Doğrulanmış emsal kaydı · İstinaf (bölge adliye mahkemesi)

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2024/2340 E., 2025/40 K.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/2340 · K. 2025/40 · 10.01.2025

Genel Hukuk İstinaf (bölge adliye mahkemesi)Kesinleşti Oy birliği

Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

Ticari şirket (yöneticilerin azline ilişkin) konulu davada davalı istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. İncelenen temel soru: davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu bir ticari şirket (yöneticilerin azline ilişkin) davası.

İlk derece kararı davalı tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.

İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:

Davacının, davalı şirkete tedbiren kayyum atanması talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6102 sayılı TTK’nda sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyumu atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

Bölge adliye mahkemesinin cevapladığı temel soru: davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2340, K. 2025/40, T. 10.01.2025
İlgili mahkemeler
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yargılama yolu
İstinaf eden: davalı
İstinaf sebepleri
Davacının, davalı şirkete tedbiren kayyum atanması talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6102 sayılı TTK’nda sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyumu atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık
davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir
Mevzuat
492 sayılı Harçlar Kanunu
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.

Yargılama süreci

  1. ✓
    Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
    1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Bölge adliye mahkemesinin cevapladığı sorudavacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır. HMK'nun 389.maddesi gereğince, tüm dosya kapsamından, dava konusu şirketin mal varlığının devir ve temliklerinin önlenmesi yönündeki talep yönünden, davacının soyut iddiaları dışında, HMK'nun 390. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemece tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bin yön görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 427,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,

Atıf yapılan mevzuat

  • 492 sayılı Harçlar Kanunu

Karar metninin tamamı

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2340 KARAR NO : 2025/40 KARAR TARİHİ : 10/01/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2024 NUMARASI : 2024/691 ESAS DAVACI : ... -...-..../OSMANİYE VEKİLİ : Av. ...- DAVALILAR : 1-... - ...-..../ ADANA 2-......./ ADANA 3-... - ...-...../ ADANA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 10/01/2025 YAZIM TARİHİ : 10/01/2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2024 tarihli ve 2024/691 esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, hukuki niteliği itibarıyla Şirket Yöneticisinin Azli ve Şirkete Kayyım atanması talebine yönelik olup, istinaf konusu uyuşmazlık, davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen 14/10/2024 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının, davalı şirkete tedbiren kayyum atanması talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6102 sayılı TTK’nda sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyumu atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Sermaye şirketlerinde kayyım atanması ile ilgili olarak, TTK 'nda bulunan tek madde TTK nun 617. maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan yollama uyarınca 412. maddedir. Burada; genel kurula çağrının yapılması için kayyım atanabileceği düzenlenmiştir. TTK.nun, 636/2 maddesi, limited şirketlerde organ yokluğunu ve bunun sonuçlarını düzenlemiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasında fesih davası açıldığında mahkemenin gerekli önlemleri alacağı belirtilmiştir. Bunlar arasında kayyım atanması olduğu da kuşkusuzdur. Diğer taraftan TTK'nun 1. Maddesi gereğince; Türk Ticaret Kanunu,Türk Medenî Kanunu'nun ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık, temsil kayyumu (TMK, m.426), yönetim kayyumu (TMK, m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üç türü düzenlenmiştir. TMK'nun 427/4. Maddesinde; Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı belirtilmiştir. Ayrıca limited şirketlerde müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayılmıştır. (TTK'nun 616/1-b) Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, bir şirkete kayyum atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Somut olayda dava konusu şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi mevcut delil durumu dikkate alındığında, HMK'nun 389. maddesi anlamında, dava konusu şirkete yönetim kayyumu atanmasını gerektirir bir durumun mevcut olduğu HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilemediğinden, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Davacı tarafın, dava konusu şirketin taşınmazları, banka hesapları, araçları ve menkul mallarına ihtiyati tebdir konulması talebine yönelik istinaf başvurusunun incelmesinde; 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır. HMK'nun 389.maddesi gereğince, tüm dosya kapsamından, dava konusu şirketin mal varlığının devir ve temliklerinin önlenmesi yönündeki talep yönünden, davacının soyut iddiaları dışında, HMK'nun 390. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemece tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bin yön görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 427,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 10/01/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: 64ab476a0fabe1cbd4f9faa53495d3eb63446320bd10ddad7b639f2fc8e1751c

Son alınma: 04.11.2026 19:39 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 04.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.