Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/3288 E., 2025/37 K. — maddi tazminat
Adana Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi · E. 2022/3288 · K. 2025/37 · 09.01.2025
Genel Hukukİstinaf (bölge adliye mahkemesi)KesinleştiOy birliğiMaddi tazminat
Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Maddi tazminat talebiyle açılan davada her iki taraf istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada maddi tazminat talep etmiş.
Davacı tarafın anlatımı özetle:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı (sürücü) ...'ın 06/01/2018 tarihinde ...'a ait ... plakalı araç ile ... Bulvarı üzerinde Doğu-Batı istikametinde seyir halinde iken ...
Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olup bu tür taleplerin genel hükümlere tabi olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, kaza sonrası tutulan kaza tutanağının olaya ve oluşa uygun olmadığını, tarafların kusur durumunun yeniden tespit edilmesini, davalı Hüseyin'in kusurlu olsa bile davacının da bu kazada müterafik kusuru bulundu…
İlk derece kararı her iki taraf tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.
İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:
Karara karşı davalılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ile tarafların kusur durumları gözönüne alındığında mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.
Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinden:
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nı…
Karar oy birliğiyle verilmiş.
Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.
§Avukat için özet
Künye
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3288, K. 2025/37, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf eden: taraflar
Talepler
maddi tazminat
Savunma
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olup bu tür taleplerin genel hükümlere tabi olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, kaza sonrası tutulan kaza tutanağının olaya ve oluşa uygun olmadığını, tarafların kusur durumunun yeniden tespit edilmesini, davalı Hüseyin'in kusurlu olsa bile davacının da bu kazada müterafik kusuru bulundu…
İstinaf sebepleri
Karara karşı davalılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ile tarafların kusur durumları gözönüne alındığında mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 56); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 362)
Gerekçe özü
“Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır.”
“Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
“HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;”
“İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nı…”
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.
→Yargılama süreci
✓
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nı…
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı (sürücü) ...'ın 06/01/2018 tarihinde ...'a ait ... plakalı araç ile ... Bulvarı üzerinde Doğu-Batı istikametinde seyir halinde iken ... Fen Okullarının önüne geldiğinde yaya geçidi üzerinde davacı ...'e çarpmış ve müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalandığını, kazının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı sürücünün asli, tam kusurlu olarak kazaya tek başına neden olduğunu, kazaya sebebiyet veren davalı hakkında ... CBS tarafından soruşturmaya başlanmış olup incelemenin devam ettiğini, davacının kaza nedeniyle ayağından yaralandığını, birçok kez müdahaleye tabi tutulduğunu, kaza günü olan 06/01/2018 tarihinden bu yana yatağa bağlı ve başkasının yardımına muhtaç olacak şekilde hayatını devam ettirdiğini, sık sık ticari taksi ile doktora gittiğini, gün aşırı pansuman yaptırmak için de ticari taksi ile özel sağlık kabinine gittiğini, bu olay nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, 12 yaşında olan davacının dava konusu olayda kusuru dahili yokken sırf davalı sürücünün ihmalli eylemi sonucu kaza tarihinden bu yana, okulundan, devamlı sürdürmesi zorunlu olan eğitiminden yoksun kaldığını, ayağındaki platin nedeniyle yürümesini dahi imkansız hale gelmesi yüzünden eve kilitlenmiş şekilde beklediğini, psikolojik olarak yıkılma aşamasına geldiğini, ... plakalı aracın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için trafik kaydına teminatsız olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi ile toplamda 51.000,00 TL (50.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi olmak üzere) tazminatın kaza tarihinden itibaren reeskont oranında ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Somut olayda 06.01.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ...'ın işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda % 4 oranında kalıcı maluliyet oluşacak şekilde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 56)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 362)
¶Karar metninin tamamı
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/3288 - 2025/37
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/3288
KARAR NO : 2025/37
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... ( )
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Manevi tazminat
KARAR TARİHİ : 09.01.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09.01.2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı (sürücü) ...'ın 06/01/2018 tarihinde ...'a ait ... plakalı araç ile ... Bulvarı üzerinde Doğu-Batı istikametinde seyir halinde iken ... Fen Okullarının önüne geldiğinde yaya geçidi üzerinde davacı ...'e çarpmış ve müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalandığını, kazının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı sürücünün asli, tam kusurlu olarak kazaya tek başına neden olduğunu, kazaya sebebiyet veren davalı hakkında ... CBS tarafından soruşturmaya başlanmış olup incelemenin devam ettiğini, davacının kaza nedeniyle ayağından yaralandığını, birçok kez müdahaleye tabi tutulduğunu, kaza günü olan 06/01/2018 tarihinden bu yana yatağa bağlı ve başkasının yardımına muhtaç olacak şekilde hayatını devam ettirdiğini, sık sık ticari taksi ile doktora gittiğini, gün aşırı pansuman yaptırmak için de ticari taksi ile özel sağlık kabinine gittiğini, bu olay nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, 12 yaşında olan davacının dava konusu olayda kusuru dahili yokken sırf davalı sürücünün ihmalli eylemi sonucu kaza tarihinden bu yana, okulundan, devamlı sürdürmesi zorunlu olan eğitiminden yoksun kaldığını, ayağındaki platin nedeniyle yürümesini dahi imkansız hale gelmesi yüzünden eve kilitlenmiş şekilde beklediğini, psikolojik olarak yıkılma aşamasına geldiğini, ... plakalı aracın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için trafik kaydına teminatsız olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi ile toplamda 51.000,00 TL (50.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi olmak üzere) tazminatın kaza tarihinden itibaren reeskont oranında ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 22.09.2020 tarihli duruşmasında davalı sigorta şirketi yönünden ve maddi tazminat bakımından davanın tefriki ile başka bir esasa kaydının yapılmasına karar verildiği görüldü.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olup bu tür taleplerin genel hükümlere tabi olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, kaza sonrası tutulan kaza tutanağının olaya ve oluşa uygun olmadığını, tarafların kusur durumunun yeniden tespit edilmesini, davalı Hüseyin'in kusurlu olsa bile davacının da bu kazada müterafik kusuru bulunduğunu, davacının yolun kenarında park etmiş bulunan araçların önünden aniden yola fırlaması üzerine trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazasından hemen sonra davalı Hüseyin'in olay yerini terk etmediğini, 112 acil servisini aradığını ve hastaneye kadar davacının iyileşmesi için eşlik ettiğini, diğer davalı ...'ın sürücü ...'ın babası olduğunu, oğlunun kazaya karıştığını öğrenir öğrenmez davacının iyileşmesi için tedavi gördüğü hastanede üç gün boyunca davacının akrabaları ile birlikte beklediğini, her türlü maddi ve manevi yardıma hazır olduğunu belirttiğini, davacı tarafın yakınlarının bile baba oğul olan davalıların bu özverileri ve insani davranışları nedeniyle şikayetçi olmaktan vazgeçtiklerini beyan ettiklerini, ... plaka sayılı araç, ... Sigorta A.Ş.'ye ... poliçe ile kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu kasko poliçesinde ihtiyari mali mesuliyet sınırı olarak 100.000,00 TL' nin %20 sine kadarına kadar manevi tazminat klozu bulunduğunu, davanın ... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğüne ihbar edilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Hüseyin ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ile tarafların kusur durumları gözönüne alındığında mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili istinaf etmiştir.
Davalılar vekilinin hükmedilen manevi taziminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 06.01.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ...'ın işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda % 4 oranında kalıcı maluliyet oluşacak şekilde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1280,75 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09.01.2025
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
Son alınma: 04.11.2026 16:33 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 04.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış maddi tazminat kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.