Doğrulanmış emsal kaydı · İstinaf (bölge adliye mahkemesi)

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/567 E., 2025/101 K.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi · E. 2024/567 · K. 2025/101 · 14.01.2025

Genel Hukuk İstinaf (bölge adliye mahkemesi)Kesinleşti Oy birliği

Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

Tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan ) konulu davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş. Davacı istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. İncelenen temel soru: davacının ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle ilk karar ile hükmedilen tazminatın davalı lehine kazanılmış hak teşkil edip etmediği hususu ile maluliyet oranı ve tazminat hesabına ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu bir tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan ) davası. Davacı tarafın anlatımı özetle:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin polis memuru olduğunu 11/12/2016 tarihinde başka bir trafik kazasının işlemlerini yaparken ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu ve aracın ...

Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ...poliçe nolu ZMMS ile teminat altına alındığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafa %7 maluliyete göre 47.047,00 TL kalıcı maluliyet ödemesi yapıldığını, davacının maluliyet oranına ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamında gelmemek üzere; yeniden bi…

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.

İlk derece kararı davacı tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.

İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:

Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, mahkemece verilen ilk kararı karar verildiği tarihteki güncel asgari ücrete uygun olması nedeniyle istinaf etmediklerini ancak kararın davalı tarafça istinaf edilmesi nedeniyle kaldırma kararı sonrası güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılmasında davalı yönünden kazanılmış hak söz konusu olmadığını, kaldırma sonra alınan raporda rapor tarihindeki asgari ücr…

Bölge adliye mahkemesinin cevapladığı temel soru: davacının ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle ilk karar ile hükmedilen tazminatın davalı lehine kazanılmış hak teşkil edip etmediği hususu ile maluliyet oranı ve tazminat hesabına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.

Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinden:

Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan ödemenin dava tarihinden evvel olması nedeniyle öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi gerekirken bu yapılmayarak doğrudan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuş olup ilk yargılama sırasında aktüerya bilirkişiden alınan rapor…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/567, K. 2025/101, T. 14.01.2025
İlgili mahkemeler
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf eden: davacı
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ...poliçe nolu ZMMS ile teminat altına alındığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafa %7 maluliyete göre 47.047,00 TL kalıcı maluliyet ödemesi yapıldığını, davacının maluliyet oranına ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamında gelmemek üzere; yeniden bi…
İstinaf sebepleri
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, mahkemece verilen ilk kararı karar verildiği tarihteki güncel asgari ücrete uygun olması nedeniyle istinaf etmediklerini ancak kararın davalı tarafça istinaf edilmesi nedeniyle kaldırma kararı sonrası güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılmasında davalı yönünden kazanılmış hak söz konusu olmadığını, kaldırma sonra alınan raporda rapor tarihindeki asgari ücr…
Uyuşmazlık
davacının ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle ilk karar ile hükmedilen tazminatın davalı lehine kazanılmış hak teşkil edip etmediği hususu ile maluliyet oranı ve tazminat hesabına ilişkindir
Gerekçe özü
“Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan ödemenin dava tarihinden evvel olması nedeniyle öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi gerekirken bu yapılmayarak doğrudan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuş olup ilk yargılama sırasında aktüerya bilirkişiden alınan rapor…”
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    67.791,64.-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 04/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
  2. ✓
    Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
    1- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2023 tarih ve 2022/184 - 2023/120 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Bölge adliye mahkemesinin cevapladığı sorudavacının ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle ilk karar ile hükmedilen tazminatın davalı lehine kazanılmış hak teşkil edip etmediği hususu ile maluliyet oranı ve tazminat hesabına ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan ödemenin dava tarihinden evvel olması nedeniyle öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi gerekirken bu yapılmayarak doğrudan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuş olup ilk yargılama sırasında aktüerya bilirkişiden alınan rapor…
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle ilk karar ile hükmedilen tazminatın davalı lehine kazanılmış hak teşkil edip etmediği hususu ile maluliyet oranı ve tazminat hesabına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda verilen ilk kararın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/12/2021 tarih 2021/509 esas 2021/743 karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup kaldırma sonrası verilen kararın bu kez hem davacı vekili hem de davalı vekili tarafından istinafa konu edildiği anlaşılmıştır.
Mahkeme tarafından verilen ilk hükmün maddi tazminat yönünden sadece davalı lehine kaldırılmasına karar verildiği ve davacı tarafından verilen ilk hükmün maddi tazminat yönünden istinaf edilmediği ve ilk hükme esas alınan 24.06.2019 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı bu yönüyle 24.06.2019 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk hükmü istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden yapılan hesap ile, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir. (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).

