Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2020/1255 E., 2025/33 K.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi · E. 2020/1255 · K. 2025/33 · 15.01.2025
Genel Hukukİstinaf (bölge adliye mahkemesi)KesinleştiOy birliği
Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Bu davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.
§Avukat için özet
Künye
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1255, K. 2025/33, T. 15.01.2025
İlgili mahkemeler
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu (m. 8); 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.
→Yargılama süreci
✓
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/130E., 2019/902K. sayılı dava dosyasında verdiği 16/12/2019 tarihli kararına yönelik asıl ve birleşen davada davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
?Uyuşmazlık ve gerekçe
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1255 - 2025/33 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/130E., 2019/902K. Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/130E., 2019/902K. sayılı dava dosyasında verdiği 16/12/2019 tarihli kararına yönelik asıl ve birleşen davada davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu (m. 8)
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
¶Karar metninin tamamı
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1255 - 2025/33
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/1255
KARAR NO : 2025/33
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/130E., 2019/902K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR
Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında temizlik hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalı işveren şirket işçilerine ait toplu iş sözleşmesinden doğan fiyat farklarının ödenmesi hususunun Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığının 08/06/2017 tarih ve 2017/1516 sayılı kararı ile karara bağlandığını, aslında işveren şirket tarafından ödenmesi gereken 01/09/2016-31/01/2018 dönemine ait KDV hariç toplam 98.662,71 TL nin davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödendiğini ancak merkezi yönetim kapsamındaki bir kamu idaresi olmadığından, işçilere karşı asıl işveren konumunda bulunmadığını, toplu iş görüşmeleri kamu işveren sendikalarından biri tarafından yürütülüp sonuçlandırılmadığından fiyat farkı verilmesi koşullarının oluşmadığını, ödenen bu bedelden müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek, 98.662,71 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, aynı açıklamalar ile işçiler için ödenen 10.697,50 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; ödeme Yüksek Hakem Kurulu kararı uyarınca yapıldığından haksız kazanç elde edilmediğini, fiyat farkı verilmesi koşullarının oluştuğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesi bulunduğuna, Yüksek Hakem Kurulu kararı gereği ödeme yapıldığına ve ödeme miktarlarına ve ödemenin çekince konarak yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlık; ödenen bedelden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir
Davacının yaptığı ödemelerin kaynağını Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığının 08/06/2017 tarih ve 2017/1516 sayılı kararı oluşturmaktadır.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 8. maddesi uyarınca fiyat farkı ödenebilmesi için öncelikle işin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca ihale edilebilmesi gerekmektedir. Bu işlemden sonra 4735 sayılı Kanunun 8. maddesinin amir hükmü gereği toplu iş sözleşmelerinin asıl/alt işveren ilişkisi içerisinde alt iş veren tarafından yetkilendirilmesi kaydıyla kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarının birisi tarafından yürütülmesi gerekir. Somut olayda, taraflar arasındaki işin ihale edilen işlerden olduğu ve asıl/alt işveren ilişkisi bulunduğu tartışmasızdır. Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası'nın da 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 8. maddesinin 3. fıkrasına dayanılarak çıkartılan Yönetmeliğin 4. maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca yetkilendirildiği, dava konusu uyuşmazlığın dayanağı olan ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin fiyat farkı hesaplamasına ilişkin 14.2 maddesinde sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacağı ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihale edilen hizmet alımlarında uygulanacak fiyat farkına ilişkin esaslara göre fiyat farkı verileceği hükme bağlanmıştır. Davacı kurumun anılan hükümler çerçevesinde taraflar arasında imzalanan temizlik hizmetlerinin gördürülmesine ilişkin hizmet alım sözleşmesinin 4735 sayılı Kanunun 8. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında olduğu ve Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası'nın 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 8. maddesinin 3. fıkrasına dayanılarak çıkartılan Yönetmeliğin 4. maddesi 3. fıkrası hükmü uyarınca yetkilendirildiği anlaşıldığından Yüksek Hakem Kurulu kararı ile imzalanan toplu iş sözleşmesi ücret farklarının alt işverene ödenmesi konusunda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan açılan davaların reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde: Dava dilekçesini tekrar ederek, mevzuat gereği davanın kabulü gerektiğini, bilirkişinin konuya ilişkin net bir tespitte bulunmadığını, kurumlarının fiyat farkı ödenmesine dair düzenleme kapsamına giren kurumlar arasında olmadığını beyan ederek davanın kabulünü istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, toplu iş sözleşmesi kapsamında ödenen işçilik haklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/130E., 2019/902K. sayılı dava dosyasında verdiği 16/12/2019 tarihli kararına yönelik asıl ve birleşen davada davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.230,80 TL maktu istinaf karar harçlarından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 1.176,40 TL'nin asıl ve birleşen davada davacı vekilinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4- HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.
15/01/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri 544.000,00 Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2025
Başkan Üye Üye Katip
Son alınma: 07.11.2026 13:34 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.