Doğrulanmış emsal kaydı · İlk derece mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/30 E., 2025/27 K.

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2025/30 · K. 2025/27 · 13.01.2025

Ticaret Hukuku İlk derece mahkemesiKesinleşti Oy birliği

Bu bir ilk derece mahkemesi kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

Tazminat (özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan) konulu davada mahkeme görevsizlik veya yetkisizlik kararı verdi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verdi.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu bir tazminat (özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan) davası. Davacı tarafın anlatımı özetle:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'nun, davalı .... Sigorta A.Ş. İle süresi 1 yıl olan Sağlık Sigortası Poliçesi kapsamında sağlık hizmeti alma hususunda anlaştıklarını, ancak yapılan sağlık sözleşmesine rağmen müvekkili ...'nun sözleşmede belirtilen hizmeti alamadığını, davacı müvekkili ...'nun, davalı ...

Mahkeme kararında birden fazla sonuç var (görevsizlik / yetkisizlik ve davanın açılmamış sayılması); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.

Mahkemenin gerekçesinden:

Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/30, K. 2025/27, T. 13.01.2025
Mevzuat
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 4, 19/2); 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (m. 3)
Gerekçe özü
“Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.”
Hüküm
Görevsizlik / yetkisizlik, Davanın açılmamış sayılması — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Emsal değeri
Usule ilişkin bir karardır; davanın esası hakkında emsal değeri sınırlıdır. Benzer usul sorunlarında mahkemenin hangi ölçütlere baktığını göstermesi bakımından yararlıdır.

Yargılama süreci

  1. •
    Bakırköy 8. Asliye Ticaret MahkemesiDavanın açılmamış sayılması, Görevsizlik / yetkisizlik
    1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'nun, davalı .... Sigorta A.Ş. İle süresi 1 yıl olan Sağlık Sigortası Poliçesi kapsamında sağlık hizmeti alma hususunda anlaştıklarını, ancak yapılan sağlık sözleşmesine rağmen müvekkili ...'nun sözleşmede belirtilen hizmeti alamadığını, davacı müvekkili ...'nun, davalı ... Sigorta A.Ş. ile 07/12/2023 başlangıç tarihli ve 07/12/2024 bitiş tarihli .... Poliçe Numaralı Sözleşme ile Modüler Sağlık Sigortası kapsamında, Yatarak Tedaviler, Ayakta Tedaviler, Ferdi Kaza Teminatlarını kapsayan sağlık sigortasına ilişkin bir sigorta sözleşmesi akdettiğini, davalı şirketin sigortalısı olduğunu, müvekkili ...'nun, belirlenen 95.812,17 TL sigorta prim miktarını 8 taksit halinde davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne tamamen ödediğini, bu şekilde poliçenin, 07/12/2023-07/12/2024 tarihleri arasında geçerli halde olduğunu, müvekkilinin, bu sebeple özel sağlık sigortası kapsamında ... Mah. ... Bulvarı no:227 Bahçelievler/ İstanbul adresinde bulunan ... hastanesinde tedavi amaçlı, kalp ameliyatı olduğunu ve yatarak tedavi gördüğünü, gördüğü tedaviye ilişkin olarak da 65.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, müvekkilinin olası tedavi masrafları için sağlık sigortası yaptırmış olmasına rağmen söz konusu davalı şirketin sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ödeme yapmadığını, yapılan kalp ameliyatı tedavisine ilişkin ... Sigorta A.Ş. Hiç bir sorumluluğu üstlenmediğini, müvekkilinin hem hasta hem mağdur olmasına rağmen sigorta şirketi tedavi masraflarına ilişkin herhangi bir ödemeyi gündeme getirmediğini ve yapmadığını, söz konusu sigorta sözleşmesinin, tedavinin yapıldığı dönemde de geçerli bir durumda olduğunu, neticede davanın kabulüne, müvekkilinin yaptığı tedavi masraflarının giderilmesine ilişkin olarak şimdilik 65.000,00 TL' nin tedavinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Somut olayda; davacının talebi; taraflar arasında imzalanan Sağlık Sigortası Poliçesi kapsamında davalının hizmeti yerine getirmediğinden kanaklı olarak davalının kendisini zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat davasıdır. Bu durumda sigorta şirketi ile davacı arasında tüketici işlemi bulunduğu anlaşılmakla; uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanunun 3. maddesine göre tüketici işlemi veya tüketiciye yönelik uygulamalardan doğmuş olması sebeperiyle aynı kanunun 73.maddesi gereği davaya bakmak görevi Tüketici Mahkemesine aittir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 06/02/2020 Tarih ve 2017/2529 Esas, 2020/308 Karar sayılı ilam.) (Yagıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/1774 Esas, 2014/496 Karar sayılı ilam.)

