğunu ispat külfeti altında olduğunu, müvekkili şirketten olay tarih…
Dava açılmamış sayılmış; davanın esası hakkında karar verilmemiştir.
Resmî kaynakta bu karar henüz kesinleşmemiş görünüyor; üst mahkemede değişebilir.
§Avukat için özet
Künye
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/673, K. 2025/4, T. 07.01.2025
Talepler
menfi tespit
Savunma
Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Temsilen dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, dava konusu olayla ilgili açılan soruşturma dosyalarının sonucunun beklenilmesini, davacı tarafın zarar miktarını ve olayın poliçe kapsamında gerçekleşen emniyeti suistimal eylemi olduğunu ispat külfeti altında olduğunu, müvekkili şirketten olay tarih…
Usule ilişkin bir karardır; davanın esası hakkında emsal değeri sınırlıdır. Benzer usul sorunlarında mahkemenin hangi ölçütlere baktığını göstermesi bakımından yararlıdır.
→Yargılama süreci
•
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret MahkemesiDavanın açılmamış sayılması
1-İşbu dava 01.10.2024 tarihinde işlemden kaldırıldığı, yasal süre içerisinde yenilenmediğinden davanın HMK 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA;
¶Karar metninin tamamı
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/673 Esas
KARAR NO: 2025/4
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09.10.2015
KARAR TARİHİ: 07.01.2025
(Not: Davalılar -----yönünden, Mahkememiz ----- sayılı dosyasından tefriki ile yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir.)İşbu davanın 01.10.2024 tarihinde işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla, dosya ele alınıp incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ---- akaryakıt istasyonu işlettiğini, davalılardan---- isimli şahısların bu akaryakıt istasyonunda yaklaşık üç yıldır pompacı olarak çalıştıklarını, diğer davalılar----yukarıda anılan işçilerin babaları olduklarını, davacı şirket çalışanı olan ------- isimli davalının işyerinde uyurken yakalandığını ve işten çıkarıldığını, davacı şirket yetkilisinin 22.03.2012 tarihinde işletmenin içinde bir akaryakıt fişi bulduğunu, miktarının 3.359,16-TL olduğunu gördüğünü, işyerinde çalışanlara bu fişin kime ait olduğunu ve miktarın fazla olduğunu sorduğunda böyle bir satış yapılmadığını, vardiyada bu miktarda bir yakıt satışı görülmediğinin söylendiğini, durumdan şüphelenmesi üzerine uzun zamandan beri, depoya konan yakıt ile kasaya giren para arasında yaklaşık ve periyodik olarak 10.000,00-TL ile 15.000,00-TL arasında uyumsuzluklar bulunduğunu tespit ettiklerini, araştırma yaptıklarını, işyerinin otomasyon sistemini yürüten firmayla görüştüklerini, şifrenin kırılmış olabileceğini söylediklerini, vardiyaların geriye dönük olarak kontrol edildiğini, yaptıkları tespite göre otomasyon sisteminin devre dışı bırakılmak suretiyle kayıt dışı satış yapılarak ve gece dışarıdan anlaşmalı olarak getirtilen araçlara varil dolusu yakıt vermek suretiyle satış bedelini cebe attıklarını tespit ettiklerini, kamera kayıtlarının ve bilgisayar kayıtlarının incelendiğini, davalı işçilerin vardiyalarında usulsüzlük olduğunu tespit ettiklerini,------ ile yaptıkları konuşmada panikleyerek yaptığı usulsüzlüğü kabul ettiğini ve bu işi ---- ile birlikte yaptıklarını, otomasyon şifresini -------kırdığını, 2010 yılından bu yana bu şekilde akaryakıt satışı yaparak parasını ceplerine attıklarını kabul ettiğini, --------- 15.000,00-TL ödeme yaptığını, davalı işçilerin babaları olan diğer davalıların da çocuklarının yaptığı usulsüzlük nedeniyle oluşan 360.000,00-TL olarak hesaplanan zararı ödemeyi kabul ettiklerini ancak ödeme yapmadıklarını, bu şahısların bono imzalayarak verdiklerini, ancak daha sona ----- sayılı menfi tespit davasını açarak senedin zorla imzalatıldığını iddia ettiklerini, oysa zorlama bulunmadığını, davalı --------- soruşturma sayılı dosyalarının bulunduğunu, davalı işçilerin bu usulsüzlüğü yaptıklarına dair imzalı beyanları bulunduğunu belirterek sonuçta, müvekkili şirketin bu şekilde oluşan 345.000,00-TL zararının davalılardan faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Temsilen dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, dava konusu olayla ilgili açılan soruşturma dosyalarının sonucunun beklenilmesini, davacı tarafın zarar miktarını ve olayın poliçe kapsamında gerçekleşen emniyeti suistimal eylemi olduğunu ispat külfeti altında olduğunu, müvekkili şirketten olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle; davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davanın esastan reddini, ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılmasını, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -------vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın sigortalı yerde gerçekleştiği iddia edilen emniyeti suistimal olayı nedeniyle açıldığını, HMK.nun 119 Maddesinin yasal unsurlarını taşımayan davanın usulden reddini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, öncelikle meydana geldiği iddia edilen olay yada olayların poliçe vadesinde gerçekleşmiş olması ve bunların davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirkete yapılan başvurunun eksik evraklar nedeniyle davacı tarafa ödeme yapılamadığını, davacı tarafın avans faizi talebinin reddini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesiyle davacı bünyesinde çalışan davalı işçilerin şirkete verdiği zararın tazmini istemiyle davalı işçiler ve onlar adına senet veren babaları aleyhine açılmış bir tazminat davasıdır. HMK 150 maddesinde; "(1)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." denilmektedir.Davacı tarafından eldeki dosyanın 01.10.2024 tarihinde takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İşbu dava 01.10.2024 tarihinde işlemden kaldırıldığı, yasal süre içerisinde yenilenmediğinden davanın HMK 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA;
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 27,70-TL peşin harç ve 683,10-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye hazineye gelir kaydına, artan 95,40-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Açılmamış sayılması dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı ------ lehine takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine,
6-Karar tarihinde davalı------ kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı------ lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.07.01.2025
Son alınma: 02.11.2026 10:22 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 02.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.