Karar metninin tamamı

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/567 - 2025/101 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : 2024/567 KARAR NO : 2025/101 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/184 KARAR NO : 2023/120 KARAR TARİHİ : 02/02/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 02/02/2024 Davacı, 20/02/2024 Davalı DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) B.A.M. KARAR TARİHİ : 14/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025 Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin polis memuru olduğunu 11/12/2016 tarihinde başka bir trafik kazasının işlemlerini yaparken ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu ve aracın ... Japan Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS kapsamında ...nolu poliçe ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinden müvekkiline ibra sözleşmesi dayatılması ile 04/04/2018 tarihinde 47.047,00.-TL ödendiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin ...hastanesince düzenlenen %23 fonksiyon kaybına ilişkin engelli raporu bulunduğunu, müvekkilinin zaman zaman Özel Harekat gibi birimlerde çalıştığını ancak bu fonksiyon kaybı nedeniyle artık bu tür birimlerde çalışamadığını ve mevcut işini yaparken daha fazla efor sarfettiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin bedensel zararına ilişkin ödenen tazminat tutarının yetersiz olması nedeniyle tespit edilecek tutar farkının şimdilik 1.000,00.-TL sinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 04/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ...poliçe nolu ZMMS ile teminat altına alındığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafa %7 maluliyete göre 47.047,00 TL kalıcı maluliyet ödemesi yapıldığını, davacının maluliyet oranına ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamında gelmemek üzere; yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde genel şartlara göre özür oranının %7 olabileceğini, bu oranın esas alınması halinde maluliyet oranının belirlenmesi bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ettiklerini, kusur oranlarının da tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevki gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek üzere davacı gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasını ve işleyecek faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre sürekli iş göremezlik oranının % 12 olduğu ve davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklı zararının mahkememizce kaldırma ilamı sonrasında alınan aktüerya ek raporunda hesaplanan 67.791,64.-TL olduğu kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulü ile; 67.791,64.-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 04/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, mahkemece verilen ilk kararı karar verildiği tarihteki güncel asgari ücrete uygun olması nedeniyle istinaf etmediklerini ancak kararın davalı tarafça istinaf edilmesi nedeniyle kaldırma kararı sonrası güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılmasında davalı yönünden kazanılmış hak söz konusu olmadığını, kaldırma sonra alınan raporda rapor tarihindeki asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle karar tarihine en yakın asgari ücret göre zararın belirlenmesi gerekirken kaldırma öncesi asgari ücreti göre hesaplama yapılması için ek rapor alınarak alınan rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; dava öncesinde müvekkili tarafından yapılan ödeme nedeniyle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak ödemenin tazminat miktarını karşılayıp karşılamadığının belirlenmemesinin hatalı olduğunu, poliçenin tanzim tarihi itibariyle genel şartların yürürlükte olması nedeniyle tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının uygulanmasının söz konusu olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, maluliyet oranın tespiti için ATK 3.İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat istemidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle ilk karar ile hükmedilen tazminatın davalı lehine kazanılmış hak teşkil edip etmediği hususu ile maluliyet oranı ve tazminat hesabına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda verilen ilk kararın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/12/2021 tarih 2021/509 esas 2021/743 karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup kaldırma sonrası verilen kararın bu kez hem davacı vekili hem de davalı vekili tarafından istinafa konu edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk karara karşı davalı vekili tarafından alınan maluliyet raporunun hatalı olduğundan bahisle istinaf isteminde bulunduğu ve Dairemizce alınan raporda iki farklı yönetmelik hükmüne göre hesaplama yapıldığı ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre yapılan hesaplamaya değil hatalı yönetmelik hükümlerine göre karar verildiğinden bahisle davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönüyle kabulüne karar verilmiş olup maluliyet oranının istinaf incelemesi ile kesinleşmiş olması nedeniyle verilen ikinci karar ile doğru yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranına göre karar verilmiş olması karşısında davalı vekilinin kesinleşen maluliyet oranına ilişkin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan ödemenin dava tarihinden evvel olması nedeniyle öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi gerekirken bu yapılmayarak