Atıf yapılan mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 4, 19/2)
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (m. 3)

Karar metninin tamamı

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/30 Esas KARAR NO : 2025/27 Karar DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'nun, davalı .... Sigorta A.Ş. İle süresi 1 yıl olan Sağlık Sigortası Poliçesi kapsamında sağlık hizmeti alma hususunda anlaştıklarını, ancak yapılan sağlık sözleşmesine rağmen müvekkili ...'nun sözleşmede belirtilen hizmeti alamadığını, davacı müvekkili ...'nun, davalı ... Sigorta A.Ş. ile 07/12/2023 başlangıç tarihli ve 07/12/2024 bitiş tarihli .... Poliçe Numaralı Sözleşme ile Modüler Sağlık Sigortası kapsamında, Yatarak Tedaviler, Ayakta Tedaviler, Ferdi Kaza Teminatlarını kapsayan sağlık sigortasına ilişkin bir sigorta sözleşmesi akdettiğini, davalı şirketin sigortalısı olduğunu, müvekkili ...'nun, belirlenen 95.812,17 TL sigorta prim miktarını 8 taksit halinde davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne tamamen ödediğini, bu şekilde poliçenin, 07/12/2023-07/12/2024 tarihleri arasında geçerli halde olduğunu, müvekkilinin, bu sebeple özel sağlık sigortası kapsamında ... Mah. ... Bulvarı no:227 Bahçelievler/ İstanbul adresinde bulunan ... hastanesinde tedavi amaçlı, kalp ameliyatı olduğunu ve yatarak tedavi gördüğünü, gördüğü tedaviye ilişkin olarak da 65.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, müvekkilinin olası tedavi masrafları için sağlık sigortası yaptırmış olmasına rağmen söz konusu davalı şirketin sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ödeme yapmadığını, yapılan kalp ameliyatı tedavisine ilişkin ... Sigorta A.Ş. Hiç bir sorumluluğu üstlenmediğini, müvekkilinin hem hasta hem mağdur olmasına rağmen sigorta şirketi tedavi masraflarına ilişkin herhangi bir ödemeyi gündeme getirmediğini ve yapmadığını, söz konusu sigorta sözleşmesinin, tedavinin yapıldığı dönemde de geçerli bir durumda olduğunu, neticede davanın kabulüne, müvekkilinin yaptığı tedavi masraflarının giderilmesine ilişkin olarak şimdilik 65.000,00 TL' nin tedavinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Taraflar arasında imzalanan Sağlık Sigortası Poliçesi kapsamında davalının edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklı olarak davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde, Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3/1-(l) maddesinde de, tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, Kanunun 83. maddesinde de, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Somut olayda; davacının talebi; taraflar arasında imzalanan Sağlık Sigortası Poliçesi kapsamında davalının hizmeti yerine getirmediğinden kanaklı olarak davalının kendisini zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat davasıdır. Bu durumda sigorta şirketi ile davacı arasında tüketici işlemi bulunduğu anlaşılmakla; uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanunun 3. maddesine göre tüketici işlemi veya tüketiciye yönelik uygulamalardan doğmuş olması sebeperiyle aynı kanunun 73.maddesi gereği davaya bakmak görevi Tüketici Mahkemesine aittir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 06/02/2020 Tarih ve 2017/2529 Esas, 2020/308 Karar sayılı ilam.) (Yagıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/1774 Esas, 2014/496 Karar sayılı ilam.) HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 13/01/2025 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: 9c4ac308aacd911271a7c6b7b41431f537903ea1c2865e2be9e46d2d62266414

Son alınma: 04.11.2026 22:04 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 04.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.