Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/592 E., 2025/40 K. — itirazın iptali
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2024/592 · K. 2025/40 · 15.01.2025
Ticaret Hukukuİlk derece mahkemesiKesinleşmediİtirazın iptali
Bu bir ilk derece mahkemesi kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
İtirazın iptali talebiyle açılan davada mahkeme karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada itirazın iptali talep etmiş.
Davacı tarafın anlatımı özetle:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu şirket ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun muaccel hale gelmesi nedeni ile davalı aleyhine ...
Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüş. Savunmanın özü:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır.
Dava konusuz kaldığı için mahkeme esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş.
Resmî kaynakta bu karar henüz kesinleşmemiş görünüyor; üst mahkemede değişebilir.
§Avukat için özet
Künye
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/592, K. 2025/40, T. 15.01.2025
Talepler
itirazın iptali
Savunma
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır.
Mevzuat
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 492 sayılı Harçlar Kanunu
Hüküm
Karar verilmesine yer olmadığı — kesinleşmedi (kaynağa göre)
Emsal değeri
Usule ilişkin bir karardır; davanın esası hakkında emsal değeri sınırlıdır. Benzer usul sorunlarında mahkemenin hangi ölçütlere baktığını göstermesi bakımından yararlıdır.
→Yargılama süreci
•
Gaziantep 2. Asliye Ticaret MahkemesiKarar verilmesine yer olmadığı
1-Dava konusuz kaldığından dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu şirket ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun muaccel hale gelmesi nedeni ile davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, açıklanan bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır. 1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar, 2-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 4-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dava, İtirazın İptaline (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) ilişkindir. Uyuşmazlığa uygulanacak normlar açısından yapılan değerlendirme; İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
Atıf yapılan mevzuat
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
492 sayılı Harçlar Kanunu
¶Karar metninin tamamı
T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 23/07/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu şirket ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun muaccel hale gelmesi nedeni ile davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, açıklanan bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır.
DELİLLER:
1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar,
2-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
3-Bilirkişi raporları
4-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dava, İtirazın İptaline (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) ilişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanacak normlar açısından yapılan değerlendirme;
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı aranmaz.
Hesap kat tarihi itibari ile asıl alacak, kullanılan kredi tutarı ile bu krediye uygulanan akdi faiz toplamından oluşur. Kullanılan krediye hesap kat tarihine kadar akdi faiz uygulanması gerekir. Ayrıca kat tarihi itibari ile belirlenen asıl alacağa hesap kat tarihinden temerrüdün gerçekleştiği takip tarihine kadar akdi faiz istenebilir. Asıl alacağa temerrüt faizi istenebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Borçlu temerrüde düşürülmemiş ise asıl alacağa takip tarihine kadar ancak akdi faiz istenebilir.
İcra takibi açısından yapılan değerlendirme;
Dava konusu icra takibinde ödeme emrinin davalılara 06/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 07/06/2024 tarihinde borca itiraz talebinden bulunduğu, davalıların borca itiraz talebinin davacıya tebliğ edildiği, davacının davayı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davanın esası hakkında karar verilmemesine ilişkin olarak yapılan tespitler;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir.
Yargılama devam ederken davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu beyan dilekçesi ile davalıların icra takibine vaki itirazlarından feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekili duruşmadaki beyanında Davanın konusuz kaldığını yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını mahkememize bildirmiştir.
Davalı vekilinin de icra takibine vaki itirazlarından feragat ettiklerini icra dosyası kapsamında tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında davacı tarafından yargılama gideri taleplerinin olmadığı mahkememize bildirilmiş olduğundan tarafların haklılık durumunu değerlendirilmeden yargılama gider davacı üzerine bırakılmıştır.
Harç ve vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirme;
492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 1. fıkrasında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı; 2-a fıkrasında ise, 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda; konusu belli bir değerle ilgili bulunan davada esas hakkında karar verilmesi halinde nispi harç alınacağı, usule ilişkin nihai kararlarla, davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlarda maktu harç alınacağı kuşkusuzdur.
Bu nedenle maktu harca hükmedilmiştir.
Davacı vekili vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından taleplerinin olmadığını mahkememize bildirmiştir.
Davalı tarafından borca itirazdan feragat, dava açıldıktan sonra gerçekleştiğinden arabuluculuk ücreti davalılar üzerine yükletilmiştir.
Neticeten;
Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davalıların yapmış olduğu borca itirazdan feragatin dava ikame edildikten gerçekleşmiş olması, davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmaması nazara alındığında davanın konusu kaldığına kanaat edinilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olan nedenlerle;
1-Dava konusuz kaldığından dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 615,40 TL ilam harcından dava açılırken davacı tarafından yatırılan 23.914,83 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 23.299,43 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE ,
3-Davacının tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Talep olmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/2 hükmü gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 15/01/2025
Son alınma: 06.11.2026 12:31 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 06.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış itirazın iptali kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.