doğrudan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuş olup ilk yargılama sırasında aktüerya bilirkişiden alınan raporda bu husus değerlendirilerek her ne kadar sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin dava tarihinden evvel olması nedeniyle öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerekmekte ise de sigorta şirketi tarafından % 7 maluliyet oranına göre ödeme yapılmış olması ve yargılama sırasında alınan raporda maluliyet oranın % 19 olması nedeniyle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminatın ödenen miktardan yüksek olacağı gözetilerek doğrudan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmış olduğu anlaşılmakla yapılan bu hesaplama yönünden davalı sigorta vekili tarafından rapora bu yönüyle itiraz edilmediği ve ilk istinaf ile bu hususun istinaf konusu edilmediği anlaşılmakla bu yönüyle davacı taraf lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden davalı tarafça ilk karara karşı istinaf konusu edilmeyen ve kesinleşen hususların ikinci karara karşı verilen istinaf dilekçesi ile istinaf konu edilmesi mümkün olmadığı gibi, kaldırma kararı sonrası maluliyet oranın % 12 ve hesaplamanın Anayasa Mahkemesinin iptal karar ve Yargıtay uygulamasına göre yapılacak olması ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin % 7 maluliyet oranı ve 1,8 teknik faize göre yapılmış olması ödeme tarihindeki verilere göre ödemenin zararı karşılamayacağı açık olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 17 HD. 2019/3292 E. - 2021/1848 K. sayılı ilam). Somut olayda, her ne kadar kaldırma kararı öncesi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı bulunmadığından hesaplama genel şartlardaki teknik faize göre yapılmış ise de kaldırma kararı sonrası Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının hakkında karar verilmemiş tüm dosyalara uygulanması ilkesi söz konusu olduğunda hükme esas alınan rapordaki hesaplamanın yukarıdaki ilkelere uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif yönteme göre yapılmasında aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. Kaldırma kararı sonrası mahkeme tarafından yapılan yargılama ile aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmış ve alınan ek rapor ile mahkemece verilen ilk kararın sadece davalı tarafça istinaf edilmesi nedeniyle ilk rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması istenmiş olup bilirkişi tarafından hem rapor tarihindeki güncel asgari ücrete hem de yapılan eski asgari ücrete göre olmak üzere terditli hesaplama yapmış olmakla mahkemece eski rapor tarihindeki asgari ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verildiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi tarafından ilk karar ile hükme esas kabul edilen 24.06.2019 tarihli aktüerya raporunda, 2019 yılı verilerine göre davacı için % 19 maluliyet oranına göre tazminat miktarı 119.369,07 TL sürekli maluliyet tazminat hesaplanmış; davacı taraf, rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalılar vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, maluliyet oranı ve maddi tazminat hesabı ile ilgili olmak üzere kararın davalı yararına kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Kaldırma kararı uyarınca yapılan ikinci yargılamada ; kaldırma sonrası alınan ikinci rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamaya göre davacının maluliyet tazminatının 23.12.2022 tarihli rapor ile 2022 verilerine göre 342.075,75 TL ve ilk rapor tarihindeki verilere göre 67.791,64 TL tazminat talep etme hakkı bulunduğu tespit edilmiş olmakla mahkemece kararın sadece davalı tarafça istinaf edilmesi nedeniyle ilk rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek tazminata hükmedilmiştir. Mahkeme tarafından verilen ilk hükmün maddi tazminat yönünden sadece davalı lehine kaldırılmasına karar verildiği ve davacı tarafından verilen ilk hükmün maddi tazminat yönünden istinaf edilmediği ve ilk hükme esas alınan 24.06.2019 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı bu yönüyle 24.06.2019 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk hükmü istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden yapılan hesap ile, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir. (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir). Bu açıklamalar uyarınca davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın temini bakımından, kaldırma kararı gereği 24/06/2019 tarihi verileriyle tazminatın hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak ek rapor ile belirlenen tazminata göre karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. ( Yargıtay 4. HD 06/02/2023 tarih 2022/12785 E 2023/1158 K) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2023 tarih ve 2022/184 - 2023/120 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 615,40.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,8.-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 4.630,84.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.157,71.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.473,14.-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 14/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ...

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: 30b72ce81c3102e9094f6fcfe2526fa0d91a31afe871434f0a805743ffa81986

Son alınma: 05.11.2026 05:15 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 05.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.